Yazar: Zeynep Naz Inansal
3 Ekim 2021
Don’t Worry Darling öncesi gerekli bir Olivia Wilde güzellemesi

Daha 2021’in tüm ses getiren filmlerini izlememiş olsak da, şimdiden 2022 filmleri için heyecanlanırken bulduk kendimizi. Ama ne yapalım, Olivia Wilde’ın yazıp yönettiği Don’t Worry Darling yalnızca kadrosuyla bile aklımızı başımızdan almışken, bir de geçtiğimiz günlerde çıkan teaser bu heyecana tuz biber oldu. 1950’lerde Kaliforniya’da geçen filmin başrollerini Florence Pugh ve Harry Styles paylaşırken onlara Chris Pine, Gemma Chan, KiKi Layne, Nick Kroll, Dita Von Teese gibi isimler de eşlik ediyor. Bu şahane kadronun yanı sıra da yönetmen koltuğunda Olivia Wilde’ın oturması da beklentilerimizi yükselttikçe yükseltiyor, çünkü kendisini ilk filmi Booksmart’la her fırsatta dadanılacaklar listemize almıştık.

That'S Me Justin Bieber GIF - Find & Share on GIPHY

Kariyerine oyunculuk yaparak başlayan Wilde; The O.C. dizisiyle tanınmaya başlamıştı. Daha sonra birçok büyük bütçeli filmde ve House dizisinde rol alan Wilde, 2019 yılında yönetmen olarak Booksmart’la karşımıza çıkmış ve bizi çok heyecanlandırmıştı. Lisenin son gününde hayatlarını sorgulamaya başlayan iki en yakın arkadaşın bir gününe odaklanan film, uzun zamandır karşımıza çıkmayan naiflikte, eğlenceli bir büyüme hikayesiydi. Bu yüzden de Wilde’ın yeni bir film çekeceğini öğrenince her detayı heyecanla takip eder olduk. Artık konu, kadro ve hatta vizyon tarihi bile belli olduğuna göre kendisine hakkıyla dadanmanın zamanı geldi. Olivia Wilde’a, oyunculuktan yönetmenliğe uzanan kariyerine ve Don’t Worry Darling’e dadanıyoruz. 

New York’ta doğan Wilde, birçok yazar ve gazeteciden oluşan bir aileden geliyor. Hatta dedesi Claud Cockburn, Ernest Hemingway’in askerlik arkadaşı olan ünlü bir gazeteci. Bu arada kendisinin de asıl soyadı Cockburn. İrlanda kökenlerine bir gönderme olarak hayranı olduğu Oscar Wilde’ın soyadını seçiyor bir sahne ismi olarak. Oyunculuk kariyerinden dolayı, kabul edildiği Bard College’e gidemiyor ve daha sonra İrlanda’da oyunculuk eğitimi alıyor Wilde. Skin dizisiyle kariyerine başlayan oyuncu, herkes tarafından tanınmaya The O.C. dizisinde Alex Kelly rolüyle başlıyor. Conversations with Other Women (2005) ve Drinking Buddies (2013) gibi bağımsız filmlerde, Tron serisi ve In Time (2011) gibi büyük bütçeli yapımlarda yer alıyor ve tabii birçok animasyonda da seslendirme kadrosunda karşımıza çıkıyor. Wilde’ın bir başka önemli rolü de House (2004) dizisindeki Dr. Remy “Thirteen” Hadley oluyor, 2007’de katıldığı dizinin finaline kadar kadroda yer alıyor.

Olivia Wilde Girl GIF - Find & Share on GIPHY

Wilde’ın oyunculuğun yanı sıra yapımcılıkla da ilgilendiğini ekleyelim. House dizisinin ardından, 2013’te Rush filminin hem yapımcılığını, hem de başrolünü üstleniyor. Yine yapımcısı olduğu Body Team 12 (2015) filmiyle de Tribeca Film Festivali’nde En İyi Kısa Belgesel ödülünü kucaklıyor ve Oscar’a aday gösteriyor. Yani anlayacağınız Wilde’ın kamera arkasına ilgisi bir süredir varmış. Bir röportajında hep yönetmenlik yapmak istediğini ama film okumadığı için suçlu hissedip kendine bir türlü güvenemediğini anlatıyor. Maalesef Wilde, yönetmenliğe dair hiçbir şey bilmediğini düşünüyor, ta ki setlerde geçirdiği 15 yılın da bir nevi film okulu olduğunu anlayana kadar. Olivia günün sonunda, ”İşte bunlar hep deneyim” diyor ve cesaretini toplayıp yönetmen koltuğuna oturuyor. İyi ki de…

Gelelim bize Wilde’ın bambaşka bir yönünü tanıtan o şahane film Booksmart’a. 2019 yılında vizyona giren Booksmart, Molly ve Amy adlı iki en yakın arkadaşın bir gününde geçiyor. Her zaman derslerine ve notlarına odaklanmış olan ikili, gençliklerinin ve lisenin kıymetini bilmediklerini ve hayatın yeterince tadını çıkarmadıklarını fark edip bir maceraya atılıyorlar. Büyümek, en yakın arkadaşlık ve gelecek kaygısını şahane ve yürek burkan bir komediyle anlatan filmin başrollerindeki Beanie Feldstein ve Kaitlyn Dever’ın performansları da muazzam. Film hem seyirciden, hem de eleştirmenlerden tam not alıyor ve Independent Spirit Ödülleri’nde En İyi İlk Film ödülünü kazanıyor. 

Olivia Wilde GIF by Film Independent Spirit Awards - Find & Share on GIPHY

Senaryo Wilde’a ait olmasa da, Booksmart’ın hikayesi kendi gençliğinden tanıdık. Kendisi de oldukça rekabetçi öğrencilerle dolu ciddi bir liseye gitmiş. Genç ve ergen olmanın hem en acı verici hem de en komik deneyim olduğunu düşünen Wilde’ın en sevdiği gençlik filmleri hep gençliğin bağımsızlığına dair punk bir duruş sergileyenler olmuş. Gençlerin yetişkinlerden daha çok şey bildiklerini düşünüp seslerini duyurmak istemeleri yönetmene hep ilham vermiş. Booksmart da hem gençliğe hem de dünyanın geleceğine dair bir umudu, küçük ve kişisel bir hikayeden vermeyi başaran bir film, punk duruşu da cabası. Bu arada Wilde’ın da güçlü duruşundan bahsetmemek olmaz. Kendisi birçok farklı kuruluşla iş birlikleri yapan bir kadın hakları ve çevre aktivisti aynı zamanda. Punk duruşunu hayatının her alanında yaşatıyor anlayacağınız. 

Peki, Don’t Worry Darling’le ilgili neler biliyoruz?

23 Eylül 2022’de vizyona gireceği duyurulan film, 1950’lerde Kaliforniya’da bir çölde geçiyor. İzole ve ütopik bir grubu anlatan senaryo da Booksmart’tan tanıdığımız Katie Silberman’a emanet. İlk olarak başrolde Shia LaBeouf olsa da, oyuncu projeden ayrılmak zorunda kalınca rolünü Harry Styles’a devretmiş. Styles kadroya katılınca Wilde o kadar sevinmiş ki, zafer dansı yapmış hatta. Filmin çok stilize olduğunu söyleyen Wilde, her anlamıyla bir stil ikonu olan Harry’nin de haliyle filme çok yakışacağını düşünmüş. Pugh ve Styles, gizemli bir toplulukta yaşayan sırlarla dolu bir hayat süren bir çifti canlandırıyor. Çekimler tamamlandı ve Wilde, filme ait teaser’ı kendi Instagram hesabından paylaştı.

Biraz da Dadanizm magazin servisi kimliğimize bürünmek zorundayız. Zira bahsetmeden geçemeyeceğimiz kadar büyük bir magazin olayının da başrolü Olivia Wilde. Kendisi, Don’t Worry Darling setinde tanıştığı Harry Styles’la bir süredir beraber. Nişanlısı ve iki çocuğunun babası Jason Sudeikis’le çekimlerden bir süre önce ayrılan Wilde, bize ve tüm dünyaya katılıyor ve başrol oyuncusu Harry Styles’a aşık oluyor. Başlarda bunun bir reklam aşkı olduğu iddia ediliyor, Wilde’ın yaşça büyük olması eleştiriliyor ve ikili hakkında saçma sapan haberler çıkıyor. Ama neyse ki çiftimiz bunlara kulak asmıyor ve mutlu mesut dünya turlarına, film galalarına ve ilişkilerine odaklanmayı seçiyorlar. Gerçekten çok havalılar. Tüm bu bilgilerin ışığında, ikilinin şahane iş birliğini daha da merak ediyoruz tabii.

Wilde’ın oyunculuğu bırakmak gibi bir niyeti de yok bu arada. Yakında Damien Chazelle’in yeni filmi Babylon’da karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Zaten Don’t Worry Darling’de de yardımcı bir rolle yer alıyor kendisi. Yönetmenleri gözlemlemek için bile oyunculuğa devam etmek istediğini anlatan Wilde, aynı zamanda bir terapi olarak adlandırıyor deneyimini. Dediğimiz gibi, Wilde’ı çoktan her yaptığıyla dadanılacaklar listemize aldık. O yüzden de hem oyuncu, hem de yönetmen olarak takipçisiyiz kendisinin. Pek sevdiğimiz Styles’la onlara mutluluklar diliyor, şahane filmlerini de heyecanla bekliyoruz.

editörün seçtikleri