2020 kadın yönetmenlerin “rekor” yılı oldu
yazar: Burak Kazim Diken

Pandemiyle birlikte ağır darbe alan sektörlerden biriydi sinema ama 2020’de o cepheden gelen her haber o kadar da kötü değildi aslında…

Çok geniş bir kapsama sahip ve uzun süredir bu konuyu irdeleyen “Celluloid Ceiling” ismi verilmiş çalışma ile, San Diego Üniversitesi, televizyon ve film sektöründeki kadınların iş payı araştırmasını 23. kez gerçekleştirip yayınladı. Birleşik Devletler’de en yüksek izleyici sayısına ulaşmış 100 filmin 16’sını yöneten kadın yönetmenler, bu sayı ile sinema tarihinde bir rekor kırdı. Bu araştırma ile 2020’de kadın yönetmenlerin imzasını taşıyan birkaç yapıma ve dolayısıyla da cinsiyet eşitsizliğinden payını elbette ağır bir şekilde alan sinema sektörüne dadanıyoruz.

Amerika Birleşik Devletleri sinema salonlarında izlenmiş ve en yüksek hasılatı elde etmiş olan 100 filmin yapım sürecindeki iş gücünün araştırılması doğrultusunda; 2018’de yüzde 4, 2019’da yüzde 12 ile prodüksiyonların yapımında görev almış olan kadın çalışan sayıları, 2020’de iki yıllık bir yükselişin ardından yüzde 16’ya ulaştı. Bundan her ne kadar yükseliş olarak bahsedebilsek de, yüzde 80’den fazla iş gücü erkeklere verildiği de bir gerçek.

Bu araştırmaya göre, sahne arkası iş gücü de hayal kırıklığı yarattı. 2020’deki filmlerin yüzde 67’sinin iş alımlarında, kadın çalışan sayısı sıfır ile dört arasındaydı. Bu görevler yönetmenlik, senaristlik, yürütücü yapımcılık, yapımcılık, kurguculuk ve görüntü yönetmenliğini kapsıyor. Yapımların yüzde 24’ü beş ya da dokuz kadın ile sınırlı kalmışken, yüzde 9’unda 10 ya da daha fazla kadın görev aldı. Ve bu durumun tam tersine, söz konusu filmlerin yüzde 71’inde 10 ya da daha fazla erkek görev aldı.

Bu görevleri biraz daha detaylı konuşmak gerekirse; senaristliğini kadınların üstlendiği filmler, 2019’da yüzde 19 gibi bir rakamdayken, geçtiğimiz yıl yüzde 17’de kaldı. Yürütücü yapımcılar 2019 ile aynı sayıda kalıp yüzde 21’ini kapsarken; kurgu tarafının yüzde 22’sini kapsadı kadın sanatçılar. Yüzde 5’ten yüzde 6’ya yükselen görüntü yönetmenliği ise San Diego Üniversitesinin açıkladığı bir diğer rakam. Tüm bu istatistikler; Birleşik Devletler’de en çok hasılat elde eden 250 filme dayalı.

Bu araştırmanın başındaki isim olan Dr. Martha Lauzen ise, “Bu dengesizlik çok çarpıcı. Filmlerin çoğunluğu 5’ten daha az kadına yer veriyorken, erkeklerin bu payı 10 ve daha fazlası” diyerek bu eşitsizliği özetliyor. Tüm araştırmaya göz atmak isterseniz, Celluloid Ceiling’in raporu burada.

Cathy Yan – Birds of Prey: And The Fantabulous Emancipation of One Harley Quinn

Bu iç karartıcı rakamların ardından, pandemiden ağır darbe almış sinema sektörünün kalburüstü işlerini yaratabilmiş olan kadın yönetmenlerinden bahsetmek bünyeye biraz daha iyi gelecek muhtemelen.

Şubat başında gösterime girmiş olan, Cathy Yan’in yönettiği Birds of Prey: And The Fantabulous Emancipation of One Harley Quinn, toplamda 200 milyon dolarlık gişe hasılatı elde ederek, yılın en yüksek geliri elde eden altıncı filmi olma başarısını gösterdi. Her ne kadar çizgi roman sinemasının parlayan yüzü olmasa da, Margot Robbie ve Ewan McGregor’ın başrolleri üstlendiği film, gün geçtikçe daha çok eleştirilen DC sinematik evrenine bir nefes aldırdı diyebiliriz.

Niki Caro – Mulan

Charlize Theron ve Frances McDormand’a Akademi adaylıkları getirmiş “North Country” ve Yeni Zelanda sinemasının akılda kalan örneklerinden “Whale Rider” yönetmeni Niki Caro, geçtiğimiz yıl da Disney+ için Mulan’ın yönetmenlik koltuğundaydı. 4 Eylül’de yayınlanan remake, 2020’nin streaming service platformları arasındaki en ses getiren filmlerinden oldu. Disney+ detaylı bir şekilde izlenme sayılarını henüz paylaşmamış olsa da; stüdyonun ayırdığı para ve filmi izlemek için yeni üyelik oluşturan kullanıcıların sayısı düşünüldüğünde, Mouse House stüdyosunun yeni yapımlarını yine streaming service platformları aracılığıyla planlıyor olması asla sürpriz değil.

Geçen yıl streaming platformlarında yayınlanmış filmleri ile adından söz ettiren kadın yönetmenlerin arasında bir de 21 Grams, Zodiac ve Argo gibi filmler ile hatırladığımız Clea DuVall var. “The Intervention” kurgusu ile yönetmenliğe ilk adımını atmış olan DuVall, John Green’in başarılı romanından uyarlama mini dizi “Looking For Alaska”da da yönetmenlik koltuğuna oturmuştu. 2020’nin Kasım ayında Hulu’da yayınlanan “Happiest Season” isimli filmi ile, DuVall platformun en çok izlenen filmlerinden birine imza atmış oldu.

Festivalleri baz alırsak eğer, eşitsiz konusundaki ilerleme çok daha belirgin durumdaydı geçen yıl. Son yıllarda bu konuda çalışmalar yürüttüğünü bildiğimiz Venedik Film Festivali’nin 2020 seçkisindeki kadın ve erkek yönetmen sayıları göz önünde bulundurulduğunda, bir eşitlikten söz etmek mümkündü. Önceki 5 yıl boyunca Venedik’in seçkiye aldığı kadın yönetmen imzası taşıyan film sayısının toplamı, 2020’de tek seçkide yer buldu. Önceki yıllarda Sofia Coppola, Mira Nair, Margarathe von Trotta, ve Agnès Varda’nın filmlerine Altın Ayı ödülleri vererek spot ışığını hak edilen yere yönelten Venedik’te geçtiğimiz yıl yine bir kadın yönetmen bu ödüle ulaştı:

Chloé Zhao – Nomadland

Songs My Brothers Taught Me ve The Rider ile direkt radarlara girebilmiş olan Chloé Zhao, üçüncü filmi Nomadland ile geçen yılın en iyi filmlerinden birine imza attı. Marvel sinematik evreni ekseninde en merakla beklenen yapımlardan olan Eternals isimli blockbuster’ı pandemi sebebiyle bir yıl ertelenmek zorunda kaldığından Nomadland’i öne çeken yönetmen, Frances McDormand ve etrafında gerçekten göçebe olarak yaşayan insanları bir araya getirerek, bir başkasının elinde hatalı hayat bulabilecek bir yapımı birçok liste için “2020’nin en iyi yapımı” haline getirdi. Toplumu geride bırakmayla alakalı derin düşüncelere çok başarılı bir şekilde sevk edebilen Nomadland ile, Altın Ayı’yı kazanan beşinci kadın yönetmen olma başarısı göstermiş olan Chloé Zhao, tüm bu eşitsizlik dinamikleri içerisinde harika bir başarıya imza attı.

Şimdi, önümüzdeki yıl için bekliyor olduğumuz, yönetmen koltuğunda bir kadın göreceğimiz filmler ise gerçekten heyecan verici. Çoğu geçen yıl yayınlanacakken pandemi erteletse de, Somersault ile tanımış olduğumuz Cate Shortland’in Black Widow’u, Zhao’nun Eternals’ı çizgi roman sineması adına beklediğimiz yapımlar. 2021’de yönetmenliğe ilk adımını merakla beklenen Candyman sequel’i ile atacak olan Nia DaCosta ise Captain Marvel 2 ile evrene katılacak olanlar arasında.

Venedik gibi Sundance Film Festivali’nde de cinsiyet eşitsizliği yıldan yıla ortadan kalkıyorken; Akademi başta olmak üzere kadın yönetmenleri göz ardı eden tüm ödüllerin, festivallerin, ve gişe filmlerindeki eşitsiz seçimlerin, 2021 ve sonrasında hayatımızdan tamamen çıkması hepimizin tek dileği artık.

Celluloid Ceiling’in “rekor” sayıları ve yukarıda adı geçen filmler düşünüldüğünde, Washington Investment Board yöneticisi Theresa J. Whitmarsh’ın, Davos’ta gerçekleşen 2016 World Economic Forum’da söyledikleri; sinema sektörüne gerek yaratıcılık ve üretkenlik, gerekse cinsiyet eşitsizliği konularında yöneltilen eleştirileri tek bir cümlede özetliyor: “Havuzdaki yeteneklerin yüzde 50’sini harici tutarsanız eğer,  kendinizi yetenek keşfi mücadelesinde bulmanız bir  sürpriz olmaz.”