Advertisement
Koca yürekli adam, Rick Grimes
yazar: Seden Mestan

Vahşi batının olmasa da zombi diyarının en afili kovboylarından Rick Grimes’ın hikayesinde yeni bir bölüm başlıyor. Neyse ki!

Zombi külliyatının en sağlam eserlerinden biri The Walking Dead. Zombi istilasının ardından dümdüz olan bir dünyada yaşayanların ölülerle mücadelesini anlatıyormuş gözükse de, bu aslında olası bir kıyamet senaryosunda, insanların birbirlerine neler edebileceğinin bir tür ön gösterimi. Hem çizgi romanda hem de bundan uyarlanan dizide gördük ki, insanın insana yaptığını, beyin yiyen zombiler bile yapmadı. Öyle sahneler gördük ki, “Bu zavallıyı da keşke zombiler yeseymiş de kurtulsaymış, şu çektiklerine bak” derken bulduk kendimizi…

Robert Kirkman’ın yazdığı ve dizisinden önce de popülerliğin zirvesine yükselen çizgi roman, aslında diziden çok daha sert. Düşünün! Mesela deli Governor, Rick Grimes’ın elini kesiyor ve sezonlar boyunca aslında Rick tek eli olmadan zombilerle ve düşmanlarıyla savaşıyor. Hani dizide ara sıra Rick’in elinde balta görüyoruz ya, aslında o çizgi romana bir gönderme: Çizgi romanda Rick tek eli olmasa da zamanla kendine bir balta ediniyor ve çılgına bağlıyor; herkesleri devirecek kadar güçlü bir hale geliyor.

Ama tabii dizinin esas adamını sezonlar boyunca tek eli olmadan televizyona yansıtmayı sert bulmuş olmalılar ki bu detayı es geçmiş yapımcı ve yönetmenler. Bunun gibi es geçilen çok detay var aslında. Çizgi romanın bire bir televizyona aktarılması beklenemeyeceği için (izleyicinin büyük bir bölümü de çizgi romanı okumadığı için muhtemelen) sadık bir kitle dışında buna itiraz eden pek çıkmadı. Neticede dizi çizgi romanla parelel, kendi evrenini yaratmıştı ve çok sağlam bir şekilde ilerliyordu.

İlerliyordu da, ne zaman tam olarak çizgi romandan saptı, işte dizide bazı şeyler rayından çıkmaya başladı.

Zalımlıkta Governor’ı mumla aratan Negan’ın gelmesiyle başladı aslında her şey. O beyzbol sopalı meşhur kıyım sahnesi, en ufacık detayına kadar insanın rüyasına girecek kadar gerçekçi bir şekilde aktarılmıştı. Televizyonda gördüğümüz en vahşi sahnelerden biriydi. Neler olup bittiğine aldırmazsanız (sanki mümkünmüş gibi) çekim tekniklerine hayran kalabilirdiniz.

Ve hikayenin güzelliğine dair her şey orada bitti. Negan olayının biraz daha uğraştırması ve sonrasında çözülmesi gerekirdi. Çözülmedi. Uzadıkça uzadı. Uzadı. Ve yine uzadı. Sezonlar boyu aynı adamla savaşılmaz ki! Bir noktadan sonra ben zombi dizisi izlediğimizi unutmaya başladım çünkü varsa yoksa Negan… Dizinin dayanışma ve mücadeleye dair o güzel hisleri de un ufak oldu. Hiçbir mesajı olmayan, erkeksi hislerin tavan yaptığı içi boş bir aksiyona dönüştü. Zeka yerini Türk dizisi entrikalarına bıraktı. Tabii daha sert bir şekilde…

Sonra bir de gidip tüm zamanların en badass çocuğunu saçma sapan bir şekilde öldürmediler mi… Gitti güzelim hikaye!

Herhalde dizide Rick Grimes’ı canlandıran Andrew Lincoln’un da canına tak etmiş olmalı ki, “Daha sezonlar boyunca devam edecek bu dizi” diye şen şakrak açıklamalar yaparken, birkaç ay evvel The Walking Dead’den ayrılacağını söyledi.

Evet, Andrew Lincoln, yani Rick Grimes. Yani her şeyi başlatan ve her şeyin etrafında döndüğü adam! Başrolü de bari Negan’a versinler…

Ben diziyi sekizinci sezonun ortalarında bir yerlerde bıraktım sanırım. Carl’ın hazin sonunu gördükten sonra. Bir daha dönüp izlemek bile aklıma gelmedi, o çok sevdiğim, yeni sezonunu izleyebileyim diye koca bir sene beklediğim diziyi… (Babamın çok komik bir lafı vardır, dizinin ortasında öldürülen bir karakter görünce “Parada anlaşamadılar herhalde hızlıca göndermişler” derdi. Carl’ın sonu da öyle oldu sanki. Anlaşılamayan konu para değildi belki. Belki de çocukcağız okula devam etmek, başka projelerde yer almak istedi, kim bilir. Ama bari üslubuna uygun yapsaydınız.)

Haliyle dokuzuncu sezonda neler olduğunu da izlemedim ama neyse ki internet alev alev; her şeyi görmüş gibi oldum.

Andrew Lincoln’ün açıklamalarının ardından, Rick Grimes’ı apar topar sepetlemeye girişmişler anladığım kadarıyla. (Hayır, izlemedim; izlemeyeceğim.) Geçen haftaki bölümde Rick’i öldürür gibi yapmışlar. (Rick ölür mü be!) Sonra da dün akşamki bölümde yaşadığını ama bu yaşama eylemine çok uzaklarda devam edeceğini belli eden bir şeyler yapmışlar. (Hayır, izlemedim; izlemeyeceğim.)

Aslında Rick’i tamamen öldürmemelerinin sebebi ise AMC’nin Rick’in hikayelerini anlatacağı, bir üçleme çekecek olması… Yani evet, Rick dizide değil ama filmlerle karşımıza çıkacak. Oh be! Böylesine varım işte.

Tabii bunda dizinin hayranlarına karşı duydukları bir vicdan borcunun da payı olsa gerek. Zira sezonlarca Rick’in yanında her türlü belaya bulaştık; onun mücadelesi bizim mücadelemiz oldu. Delirdiğinde bile kardeşçe duygularla pataklamak istedik onu… Hikayesinin bu şekilde elimizden alınması üzücü olurdu. Yaşıyorsa nasıl yaşadığını, ölüyorsa da nasıl öldüğünü görmek, hatta yas tutmak hakkımız.

Neyse ki koca yürekli adamla yollarımız henüz ayrılmadı. Tez vakitte buluşuruz umarım.