Bu bir muz değildir!
yazar: Eren Özlü

Sanat dünyası çalkalanmaya devam ediyor. Art Basel Miami’de sergilenen ve İtalyan asıllı sanatçı Maurizio Cattelan’a ait olan ”Komedyen” isimli esere Cattelan tarafından 120 bin dolar değer biçildi ve de bu fiyata satıldı. Fakat burada olay yaratan binlerce dolarlık meblağ değil; sonuçta bu kulaklar ne fiyatlar duydu. Buradaki olay bu fiyatın atfedildiği eserin duvara, koli bandıyla yapıştırılmış olan bir muz olmasıydı…

Belki de konuya, Maurizio Cattelan’ın işlerini sıralayarak başlamak gerek. 

Duvara bir koli bandıyla alelade yapıştırılmış olan bu muz, Maurizio Cattelan’ın ilk sert çıkışı değil. İtalyan sanatçı gerek eserler gerekse de mesajlarıyla gündemi sarsmayı her daim iyi başarıyor. ”Oyunuz çok kıymetli, onu kullanmayın” sözüyle İtalya’da siyasi çevrelerde de büyük gürültü koparmıştı mesela. Yani bu muz ve sonrasında gerçekeleşenler onun provokatif kimliğinin ve duruşunun sadece bir örneği. 

2010 yılında yaptığı L.O.V.E. isimli heykeli mesela… 2010 yılında Milano şehrine bir hediye olarak hazırlar bu heykeli Cattelan ama karşılığında da bir şart koşar: Heykelin Milano Borsa Binası’nın önüne dikilmesi zorunludur.

Olay ise heykel yerine konduktan sonra kopar.

Şöyle gösterelim:

Maurizio-Cattelan-L.O.V.E.-2010-White-Carrara-Marble-roman-travertine-1100-x-470-x-470-cm-36.1-x-15.5-x-15.5-feet-Piazza-Affari-Milano-Italy-6

11 metre yüksekliğinde devasa bir orta parmak…

”Finans dünyasına olan sevgim ve hayal gücümün eseri” diyor Cattelan bu heykeli hakkında. (Zaten heykelin kendisiyle diyeceğini demiş, daha ne desin.)

Bunun yanında, sanatçının ileri görüşlülüğünün bir kanıtı diyelim, bu heykel 2011 yılında, yani dikildikten tam bir yıl sonra, yaşanan ekonomik krizde İtalya halkı için bir sembol niteliği kazanmıştı.

Aynı şekilde İtalya iç siyasetine değinen bir diğer eseri ise ”La nora ora”.

Üzerine bir meteor düşmüş olan Papa II. Jean Paul’ün heykeli var karşımızda. Kilisenin en büyük adamının bile talihsizliklerden kaçamayacağının mesajını veren bir heykel.

Maurizio Cattelan’ın 2016 tarihli ”America” adlı eseri ise durup bir es vermeyi gerektiriyor: 18 ayar cillop gibi bir klozet…

Cattelan altın klozet

New York’taki Guggenheim Müzesi’nde sergilenirken gerçekten de müzenin tesisatına bağlanmış bir şekilde kullanılır haldeydi.

-di’li geçmiş zaman kullanıyoruz çünkü olaylar sonrasında şöyle gelişiyor: Geçtiğimiz aylarda geçici olarak sergilenmek üzere Bleinheim Sarayı’na götürülen eser buradan çalınıyor. Ve hâlâ kayıp! (Ve bir bilgi daha, Beyaz Saray’a yerleştikten sonra Guggenheim’dan, Beyaz Saray’da sergilemek üzere bir eser istiyor Trump. Aslında bu bir başkanlık geleneği ve Trump da bunu sürdürmek istiyor. Guggenheim yetkilileri ise Beyaz Saray’a göndermek için bu altın klozeti seçiyorlar. Nasıl, güzel mesaj değil mi?)

Hanging Maurizio blenheim

Bleinheim Sarayı demişken… Maurizio Cattelan’ın buradaki sergisinden bir başka eser. Evet, duvardaki portrenin altında asılı duran heykelden bahsediyoruz. Maurizio Cattelan’ın ta kendisi bu heykel.

Aşağıdaki de aynı sergiden, Novecento adlı bir başka eser… 1997 yılından.

MaurizioCattelan_15

Altın klozetin başına gelen talihsizlik kadar büyük olmasa da Art Basel Miami’de 120 bin dolara alıcı bulan muzun da başına kötü şeyler geldi.

Dün hâlâ sergilenmeye devam eden muzumuz, performans sanatçısı David Datuno tarafından hapur hupur yendi. Hem de tüm izleyicilerin gözleri önünde…

Datuno bunun bir performans olduğunu duyurdu. Bu çalışmasının adı ise ”Hungry Artist”. Yani ”aç sanatçı”, evet.

Cattelan olaya tepkisiz kalırken, galerinin yöneticisi Lucien Terras, ”Muz zaten bir fikirdi” diyerek görevlilere yeni bir muz yapıştırttı.

Yani anlayacağınız bir kez daha sanat sanatı doğurmuş oldu.

Elbette tüm bu serüven, sosyal medya hareketlenmesine de sebep oldu.

Daha ilk sergiye çıkış gününden itibaren olay olan muza ilk tepki Amerikalı sanatçı Katherine Bernhardt’tan geldi.

Zaten genellikle egzotik temalara çalışmalarında yer veren sanatçı, Cattelan’ın bu eserini gördükten sonra, kendi deyimiyle “girişimler”de bulunarak gezdiği her yere ekibiyle beraber muzlar yapıştırmaya başladı.

Bunun yanında, artık hemen her olayda olduğu gibi bu muzcağızımıza da bir Instagram hesabı açıldı ve bu hesap üzerinden, duvara gri bantla yapışmış birçok obje, yiyecek ve canlı fotoğrafları paylaşılmaya başladı.

Peki nedir bu muza dair bu kadar ilgi yaratan? Sıradan bir muz, nasıl bir sanat eserine dönüşebilir? Çağdaş sanatla sert imtihanımız devam ederken, muzun arkasındaki hikayeyi bir bilene soralım dedik ve kafar karışıklığımızı gidermesi için Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde ve Mim Art Project bünyesinde sanat tarihi dersleri veren hocamız Esra Aliçavuşoğlu’nun kapısını çaldık:

İlk baktığımız anda duvara bantla yapıştırılmış bir muz görüyoruz. Peki bir adım ötesine geçmek, işi  anlamak için nasıl bakmamız, görmemiz lazım bu işi?

Esra A.: Maurizio Cattelan’ın kim olduğuna ve sanat pratiğini hangi kavramların şekillendirdiğine bakmak iyi bir fikir. Cattelan’ın Milano’daki borsa binasının önüne yerleştirdiği, Carrera mermerinden ”L.O.V.E.” adlı dev orta parmak hareketi, ”America” olarak adlandırdığı altın klozeti ya da Bleinheim Sarayı’ndaki Barok portrelerin arasına yerleştirdiği asılmış heykeli onun pratiğini özetliyor gerçekten. Muzdan önce bu önceki işlerine bakarak bir adım öteye geçebiliriz.

Bu muzu anlamak için çağdaş sanat tarihinden başka işlere bakmamızı önerirsiniz?

Esra A.: Cattelan kültür endüstrisinin sistemini yakından biliyor. Her sanatçının sisteme karşı geliştirdiği dil çok farklı olabilir. Örneğin, Hans Haacke daha ‘ciddi’ ve didaktik bir eleştiri getirebilir bu sisteme. Cattelan ise her zaman yaptığı gibi biraz sansasyon biraz ironi ve çokça muzur bir yaklaşımla eleştiri oluşturabilir.

image_article.php

Maurizio Cattelan işleriyle her daim ses getiren bir sanatçı onun bu provokasyon gücü nereden geliyor sizce?

Esra A.: Cattelan ne yaptığını çok iyi biliyor. Papa’nın üzerine meteor düşürdüğünde de böyleydi, şimdi de. Sadece muz biraz sınırları zorladı. Zaten hemen herkesin bunu konuşması ve çağdaş sanatı anlayamamasını olumlaması bu provakasyonun yerini bulduğunu gösteriyor.