Gerçek nedir sahiden?
yazar: Yiğit Tuna

Yalan söylemeyen, yalnızca doğruyu anlatmayanların hikayesi.

Her şeyden önce, Florian Zeller bir deha ve Levent Üzümcü’yü sahneden görmeyi o kadar özlemişiz ki… Eminim bizimle birlikte salondan çıkan yüzlerce kişi de bu görüşlerimize katılacaktır. Gerçek, ismiyle müsemma bir oyun. Karşımızda iki çift ve onların gerçekle imtihanları var. İlk perdenin ilk sahnesinde hızlıca tanıdığımız, aslında çok da yabancısı olmadığımız ikili Michel rolünde Levent Üzümcü ve Alice rolünde Özge Özder, bizi oyun boyunca nelerin beklediğinin sinyallerini açıkça veriyorlar: Michel ile Alice’in gizli bir ilişkisi var ve her ikisi de evliler. Belki de sakladıkları sırrın bir gün kaçınılmaz olarak ortaya çıkacağının içten içe bilincindeler. Görünürde basit olan bu tabloya aldanmayın, dakikalar geçtikçe nasıl bir sarmalın içinde olduğumuzu anlamaya başlıyoruz.

Fransız tiyatrosunun harika çocuğu olarak adlandırılan Florian Zeller’in kaleminden, Mehmet Ergen’in rejisinden bizi Levent Üzümcü, Özge Özder, Neslihan Yeldan ve Kubilay Tunçer’le buluşturuyor. Zorlu PSM’nin Talimhane Tiyatrosu’yla birlikte sahneye koyduğu oyun boyunca kaç kere ters köşeye yatırıldığımızı inanın unuttuk. Zeller’in diğer eserlerine bakıyoruz; bir insan trajediyi de komediyi de bu denli etkileyici şekilde nasıl yazabilir, şaşıyoruz. Bu kısa bilgilendirmenin ardından biz oyuna dönelim.

Levent Üzümcü, Michel rolüyle öyle bütünleşmiş ve sahnede -rolünün de gereği olarak- öyle devleşiyor ki, uzun zamandır bu kadar kahkalarla güldüğümüz performans sayısı gerçekten azdır. Üstelik onu daha da etkileyici kılan, metinden bağımsız olarak yalnızca jest ve mimikleriyle de oynaması. Sözün bittiği her fırsatta Levent Üzümcü karakterin üstüne bir şeyler daha koyuyor ve ortaya dört dörtlük bir acemi çapkın portresi çıkıyor. Oyun boyunca sıklıkla Özge Özder ve Levent Üzümcü’nün sahneleri izlesek de Michel’in en yakın arkadaşı Paul rolündeki Kubilay Tunçer ile Michel’in eşi Laurence ile Neslihan Yeldan, izleyiciyi sessiz ama derinden çarpıyorlar. Gerçek, sona doğru katman katman açılıyor ve her sahnenin ardından aklımızda oluşan tahminler, bir sonraki sahneyle bambaşka haller alıyor.

İki perde boyunca tempoyu hiç düşürmeden, özellikle son sahnelerde arşa çıkarak süren performanslar, fazla göze batmayan ve amacına hizmet eden bir dekor ile başarılı ışık tasarımı, Gerçek’i akılda kalıcı yapmaya hayli hayli yetiyor. Selama durduklarında her bir oyuncunun yüzündeki tebessüm de, ortada nasıl bir emek olduğunun işareti.

Oyun Zorlu PSM’de sahnelenmeye devam ediyor, şu an için açıklanan tarihler şöyle: 1-13 Kasım ve 5-12-23 Aralık. Bu arada bir kez daha yineleyelim, Florian Zeller hep yazsın, Levent Üzümcü hep tiyatro yapsın!