Bir kültür kutlaması: Önyargısız ama sorgulamalı bir Bling Empire incelemesi
yazar: Nazlı Senem Dalgıç

Reality şov namına görmediğiniz şeyin kalmadığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz; Bling Empire sizi hiç ummadığınız yerlere götürecek. Bling Empire incelemesi

Gerçeklik algımızın şekilden şekle girdiği şu günlerde durumun üstüne daha da gitmek için reality şovlara düşmek… Evet, reality şovlar hep bir hafife alınır, yüzeyselliğiyle eleştirilere tutulur ama aslında doğru yerden bakan için çok şey de anlatır. Bunların en yenilerinden biri olarak Netflix’te yerini alan Bling Empire ise bir kültür kutlaması niteliği taşıyor. Türlü çılgınlıkların ve histeri krizlerinin ortasından yükselen nadide bir örnek. Popüler kültür sorgulamaları eşliğinde dadanmadan edemedik haliyle.

Reality camiasının aşırı zengin bazı gruplara duyduğu hayranlık sayesinde (aslında biz izleyicilerin) Crazy Rich Asians ile Keeping Up with the Kardashians genlerine sahip yeni nesil bir reality şov serimiz oldu. Zaten Keeping Up with the Kardashians ve The Simple gibi şovlarda imzası olan Jeff Jenkins tarafından yaratıldı. Los Angeles semalarından bir grup Asyalı-Amerikalının yaşamlarına odaklanan Bling Empire etnik kökenlerden dostluğa, geleneksel aile yapılarından über zengin yaşam tarzlarına dair enteresan bir şekilde derin düşüncelere yönlendiriyor. İlk başlarda şovun doğası gereği bol miktarda dedikoduya, entrikaya, partiye ve alışverişe Los Angeles güneşi altında maruz kalırken ortalara doğru kültürel ve toplumsal çözümlemeler yaparken buluyoruz kendimizi. Bir bakıyoruz bir bölüm önce kanlı bıçaklı kavga edenler ailesel travmaları konusunda birbirine destek olmaya başlamış. Hoş bu ani duygu geçişlerine alışkın değiliz de diyemeyiz, neler gördük geçirdik sonuçta. Gene de garip bir empati duygusuna teslim oluyoruz ama biz de o sırada.

Veyahut kendisini ortamın kraliçesi gören Christine Chiu kocasının Song hanedanının doğrudan soyundan olduğunu söyleyerek, “Çin’de hanedanlar hâlâ var olsaydı bir imparatorun oğlu olacaktı” açıklamasını yaptıktan sonra ailesel ve kültürel kodların yıllardır çocuk sahibi olamadıkları için onları nasıl yıprattıklarını anlatıyor. Geleneksel kültürler üzerinden düşüncelere dalıyoruz biz de…

Sonra mesela gösterinin çok kuşaklı bir yaklaşımı da var. Farklı farklı anne-kız ilişki dinamiklerine şahit oluyoruz.

Doğu Asya kültürünün merceğinden çocuk sahibi olamama, taşıyıcı annelik, evlenmeden çocuk sahibi olma gibi konulara toplumun nasıl baktığını görüyoruz. Enteresan benzerlikler karşısında kederle iç çekiyoruz.

Hatta bir karakter uzun yıllardır sevgilisiyle birlikte olmasına ve ikinci çocuklarına hamile olmasına rağmen kendi kızının böyle bir durum yaşamasını istemediğini söylediğinde kendi içindeki bu çatışmanın kökenlerini düşünüyor biraz da kafa sallıyoruz. Bir de evet, saçma bir şekilde zenginler ama aynı zamanda daha önce reality şovlarda pek yer aldığını görmediğimiz, Asyalı-Amerikalı kültürü hakkında anlamlı hikayelere de tanık oluyoruz işte. Ayrıca Netflix, kesin yayın sayılarını açıklamasa da Bling Empire Ocak ortasından bu yana yayıncının en çok izlenen 10 şovu arasında yer alıyor söylentileri de var. İnanır mısınız neredeyse tüm izleyenler de şaşırtıcı derecede karmaşık hikayelerini övüyor…

Konunun temsil ve gerçeklik bakımından derinlerine inmek için de bir uzman yorumu araştırmaya koyuluyoruz. Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde Amerikan Etütleri ve etnik kökenler bölümünde yardımcı Doçent olan Adrian De Leon, abartılı ve zengin TV şovlarının kendi kendini kanıtlamış bir hayranı olduğunu belirtiyor. Kesinlikle aradığımız isim. Bling Empire gibi bir diziye nasıl tepki vereceğinizin bakış açınıza bağlı olduğunu söylüyor.

“Tüm popüler kültür yapımları gibi, satış konuşmasının her zaman ‘geniş bir pazara’ hitap etmesi gerekiyor. Ve ne zaman bu pazar ve bu genişlikten soyut olarak bahsedilse, her zaman beyaz ve orta sınıf olduğu varsayılır. Sorun, anlatılmamış bir Asya hikayesi değil; Asyalılar ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki diğer azınlıklar, beyaz insanlar tarafından kendilerine dayatılan çok fazla hikayeye sahipler, bu kalıba uymayan her türden hikaye zamanla sona erer. Film yapımcıları, yaratıcılar, yazarlar, görüntü yönetmenleri, gürültülü izleyiciler ve kendi hikayelerini yazmaya ve filme almaya çalışan diğer toplulukların müttefikleri olmalıyız” diye de ekliyor.

Ekip kadrosunda da ABD’nin yanı sıra Singapur, Çin, Kore, Japonya, Tayvan, Vietnam ve Filipinler’den isimler de yer alıyor. Her ülkenin doğasında olan kültürel uygulamaları ve anlatıları vurgulamak için büyük özen gösterildiği de belli oluyor hakikatten. Dışarıdan bakışın egzotikleştirdiği bir yapım değil yani bu, bizzat içinden anlatılıyor olması da onu anlamlı kılıyor.

Mesela bir bölümde Chan, domuz ayağı, sirke ve zencefil ile yapılan popüler bir Çin çorbası için hazırlanırken başka bir bölümde Singapur doğumlu Kane Lim, Budist inancının bir parçası olarak ilahiler ve meditasyon yapmanın erdemlerini anlatıyor. Kimlikler ve kültürel geleneklerin keşfi için verimli bir ortam var anlayacağınız. Şimdiye kadar belgesel tadında güzellemelerle ilerlediğimize bakmayın izlerseniz nelere nelere şahit olacaksınız. Mesela Jenkins “Tam da Kardashian’larla 10 yıl sonra her şeyi gördüğümü ve mümkün olan her şeyi çektiğimi düşündüğümde ‘Bunu hiç görmedim’ derken buldum kendimi” gibilerinden bir açıklama yapmış. Nedeni ise belli ki bu sahne… (Eser miktar da demiştik ama sağlam spoiler oldu)

Bu birbirine sıkı sıkıya bağlı gözüken sosyal grupta epey ilginç dramalar yaşanıyor anlayacağınız. O kadar anlattık genel olarak kadroyu da tanıtmak gerek tabii.

Christine Chiu dediğimiz gibi “Beverly Hills Kraliçesi” olarak anılıyor. Estetik doktoru olan kocası Dr. Gabriel Chiu ile ortaklar. Tasarım kıyafetlere ve güzel takılara olan sevgisiyle tanınan Christine, hiçbir masraftan kaçınmıyor ve şov boyunca kelimenin tam anlamıyla tacını takmayı seviyor. Aynı zamanda bir hayırsever. Bunu özellikle sık sık vurguluyor, Oğlu Baby G’nin ilk doğum günü şerefine Cayton Çocuk Müzesi’ne 1 milyon dolar bağışlamışlar ve hatta İskoçya’daki Sağlıklı Yaşam Programları ve Merkezi’ni oluşturmak için Prens Charles ile birlikte çalışmışlar.

Anna Shay ile ilk karşılaşmamız elinde baltasıyla duvarı kırarken oluyor. Kendi işini kendi yapmayı sevenlerden, aynı zamanda doğum günü kutlamaları için Paris’e gelişigüzel seyahat edenlerden. Zamanında babası çalışmasını istemediği için içinde kalan bir ukde var. Bir bakıyoruz özel jetinde hostes kıyafetleriyle misafirlerine bir şeyler ikram ediyor.

Real Housewives Ok GIF by NETFLIX - Find & Share on GIPHY

Esasen milyarder Pacific Architects and Engineers’ın kurucusu Edward Shay’in kızı. Japon ve Rus asıllı ve şovda da görünen Kenny Kemp adında bir oğlu var. Ortamlardan bir süredir uzak kalıp geri döndüğü için Christine ile aralarında taç kavgası yaşanıyor.

Kane Lim, Singapur’dan taşınmış. Petrol, gaz ve gayrimenkul içeren aile işleri yerine kendi yolunu çizmek için Los Angeles’a taşındığını söylüyor. Voyage LA’ye göre, Kane gençken yatırım yapmaya başlamış ve sonunda kendi işi olan Kix Capital’i kurmuş. Kevin Kreider ile yakın arkadaşlar ve tasarımcı ayakkabıları toplamayı seviyor. Komik gömlekleri ve arkadaş canlısı kişiliğiyle onu seviyoruz.

Kelly Mi Li, kendi kendini yetiştirmiş bir girişimci ve Andrew Gray ile çıkıyor. İlişkileri şovun net en çalkantılı ve heyecanlı hikayelerinden biri. Kelly’nin doğum günü için Anna’nın Paris’e yaptığı sürpriz seyahat planında Andrew de var. Kelly alışverişe gitmek için onu uyandırmadan çıkıyor ve Andrew aşırı alınarak ciddi bir kavga çıkarıyor. Herkes şok tabii ekip içinde hemen gruplaşmalar, cephe almalar yaşanıyor. Çift, sezon boyunca bir küs bir barışık.  Instagram’a göre barışmışlar galiba…

Kevin Kreider, gruptaki tuhaf çocuk çünkü diğerleri kadar zengin değil. Üff çok acımasız bir cümle gibi oldu ama izleyince durumun öyle bir drama içermediğini anlayacaksınız. Kendisi %78 Koreli, yıllar önce evlat edinilmiş ve Pennsylvania’da bir aile tarafından büyütülmüş. Zengin arkadaşlarına hem hayranlık duyuyor hem dalga geçiyor hem de göz alıcı olaylara eşlik ediyor. Aslında büyürken özlemini çektiği Asya kültürü hakkında daha fazla şey öğreniyor. Bu arada asıl mesleği belli olduğu üzere modellik.

Kane tarafından “Asyalı Calvin Harris” olarak tanımlanan Kim, Güneydoğu Asya da baya tanınıyor. Ailesi çocukken boşanmış, Kaliforniya’da Vietnamlı annesi ve Fransız üvey babası tarafından büyütülmüş. DJ olmadan önce model olarak da çalışmış hatta GQ, Maxim ve Esquire gibi yayınlarının uluslararası kapaklarında yer almış. Anna’nın evinde yaşanan o malum olayın da baş kahramanı…

Cherie Chan bir kot imparatorluğunun varisi. Daha önce Sony Music Label ile anlaşıyor ve Japonya’da bir pop yıldızı olmaya hazırlanıyor ancak annesi planlarını onaylamadığı ve kızının bir doktor veya avukat olmasını istediği için bundan vazgeçmiş. Şov boyunca annesinin kaybıyla boğuşuyor, reenkarnasyona olan inancı ve çocuklarıyla olan ilişkisi şovun önemli parçalarından bize kalırsa. Bir mobilya imparatorluğunun sahibi olan erkek arkadaşı Jessey’den de beklediği teklif malum ama asıl sürpriz son bölümde.

Jamie ise 22 yaşında galiba kadronun en genç üyesi ve siber güvenlik teknolojisi milyarderi Ken Xie’nin kızı. Moda haftalarına düzenli katılan Jamie, Instagram ve YouTube’da baya aktif. Başarılı bir biniciyken modaya olan sevgisinin daha ağır bastığını fark ediyor.

Dememiz o ki Bling Empire estetik açıdan sürükleyici bir deneyim olmasının yanında eğlenceli ve ilginç ama yer yer düşündürücü. Bu ara hayatım çok sıradan diyenlerdenseniz denemek için daha iyi bir zaman da düşünemiyoruz üstelik.

Bling Empire incelemesi Bling Empire incelemesi Bling Empire incelemesi Bling Empire incelemesi