Yazar: Aylin Şener
24 Nisan 2022
Sokak röportajının yapıldığı caddeden Mandosi’ye: Gibi dizisinin ışığında bir İstanbul turu

Feyyaz Yiğit’in Gibi dizisini çok sevdik, repliklerini ezberledik. Dizi hakkında yazılabilecek çoğu şey yazıldı… Ama dizi çekimlerinin nerede yapıldığı hakkında fazla bilgimiz yok. Oysa malum sokak röportajının yapıldığı caddede bir fotoğraf çektirmek istemez miydiniz? Ya da Sahibe Seher ve İlkkan’ın sütlaç yediği kafede bir date’e çıkmayı? Ya da Yılmaz’a vatkalı ceket giydiği için motosiklet çarpan sokakta yuvarlanmayı? Tüm bunları yapabilmeniz için Gibi evrenini merkezimize alarak İstanbul sokaklarına dadanıyoruz…

Gibi dizisinin çoğu sahnesi İstanbul Anadolu Yakası’nda çekiliyor. Dizide arka planda kalan çoğu tabela ve apartman adları bulanıklaştırıldığı için pek çok yeri bulmak oldukça zor. Adını görebildiğimiz mekanlarda da dizi çekimleri için geçici tabelalar kullanılıyor. Yine de elimizdeki ipuçlarından yola çıkarak Kadıköy’den başlayıp Pendik’e ve ötesine uzanan bir tur hazırladık. İlk durağımız: Kadıköy-Moda.

Dizinin ana karakterleri Yılmaz, İlkkan ve Ersoy, rutin hayatlarının evde geçmeyen kısmında bir kafede buluşuyorlar. Bu kafe, düzenli işleri olmayan karakterlerimizin hayatında oldukça yer kaplıyor. Badanacı Ünal abiyle burada buluşuyorlar, Kuki’nin videosunu burada izliyorlar, Yalvaç kardeşimiz kıyafetleri uygunsuz olduğu için bu kafenin önünde otururken mahalleliden laf yiyor. Bu kafe, Moda’nın en sevilen yerlerinden Şair Nefi Sokak’taki Dem Cafe. Burası dizi çekimleri dışında da Kadıköylülerin bildiği, çok popüler bir kafe aslında. “Orası yeterince kalabalık değildir, bir de ben gidip üçüncü nesil kahve içeyim” diye düşünürseniz Dem Cafe’ye gidip Gibi atmosferini soluyabilirsiniz. Bu bölgeye gittiğinizde vatkalı ceket giyiyorsanız dikkatli olmakta fayda var… Yılmaz’a tam da bu kafeden çıktığında bir motosiklet çarpmış, sürücü “vatkalı ceket giyiyordu, durmak istemedim” demişti…

Moda’da başladığımız turumuza Kadıköy’ün içlerine girerek devam ediyoruz. Sıradaki durağımız Göztepe. İkinci sezonda Yılmaz’ın komşusu Ümran teyzenin torununun sakatlığı büyük bir sosyal sorumluluk projesine dönmüştü. Yılmaz ve arkadaşları, Ozan kardeşimizin bacağına takılacak platin için bir yardım kampanyası başlatmış ve kampanyaya çok büyük bir destek sağlanmıştı. İşte Yılmaz ve Ersoy, mahalle sakinlerinin alkışlarını ve tebriklerini alçakgönüllülükle kabul ederken Çemenzar Sokak yakınlarındaki Ece Tekel’in önünde ekmek arası bir şeyler yiyordu. Burada çekilen sahneye tekelin önünden ayrılmayan mahallenin ünlü şişko kedisi de dahil olmuş. 🙂

Gibi evreninde arkadaşlığa ve toplumsal sorunlara önem verildiği kadar spora da önem veriliyor… Bu üç kavram, Yılmaz’ın bir gün yaşlıların banyo yapmasının ne kadar zor olduğunu düşünmesiyle başlayan Yılmaz Bey Banyo bölümünde bir araya gelmişti. Bu bölümde Yılmaz’dan banyo hizmeti almaya karar veren Ercüment ve Niyazi amcalarımız Yılmaz’la geri dönüşü olmayan bir arkadaşlık ilişkisine adım atmaktaydı… Başlarda daha önce hiç yaşlı yıkamadığı için tedirgin olan Yılmaz’ımız, beklediğinden daha iyi anlaştığı Ercüment ve Niyazi amcalarla dışarıda da vakit geçirmeye başlamıştı. İçlerindeki çocuğu ortaya çıkaran bu üç silahşörler, Suadiye sahildeki parkta eğlenirken bir yandan da buradaki spor aletlerinde Yılmaz’ın hediyesi olan içlikleri kabul ederek birtakım kültür fizik hareketleri yapıyorlardı.

Kültür fizik hareketleriyle biraz ısındık mı? Burada vitesi biraz arttırıp, spora hayatında büyük önem veren Yılmaz’ın bir diğer mekanına geçebiliriz. Gelinbaşı bölümünde öğrendiğimiz kadarıyla “tam bir tekvandocu kumaşı olan” ama “işi sebebiyle çok seyahat ettiği için derslere devam edemeyen” Yılmaz’ın kayıt yaptırdığı tekvando kursu Kozyatağı Şakacı Sokak’ta bulunuyor.

Maltepe kültür turizmi

Kadıköy sınırlarından çıkarak Maltepe’ye doğru ilerliyoruz. Küçükyalı, İdealtepe gibi nispeten “nezih” mahallelere ev sahipliği yapan Maltepe ilçesi gerek uzaklığı, gerek ilçede hiçbir şey olmamasıyla çok da iyi bir üne sahip değil. Ancak Gibi dizisi çerçevesinde başlatılacak turlar, bu bölgedeki kültür turizmini canlandırabilir, semte can katabilir!

Bağdat Caddesi’nin İstanbulluların “cadde” olarak bildiği kısmından çıkıp Maltepe’ye bağlandığı ve “minibüs caddesi”ne evrildiği tarafına kayalım… İşiniz düşmeden gitmeyeceğiniz, işinizin de pek düşmeyeceği caddenin Küçükyalı tarafında kalan kısmı aslında çok önemli bir olaya tanıklık etti: Yılmaz’ın sokak röportajı. Tam burada verdiği bir sokak röportajında “kendi aramızda konuştuğumuz, günlük, alelade şeylerden” bahsettiği için toplumsal lince uğrayan Yılmaz, devamında arkadaşlarıyla haftalarca bir mağarada saklanmak zorunda kalmıştı. Sokak röportajının yapıldığı bu nokta tescillenerek turizme kazandırılmalı, insanlar burada fotoğraf çektirip Instagram’da paylaşmak için sıraya girmeli…

Fotoğraflar çekildiyse Maltepe’deki turumuzda ilerliyoruz… İlk sezondaki Vatka bölümü Yılmaz için zorlu bir bölümdü: Tek istediği vatkalı ceket giymek olan Yılmaz, “Dönem faşisti” arkadaşları tarafından dışlanmıştı… Zevkleri ve arkadaşları arasında içsel çekişmeler yaşayan Yılmaz, bu anlarda kendiyle baş başa kalarak Küçükyalı-İdealtepe arasındaki Marmaray hattı boyunca yürümüş, vatandaşlık bilincini asla kaybetmediğinden suya düşen bir eldiveni yerden alıp Marmaray’ın tellerine asmıştı… Vatkalı ceket dikecek terziyi de bu yol üstünde yürürken bulmuştu.

Marmaray hattından biraz ilerleyerek Maltepe’nin içine doğru girelim. Maltepe’nin tam merkezinde bulunan Maltepe Kapalıçarşısı, Gibi evreninde cosplay’cilerin uğrak noktası. Buradaki terzilerin çoğu cosplay dünyasındaki popüler karakterlerin kostümlerine hakim. Çaça ve Cosplay bölümünde Yılmaz, Ersoy ve sevgilisinin kostümlerini diktirmek için kendisine tarif edilen yere gitmiş ama “çok yanlış görünen” Mandosi’de işlerini halledememişti. Ee, kapalıçarşı, alışveriş molası olmadan kültür gezisi olmaz. Gibi turu kapsamında bu bölümün çekildiği dükkanları gezebilir, aynı zamanda ufak tefek alışveriş yapabilirsiniz.

Yılmaz’ın evinin de Maltepe’de olduğuna dair ciddi şüpheler var ama tam olarak nerede olduğu henüz bulunamadı. Yine de sizi ikna edecek kadar ipucum var: İlk sezonda Belçika’daki teyzesinin evinde kalan Yılmaz, ikinci sezonda halasının evine geçmişti. Halasının evinin balkonu, apartman girişlerindeki minik bahçemsiler ve ağaçlar Küçükyalı – İdealtepe çevresine çok benziyor. Bu ev, yolun etrafına mağazaların değil apartmanların dizildiği, çift yönlü akan, geniş bir sokakta. Dolmuş güzergahında da değil. Gibi turuna çıkıp Maltepe kültür turizmine katkıda bulunmak isterseniz bu ipuçlarından yola çıkarak siz de Yılmaz’ın evini bulmamıza yardımcı olabilirsiniz.

Yorulduysanız ve acıktıysanız Yılmaz ve İlkkan’ın “vatka sosyal intihardır” konuşmasını yaptığı Maltepe Tek Büfe’de bir çay-tost molası verebilirsiniz.

Görevimiz Pendik

Gelişmesi, temelini attığımız bu kültür turizmine bağlı olan bi başka semtimize doğru ilerliyoruz: Pendik’teyiz. Burada çok fazla sahne çekilmedi ancak bir kafe var ki… Orada çok önemli kararlar alındı. İkinci sezondaki Kuki bölümünde Sahibe Seher, İlkkan’la (a.k.a. Kuki) tanışmak için Esenyalı Mahallesi’ndeki Saklı Köy Cafe’yi tercih etmişti.

Sahibeler Sitesi anonimliğini koruyor

Bu yazıya başlamadan önce en önemli hedeflerden birisi Sahibeler Sitesi’nin yerini bulmaktı. Bütün ipuçlarını takip etmeme, makyaj sanatçısından ulaşım ekibine kadar jenerikte adı geçen tüm dizi ekibinin paylaşımlarını didik didik etmeme rağmen Sahibeler Sitesi’nin yerini bulamadım. Ancak bazı ipuçlarımız var tabii ki: Herhangi bir yerde çekilebilecek tanışma sahnesinin Pendik’teki bir kafede çekildiğini göz önünde bulundurursak, bu sitenin de Pendik’te olma ihtimali yüksek. Site, beş kattan daha yüksek, cart sarı bloklardan oluşuyor. Evlerin ve apartman girişlerinin genişliğini, dış boyasını düşünürsek deprem öncesi inşa edilen, 25-30 yıllık bir site hissi uyandırıyor. Blokların cart sarı rengi ülkemizde çokça tercih edilen bir renk olduğu için ayırt edici değil; ancak pencerelerin kahverengi çerçeveleri bu siteyi bulmaya yarayabilecek ipuçlarından.

Pendik’e kadar gelmişken İstanbul’dan çıkarak güzel bir yemekle turumuzu sonlandıralım. Bir dinlenme tesisinde sembolizm esintileri içinde çay çorba içmek istediğinizi duyar gibiyim. Küçükyalı’da verdiği sokak röportajının ardından linç edilen Yılmaz ve saz arkadaşları Ersoy ve İlkkan kaçacak yer ararken İzmit-Kandıra yoluna sapmış ve bu yol üstündeki Köfteci Nizam’da mola vermişti. Ancak toplumsal öfke dinlenme tesisine kadar sıçradığı için karakterlerimiz çorbalarına eklenen kurşun ve tesbih gibi nesnelerle karşılaşmışlardı. Yılmaz ve arkadaşlarının aksine, yakın zamanda “günlük, alelade fikirlerinizi” sokak röportajında paylaşmadıysanız gönül rahatlığıyla burada yemek yiyebilirsiniz.

Turumuzu sonlandırırken bu lokasyonların bulunma sürecine değinelim biraz da. Yazıda bahsedilen tüm lokasyonlar biraz içgüdü ve tahmin yürütme, çokça dijital araçlarla ayrıntıların izi sürülerek bulundu. Dizi ekibinin sosyal medya hesaplarını inceleme, nokta atışı Google aramaları yapma, tersten görsel arama ve Google Haritalar’da sokak görünümünü kullanarak uzun yolculuklara çıkma gibi herkesin kullanabileceği dijital araçlardan bahsediyorum. Aynı yöntemleri ex’inizin veya flörtünüzün gönderilerindeki yerleri bulmak için de kullanabileceğinizi benden duymadınız tabii ki (!) Bu yöntemleri yakınlaşmak istediğiniz flörtünüze “Aa o mekanı ben de çok severim” demek için kullanacaksanız unutmayın ki “Yürümek çok da matah bir şey değil!” 🙂

Okuma önerisi – Her şeye müdahil olma refleksimiz ve yılgın bir hoşgörüyle benimsediklerimiz: Gibi dizi incelemesi

editörün seçtikleri