Advertisement
Elektro müziğin kalbimizi çalan dörtlüsü: Zola Blood
yazar: Senem Kahraman

Elektronik müziğin Londralı ismi Zola Blood, yeni sezonda Salon İKSV’nin konuğu olacak. Kendilerine dadanmanın tam vaktidir!

Zola Blood’ı 2017 çıkışlı Infinite Games albümüyle tanımış ve feci vurulmuştum. Heartbeat, Play Out ve albüme ismini veren Infinite Games gibi parçaların ezip geçtiği albümün adını, James P. Carse’nin “Sonlu ve Sonsuz Oyunlar” adlı romanından esenlenerek seçmişler. Bir oyun teorisi ile ilgili olan romanda, kazanmak ve kaybetmekten ziyade ‘oyunda kalma’nın önemini üzerinde duruluyor. Biz de Zola Blood’un hep oyuna dahil olmasını istiyoruz. Haliyle yeni bir albüm için çalışmalara başlamış olmaları bizim için sevindirici. Hem bu sefer synth’ler daha çok ön planda olacakmış. 

Zola Blood’un has adamlarından Matt West bir röportajında ”Şarkı sözlerinde, ilişkilerde iyi zaman geçirmek; yaşadıklarımızın ne anlama geldiğini anlamak ya da en azından anlamayı denemek üzerine çok şey var” diyor. ”Bir süredir tanıdığım insanları izliyorum ve birçoğunun kendi kariyerine, evlenmeye, bir köpeğe odaklandıklarını görüyorum. Bu, uzaktan çok havalı gibi görülebilir ama tüm bunlara sahip olmak için insanların büyük bir baskıya maruz kaldıklarını hissediyorum. Sanırım bir süredir, bahsettiğim bu şeylerin alternatiflerini düşünmekle ilgileniyorum ve böylece sonunda bir kazanan veya kaybedenin olmadığı, bu sadece iki tarafı olan yolu izlemek zorunda kalmıyorum.”

Infinite Games albümü hem ismiyle hem yaptıkları müzik açısından grup için çok önemli bir yerde. Müziğe takıntılı olduklarını anladığımız dörtlü, her bir detay için özenle hatta obsesif bir şekilde çalıştıklarını söylüyor. Yaptıkları teklilerle uyum yakalamaya çalıştıklarını, hislerinin dinleyiciye de geçebilmesinin onlar için en önemli şey olduğunu belirtiyorlar.

2014’te yayınladıkları ilk EP’leri Meridian ile 2017 çıkışlı Infinite Games arasındaki uyumu yakaladık biz Matt, Merak etme!

Albümden önce yayınlanan teklilerden, benim favorilerimden Island’ı da şuraya bırakayım.

Salon İKSV bu sezon 10’uncu yaşını kutlayacak. Bu sezonun zaten kalbimizde ayrı bir yeri vardı, bu konserle birlikte hislerimiz daha da pekişti.

Bu arada, grubun Spotify bilgilerine göre en çok dinlendiği yerlerden biri de İstanbul’muş. Benim de emeğim büyük bunda tabii…