Yazar: Eylül Bombacı
6 Ekim 2021
Kendine has bir dünya turu: Islandman’in Godless Ceremony albümüne dadanıyoruz

Tolga Böyük’ün projesi olarak can bulmuş sonrasında da Erdem Başer ve Eralp Güven’in dahil olmasıyla birlikte bir grup olarak yoluna devam etmişti Islandman. O akıcı melodileriyle bizi de peşine takmıştı ta ilk andan itibaren… Konserleriyle Avrupa kıtasının dört bir yanına uzanan, Birleşik Krallık’ta turnelere çıkan ekibin müziği de aslında her anıyla coğrafyaları aşıyor. Farklı müzik türlerini incelikli bir şekilde bir araya getirebilmiş, psikedelik ögeleriyle bizi inandırıcı ama bambaşka bir dünyaya götüren şarkılarında house’tan electronica’ya, etnikten down-tempo’ya uzanan multi-genre bir müzik duymanız çok normal.

Ama asıl beklenen an Eylül ayının 10’uncu gününde geliverdi ve Islandman üçüncü albümünü dinleyicileriyle buluşturdu: Godless Ceremony. Music for Dreams adlı Danimarkalı plak şirketiyle güçlerini birleştiren üçlü belli ki Anadolu’nun etnik havasından, türkülerinden ve kokusundan hiçbir zaman ayrılamayacak. Fakat o aşina olduğumuz sesler eşliğinde yavaş yavaş Anadolu’dan çıkıyor ve bizi farklı diyarlarda da tur attırmaya götürüyor. Her zamanki gibi uzun bir yolculuk var önümüzde.

Aşık Veysel’in ünlü şiiri Kara Toprak ile Anadolu’dan gezintinin kapılarını açıyoruz. Burası bildiğimiz Anadolu değil de sanki alternatif gezegendeki bir başka Anadolu… Kara Toprak’ın benzeri görülmemiş yorumu şimdiden herkesi evinde hissetirmeye başladıysa yolculuğumuza başlamak için gemimizi çalıştırabiliriz. Ayrıca albüm sadece kulak paslarımızı silmeye gelmiyor, bizi bir hikayeye dahil ediyor.

Yolculuğa albümün ikinci şarkısı olan Aku Membawa ile devam ediyoruz. Endonezya’dan tüm dünyaya “Aşk getirmek istiyoruz”. DJ DIVO ve OliO ile birlikte yaptığı bu eğlenceli şarkı Kara Toprak’tan sonra bizi daha da yükseltiyor.  Uzak doğudan daha çok da uzaklaşmamışken rotamızı Kuzey Hindistan’a yöneltiyoruz bir sonraki parçada. Drums of Colca ile denizin dalgaları arasında rüyalar içerisinde davulların solosunu dinliyoruz. Hindistan, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Moğolistan gibi geniş bir coğrafyada sıkça kullanılan ağız kopuzunun enteresan sesi kulaklarımıza doluyor.

Kocaman bir kıta adasını okyanusları da aşarak değiştirmeden iki aktarmayla İstanbul’a iniyoruz. İstanbul Lockdown ile İstanbul’un geçtiğimiz kıştaki bomboş sokaklarında sessiz adımlarımız yankılanırmış gibi dikkatlice yürüyoruz. Bir yanımızda Galata Kulesi diğer yanımızda deniz varken bomboş sokaklar İstanbul’da pek bir garip hissettiriyor. Hüzünlü bir keyfin ardından hoop… Bir anda kendimizi Ekvator’un sıcak sularında buluyoruz. Amarnos Ahora, “bizi şimdi sev” derken Ekvatorlu şarkıcı Huaria’nın etkileyici vokalleriyle içimizi ısıtıyor. Bu sırada perküsyon virtüözü Jacob Andersen ile Bongo Entp. projesi içinden müziğin ritmine apayrı ve bir yandan capcanlı bir hareket katıyor.

Biz bu albümü dinlediğimizde, Islandman’in ve tabii ki müziğinin küresel bir sevgiyle tüm sesleri harmanlayarak kucakladığını söyleyebiliriz. Her dinleyiciyi başka bir diyara götürerek orada yepyeni, beklenmedik karşılaşmalar yaşatacağına eminiz. Biz bu yolculuğa Islandman’in elini tutarak çıktığımıza çok sevindik. Pandemiyle birlikte büyük bir kabusu dünyaca birlikte yaşadık. Şimdi ise zaman Godless Ceremony ile dünya çapında güzel rüyalara dalmakta!

editörün seçtikleri