5 soruda dadandık: Selman Hoşgör 40. İstanbul Film Festivali afişini anlatıyor
yazar: dadanist

Yılın o vakti geldiğini, ilk afiş yayınlandığında anlıyoruz aslında. Evet, İstanbul Film Festivali’nin yıllık duyurusu, o yıla özel tasarlanmış afişle birlikte yapılıyor ve işte festival programı da her yıl o birbirinden güzel afişler eşliğinde zihnimize kazınıyor. Bu yıl da farklı olmadı: Cüneyt Arkın’ın o yeşili parlak jön bakışlarıyla bizi süzen bir Agnès Varda… Yakasında kırmızı çiçeği, rengarenk şekillerin tam ortasında. Selman Hoşgör’ün işlerine aşina olanlar için imzasını hemen fark ettiren bir çalışma. Kolajdan gözlerimizi ayırıp festival tarihlerine de bakacak hale gelebilmemiz biraz zaman aldı itiraf edelim.

Cüneyt Arkın’lı Agnès Varda kolajının ardından diğerleri de geldi. Şener Şen bakışlarıyla Claire Denis, Türkan Şoray gözleriyle Alfred Hitchcock… Festivalin 40. yılında, festival kapsamında isimlerini gördüğümüz isimleri bir araya getirmenin harika bir formülü gibiydi hepsi…

Nisan ayı seçkisiyle festival devam ederken, 5 soruda Selman Hoşgör’e ve afişlerin arkasındaki hikayeye dadandık.

İstanbul Film Festivali, 40. yılını kutluyor ve afişi ilk gördüğümüz anda vurulduk gerçekten. Festivalin zihnimizde çağrıştırdığı her şeyin bir toplamı gibi… Ellerinize sağlık! Festival ile iş birliğiniz nasıl başladı ve bu yılki afiş için çalışmaya nasıl başladınız?

Öncelikle güzel yorumlarınız için çok teşekkürler. Festival ile iş birliği ilk olarak Kerem’in (Ayan) iletişime geçmesiyle başladı. Ardından brief sürecinde Danışma Kurulu ile de görüşmelerimiz devam etti. Çalışmaya başlarken de tarzım ve genelde izlediğim yol hepimizin aklında net olduğu için nasıl bir etki bırakmak istediğimiz konusunda aynı yerde olabildik. Sonrası aslında tüm işlerde olan çalışma süreci diyebilirim.

Agnès Varda ile Cüneyt Arkın, Alfred Hitchcock ile Türkan Şoray, Claire Denis ile Şener Şen, hepsinin ortak noktası sinema ama yine de ilk anda çok da bir arada düşünemeyeceğimiz isim-ler gibi. Siz bu isimlerin yollarını kesiştirmeye nasıl karar verdiniz? İşe koyulurken ilk nasıl bir fikir vardı aklınızda?

Seri olarak yaptığım işlerde her çalışma başına mikro değerlendirmeler ve bağlamlar kurmak konusunda çok zorlayıcı olmamayı tercih ediyorum. Çünkü bu tarz işlerde toplamda çok daha kuvvetli bir fikir var ve ifade görselleri değişse de yolun sonunda aynı yere varmak istiyoruz. Film Festivali 40 yıldır hayatımızdaydı ve bu bizim için kutlanasıydı; bu nedenle tarzımın vazgeçilmezi renkler gene yanımdaydı. Ayrıca Film Festivali bir köprüydü. Ayrım gözetmeksizin sanatı birleştirirdi, tıpkı Hitchcock ile Şoray’ı birleştirdiği gibi. Yani bu çalışmanın amacı, başarıyla süregelen bu sanat köprüsünün varlığını taçlandırmak ve kutlamaktı.

Kolajlarınızı daha önce pek çok dergide ve marka iş birliğinde görme fırsatımız oldu. 40 yıla dayanan Film Festivali için bir şeyler üretmek nasıl bir deneyimdi sizin için?

Bazı işler mesleki tatmin olarak sizi fazlasıyla mutlu edebiliyor. Film Festivali çalışmaları da benim için kesinlikle bu kulvardaydı. Aynı zamanda yaşadığınız ülke ve şehre ait bir ikon, kült haline gelmiş oluşumun içinde yer almak aidiyet duygusunu perçinliyor. Benim için duygusal açılımları fazla olan bir işti diyebilirim bu nedenle.

Şehrin ve haliyle de biz izleyicinin hafızasında özel bir yeri var İKSV ve onun bünyesindeki festivallerin. Sizin Film Festivali ile kurduğunuz ilişki nasıl? Festival sizin aklınızda en ne ile özdeşleşiyor?

Aslında bunu kendimce gerçekten kutlama olarak nitelendiriyorum. Özellikle sanat alanında varlık gösteren biri olarak diyebilirim ki bu sanatsal oluşumların ritüel hale gelmesi, beklenir olması, kökü geçmişe dayanmasına rağmen dallarının hep geleceğe uzanması başlı başına bir umut sebebi. Film Festivali benim için yılın beklenen zamanı, şehrin ritüeli, takip etme isteği uyandıran bir bilge diyebilirim.

Bu yılın programında en çok ne heyecanlandırıyor sizi?

Festivalin “Şimdi ve daima, sinema şenliktir” mottosundan yola çıkarak ben de şenliğe kimlik kodları ve yansımaları üzerine olan Sundays ve After Love ile dahil olurum diye düşünüyorum.