Yazar: dadanist
22 Mayıs 2021
Fotoğraflar anlatıyor: İstanbul bir ihtimaldi (ve her zamanki gibi çok güzeldi)

Murat Uyurkulak’ın Tol romanı ”Devrim bir ihtimaldi ve çok güzeldi” cümlesiyle açılış yapar. Kitabın anlattıklarından bağımsız olarak hayattaki diğer ihtimaller için de kullanabilecek, o ihtimallerin yarattığı coşkulu hisleri (ve çoğu zaman da sonrasındaki yenilgiyi) hedefi 12’den vurarak anlatan kusursuz bir cümle. Örnek verecek olursak bunu İstanbul için de kullanabiliriz mesela: ”İstanbul bir ihtimaldi ve çok güzeldi”.

İstanbul mu, yoksa biz mi? Zaman içerisinde ilk kim hafızasını yitirdi, işin içinden çıkmak zor. Kartpostallardan taşan nostaljisiyle bize hatırlatmaya çalışıyor aslında kendini. Yığılan betonların arasında kaybolacak gibi olsa da bir ihtimal, hâlâ oralarda bir yerlerde olduğunu duyurmak istiyor sanki. (Kartpostallar dedik de… Dediğimize sonra biz de güldük. Nostaljik Instagram sayfaları diyelim en iyisi.)

Farklı farklı semtleri; yolları ve meydanlarıyla sürekli bir dönüşümden geçen bu şehir her zamankinden de hızlı bir şekilde değişiyor artık. Hafızamızı da işte bu esnada yitiriyoruz biz de. Neredeyse her köşesine türlü anılar bırakmış olsak da dönüşümün yenilediği bu yerlerde eskiye rastlamak da güç artık.

Uzaklarda bir yerlerde (!) bu yazıyı okuyan birilerinin ”OK Boomer” dediğini duyar gibi oluyoruz ama virüsle birlikte aramızdaki mesafelerin iyice arttığı bu şehre dadanıyoruz bugün de. Çünkü her şeye rağmen İstanbul hâlâ bir ihtimal ve hâlâ çok güzel. Yenilgi yanı başımızda olsa bile.

Fotoğraflarıyla National Geographic’ten GQ ve Vogue Türkiye gibi yayınlara uzanan Dinçer Dinç‘in kareleri eşliğinde İstanbul’un farklı zamanlarına gidiyor, o ihtimalleri yine yeniden yaşıyoruz.

editörün seçtikleri