2000’lerin can yakan bir trajedisi: Brittany Murphy’nin kariyeri ve ölümü belgesel oluyor
yazar: dadanist

2000’ler mazi olduğuna göre, o dönemin popüler kültürüne de ‘tarih’ gözüyle bakmanın vaktidir artık. Peş peşe gelen belgeseller geçen zamanı yüzümüze vurduğu gibi gözümüzün önünde olup biten onca şeyin ne kadar sert olduğunu fark etmemizi de sağlıyor. Tabii 2021’in değişen dinamiklerinin de etkisi büyük tüm bunlarda. Gözümüz açıldı…

2021’in dinamikleriyle bakmasak da bazı durumların ne kadar raydan çıktığını görebilirmişiz ama şovbizin eğlencelik taraflarına takılıp gülüp geçmekle yetinmişiz. (bkz. #FreeBritney) The New York Times’ın hazırladığı Framing Britney Spears belgeseli, #FreeBritney hashtag’leriyle yükselen istismar haberlerinin peşine düşmüş ve Britney Spears‘ın hem medya hem de öz ailesi tarafından nasıl sömürüldüğünü ve başta slutshaming olmak üzere nasıl sistematik bir şekilde psikolojik şiddete uğradığını anlatıyor. Yani evet, geçmişe götürse de nostalji yaptırmıyor hatta gülüp dalga geçtiğimiz tüm o Britney meme’leri için vicdanımızı sıkıştırıyor.

Sadece 2000’lere değil, son birkaç on yılın damağında garip bir tat bırakan Woody Allen hakkında bir belgesel de geldi mesela geçtiğimiz günlerde. HBO’da yayınlanan Allen v. Farrow adlı bu belgesel, onca somut kanıta rağmen Allen’ın hâlâ cancel’lanmamasından başlayıp medyanın ne kadar manipülatif olabileceğine uzanan bir yerde ilerliyor, üvey evlatlık kızı Dylan Farrow’un taciz iddialarını ve o günlerde olup bitenleri inceliyor.

Popüler kültürün ve 2000’lerin ”görünmeyen” tarafları birer birer önümüzde açılmaya başlamışken HBO yeni projelerle bu alanda ilerlemeye devam edecek anlaşılan. Çünkü çok yakında da bir Brittany Murphy belgeseli gelecekmiş HBO tarafından. Ki aslında o da aydınlatılması gereken bir hikaye…

90’lı yıllarda, Clueless! ile çıkışını yapmıştı Brittany Murphy. Jane Austen’ın Emma romanının sıra dışı bir uyarlaması olan bu film kült mertebesine yükselirken Brittany Murphy de kendi kariyer yolunda ilerliyordu. Gençlik filmlerinden bağımsız yapımlara doğru geçmiş, Girl, Interrupted! ve Drop Dead Gorgeous! ile her türlü karakteri (sonsuz arıza olsalar bile) ne kadar iyi canlandırabileceğini de göstermişti. 8 Miles ile artık zaten bir ”dünya yıldızı”ydı. Filmografisini dört filme indirgediğimize bakmayın, iri güzel gözleriyle zihnimize işleyen genç oyuncu, romantik komediden gerilime onlarca film sığdırmıştı filmografisine.

Ve 2009 yılında bir gün, Brittany Murphy’nin öldüğü haberi düştü gündeme. Ansızın… Sebebi de açıklanmıyordu çünkü açıklanamıyordu. Üstü kapatılmak istenen bir ölüm değildi de akla yatan bir açıklaması da yoktu. Otopsi raporu bile kafa karıştırıcıydı. Zaten 2000’lerde ”aşırı” kilo verdiği için spekülasyonlar başlamıştı medya tarafında; ”uyuşturucu bağımlısı” olduğu iddia ediliyordu. Ölüm sebebi de ona bağlandı tabii.

Oysa başlıca ölüm sebebi zatürre ve kansızlık çıkmıştı otopside. Ama ayrıca ilaç zehirlenmesi olduğu da söyleniyordu; aynı anda pek çok hardkor ilacı bir arada kullanmıştı. Bunların hiçbiri tek başına öldürücü değildi, hatta ilaçlar da zatürre için doktoru tarafından reçeteli olarak verilmişti. Ama işte biri diğerini tetiklemiş, gerçek anlamda bir kaza sonucu genç oyuncunun ölümünü getirmişti.

Brittany Murphy’nin ölümünden birkaç ay sonra kocası Simon Monjack’in de aynı şekilde hayatını kaybetmesiyle birlikte olaylar iyice garipleşiyor. Simon Monjack de bir gün evde ölü olarak bulunuyor ve otopsi raporunda ölüm sebebi zatüree ve kansızlık olarak açıklanıyor. Üzücü tabii ama bu kadarının bir tesadüf olduğunu da kimse düşünmüyor.

Brittany Murphy’nin annesi ölümlerinin açıklanması için çok uğraşıyor o esnada. Sonrasında da yapılan araştırmalarda çiftin ölüm sebebinin evlerinin duvarlarını sarmış olan zehirli bir küften kaynaklı olabileceği sonucuna varılıyor. Zaten zatürre başlangıcı da bu yüzden deniyor; yaklaşık üç buçuk yıl boyunca (ölümlerine kadar) o evde yaşayan çift küften zehirleniyorlar, zatürre oluyorlar sonrasında da Brittany Murphy zatürrenin önüne geçebilmek için türlü ilaçlar alıyor ve işte…

HBO daha doğrusu HBO’nun dijital platformu HBO Max, ünlü oyuncunun ölümü etrafındaki gizeme DE odaklanacak ama bu bir suç belgeseli değil kesinlikle ve yapılan açıklamalara bakacak olursak öncelikleri de ölümünün gölgesinde ne kadar iyi bir oyuncu olduğu unutulan Brittany Murphy’e bir tür saygı duruşunda bulunmak.

Henüz adı açıklanmayan belgeselin iki bölümden oluşması planlanıyormuş ve HBO Max belgeselin hazırlanması için Blumhouse Television ile güçlerini birleştirmiş bile. Daha önce yayınlanmamış görüntülerin de yer alacağı belgeselde Brittany Murphy’nin yakın çevresinden isimlerle röportajlara da yer verilecekmiş. (Yani tabii bir belgeselde başka ne olacaktı diyesi geliyor insanın ama mesele ciddi…)

8 Miles filminden…

Blumhouse Television yöneticilerinden Mary Lisio, ”Brittany Murphy’nin hikayesinin daha derinden araştırılması gerektiğini düşündük ve başarısının kurbanına dönüşmesine doğru götüren süreci incelemek istedik” diyor, nasıl yola çıktıklarını anlatmak için. Ama öyle trajik gelmesin kulağa, belgesel aslında Brittany’nin adım adım yükselen kariyerini ve başarısını yine yeniden hatırlatmayı amaçlıyormuş; maalesef tabii sonu kötü bitiyor.

Filmin yönetmenliğini üstlenen Cynthia Hill de, ”Hem kendisinin hem de kocasının ölümlerindeki trajik sebepleri açıklamaya çalışırken bir taraftan da Brittany’nin yeteneğini kutlamak bence çok önemli” diyor zaten ve bu iki bölümlük belgeselin nasıl bir hatta ilerleyeceğini de açıklamış oluyor.

Yani anlayacağınız, popüler kültür aleminde yine gözümüzün önünde yaşanmış ve bizim de spekülasyonlar arasında o kadar farkına varamadığımız bir trajedi söz konusu. Zaten Brittany Murphy’yi filmlerde her gördüğümüzde hâlâ içimiz cız ediyor. Bu yeni belgesel, oyunculuğunun yeniden hakkını vermek için iyi bir fırsat olacak belli ki.