Yazar: Ilgaz Gökırmaklı
28 Temmuz 2022
“Başkası olma, kendin ol! Böyle çok daha güzelsin be Instoş!”

Tüm dünya tek yürek; Instagram’ın bu son güncellemerine karşı isyan halinde. ‘‘Make Instagram, Instagram again’’ başlıklı bir postun etrafında birleştik; takip ettiklerimiz yerine hiçbir şekilde kendi algoritmalarımıza uymayan, oradan oraya savrulan videoları, paylaşımları bize göstermeye başlayan bu sosyal medya platformunun eski günlerine dönmesi için sloganlar atar olduk. (‘‘Eski günler’’ işte arkadaşlarımızı yemek yerken gezip tozarken görüp ‘‘laykladığımız’’, sevdiğimiz mecraların akışına kapıldığımız o tatlı günler…) Ayrıca gerçekten çoğu kullanıcı, Instagram’ın TikTok kitlesini elde etmek için yaptığı bu yeni değişikliklerden, güncellemelerden tam anlamıyla nefret ediyor. Kim Kardashian, Kylie Jenner ve az önce bahsettiğimiz ‘‘Instagram’ı yeniden Instagram yapın’’ postunu beğenen 2 milyon küsur kullanıcı ve bundan yola çıkarak imza kampanyası başlatan yaklaşık 150 bin kişi de…

Meta yani Facebook’un (hatırlarsanız bu sosyal medya devi geçen yıl adını Meta olarak değiştirmiş, bir de Metaverse’ü patlatarak imajını düzeltecek şekilde kendini yenilemeye girişmişti) TikTok’tan “ilham alması”, yani kopyalayıp Instagram’a taşıması yeni bir şey değil. Hatta ondan da önce Snapchat ve YouTube’un kitlelerini Instagram’a çekecek yeniliklere de başvurmuşlardı. Hatta hikaye Facebook’un Snapchat’i satın almak istemesiyle hız kazanmış, Snapchat de bu satışa sıcak bakmayınca Instagram’ın birebir Snapchat’i kopyalayan Story/Hikaye özelliğiyle üzücü bir hal almıştı. Üzücü çünkü hem kopya hem de rakibini bitirme amaçlı hamlelerdi bunlar. YouTube’a karşı çıkarılan IG TV özelliği ise çok kısa zamanda çuvalladı. Instagram, WhatsApp, Oculus Rift derken sosyal medya platformlarında bir tekelleşmeye giden Meta; elde edemediklerini de bizzat kopyalama yolunu seçiyor anlayacağınız. Zuckerberg ve ekibi şimdilerde de TikTok’un potansiyeline takıklar… (Gözlerde dolarlar uçuşuyor…)

Okuma önerisi – İlkokul arkadaşlarımızı bulmanın iyi sonuçlar doğurmayacağı belliydi: Facebook Inc.’in önlenemez yükselişi

Kolaj: Melis Gökçen

Söz konusu TikTok olduğunda, platformun dijital dünyada bir oyun kurucu olduğunu biliyoruz elbette. Hayat kısa, kuşlar uçuyor, dijital platformlar kendilerini yenilemelerin peşinde koşuyor. Tabii bizim de payımıza güncellemeler kalıyor. Instagram’ın ilk günlerini hatırlasanıza… (Siyah çerçeveli o kötü fotoğrafları da…) Elbette bu güncellemeler özellikle kullanım kolaylığı ve güvenlik açıklarını önlemeye yönelik olduğunda bizim de pek bir itirazımız olmuyor. Ancak Meta’nın, rakip platform TikTok’u taklit etmek için yaptığı son güncellemelerle sınırı aşıp sabrımızı taşırdığını söylemememiz lazım. Üstelik, Instagram’ın TikTok’a benzeme çabası yeni bir şey değil. Meta, TikTok’un çalışma prensibinin bel kemiğini oluşturan Reels formatını çok uzun zamandır öne çıkarıyor. Geçen haftalarda Instagram, TikTok ile kesinlikle hiçbir ilgisi olmayan ve hiçbir şekilde kopyalamayan bazı kapsamlı değişiklikler yaptığını duyurdu. Kendi fotoğraflarımızı ve videolarımızı diğer hesaplarınkiyle birleştirmenize olanak tanıyan Remix özelliğine daha fazla seçenek ekledi – tıpkı TikTok gibi.

Okuma önerisi – Zuckerberg kalan son dikkat kırıntımıza da talip: Metaverse’den bir kaçış yok mu?

Ayrıca, 15 dakikadan kısa tüm videoların, normal video gönderileri yerine otomatik olarak, ana sayfada açılan TikTok benzeri tam ekran video formatı olan Reels formatında paylaşılacağını “müjdeledi.” Bu yenilikler de yalnızca arkadaşlarınıza ve takipçilerinize nasıl görüneceğinizi değiştirmekle kalmıyor, eğer hesabınız herkesin erişimine açıksa, sizi tüm Instagram kullancılarının önüne çıkaracağı anlamına geliyor. Bu yeniliklerin temel amacı da özellikle “küçük” nüfuslu içerik üreticilerini videolar aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırmak ve Reels çılgınlığını sonu gelmeyen bir düzene dönüştürmek.

Zaten Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Şubat 2022’de Reels’in şirketin “en hızlı büyüyen içerik formatı” olduğunu duyurmuştu. Biz de bu açıklamanın ardından Instagram’ın, kullanıcıların fikrini çok da umursamadan Reels formatından vazgeçmeyeceğini anlamıştık. Yine paylaşılan verilere göre Instagram’da geçirilen sürenin büyük bir bölümü Reels izlenerek geçiriliyor. ‘‘Meta Adam’’, Reels’in peşini bırakmayacak gibi, bizden söylemesi. Zaten özellikle Reels formatını algoritmalarda öne çıkarması, fotoğraf ve benzeri paylaşımları daha geri planda tutarak görünürlüklerini azaltması sırf Reels formatında içerik üretilmesini zorlamak içindi.

Açıkçası biz de merak ediyoruz bu olayların şirket içinde nasıl geliştiğini. Mesela olağan bir toplantıda birileri çok cesur ve parlak bir fikir sunduğuna inanarak “Hadi, Intagram’ı TikTok’a çevirelim” dedi ve herkes bu fikri alkışlarla kabul mü etti? Yoksa tüm bu değişimlere gelen tepkilerin farkında olmalarına rağmen, Instagram’dan vazgeçemeyeceğimize emin oldukları için ellerindeki bu gücü istediklerini yapabilecekleri bir koza mı dönüştürdüler? Ki bizce ikincisi daha korkunç. 

Üstelik biz kişisel hesaplarımızla parçası olduğumuz bu alemde gerçekleşen bu yeniliklere bile tahammül edemiyorken yaşanan bu değişimlerin, öncelikli gelir kaynağı IG olan yaratıcı endüstriler ve bağımsız işletmeler üzerinde daha büyük etkileri olacağını tahmin etmek çok güç değil.

Hazır işletme hesapları demişken, Kardashian’ların isyanına da değinelim. Bu isyanın bize ne faydası var, ateş olsa cürmü kadar yer yakar diyecekseniz, demeyin. Çünkü dünya Kardashian ailesinden büyük müdür çok emin değiliz… Instagram’ın, kendi platformunda 535 milyon takipçisi varken, Kylie Jenner’ın 361 milyon takipçisi var. Öylesine büyük bir güçleri var ki şirketlerin zarar etmesine bile neden olabiliyorlar. Örneğin, 2018 yılında Jenner’ın Snapchat’i eleştiren tweet’i, ana şirket Snap Inc.’in bir günde 1,3 milyar dolarlık piyasa değeri kaybetmesine neden oldu.

Instagram’ın güncellemelerinin önüne geçme konusunda Jenner’ın nasıl bir etkisi olur şimdilik bilmiyoruz ama o en azından elinden geleni yaptı. Kylie Jenner, hikayesinde başka bir kullanıcının “Instagram eski günlerine dönsün” temalı görüntüsünü paylaştı ve içten bir “PLEASEEEEEE” ekledi. Hemen ardından Kim Kardashian da 1.1 milyondan fazla beğeni alan aynı gönderiyi paylaştı. Gönderideki haklı isyan mesajını da şöyle bırakalım:

Tik tok olmayı bırak, sadece arkadaşlarımın şirin fotoğraflarını görmek istiyorum.

Saygılarımla, 

Herkes

Kardashian-Jenner ailesinin üyeleri de isyan ediyor çünkü Instagram’ın algoritma değişikliği, yeni ve küçük işletmelerin seslerini yükseltmeye öncelik verdiğinden, hali hazırda zaten çok büyük kitleleri olan hesapların görünürlüğünü tehlikeye atabilir. Instagram’ı yalnızca fotoğraf paylaşmak, stalk yapmak ve boş vakit geçirmek için kullanan bizler için de zaten durum can sıkıcı. Çünkü önümüze düşen Reels’ların peşine takılıp gitmekten en yakın arkadaşımızın fotoğrafını bile göremiyoruz. Anlayacağınız dijital dünyada da işler pek istediğimiz gibi gitmiyor.

Bu sırada biz de boş durmadık tabii ki. Kardashian-Jenner ailesi kadar etkili olur mu bilemiyoruz ancak başta Zuckerberg olmak üzere tüm Instagram ahalisine atarlı giderli ve bir o kadar da “ayağınızı denk alın” diyen bir mesajımız var:

“Başkası olma, kendin ol! Böyle çok daha güzelsin be Instoş!”

editörün seçtikleri