Yazar: Ilgaz Gökırmaklı
21 Nisan 2022
Dil Oyunları: Kundura DocLab’den dilin imkanları ve ihtimalleri üzerine bir performans atölyesi

Birbirimizi anlamanın ne kadar değerli ve bir o kadar da zor olduğu zamanlardayız. İletişim dediğimiz bu süreç, en bilindik ve pratik yolu konuştuğumuz dil aracılığıyla gerçekleşiyor. Dil öyle büyülü bir şey ki bizi birbirimize bağlayabiliyor. Ama onu bu denli büyülü yapan yönü tam olarak bu değil; o yüzden cümleyi şöyle kurmak belki daha doğru olacaktır: Dil öyle büyülü bir şey ki bizi birbirimize bağlamanın yanı sıra bizi kimi zaman birbirimizden ayırabilecek bir sınırsızlığa ve güce sahip.

Bu durum da aklımıza “Dilin imkanları, ihtimalleri, sınırları neler?” sorusunu düşürüyor aniden. Bu soru daha önce sizin de aklınıza düştü mü bilemiyoruz fakat dikkatinizi çektiyse ya da zaten merak ettiğiniz bir konuysa sizi, dilin imkanları ve ihtimalleri üzerine bir performansa; provasız performanslarla gerçekleşecek bir meydan okumaya davet ediyoruz! (“Ediyoruz” dedik ama aslında davetin asıl sahibi Beykoz Kundura.)

KunduraLab’in 2022’de başlattığı Kundura DocLab, belgesel yapım araçlarını ve yöntemlerini farklı disiplinlerde geliştirmek amacıyla düzenlenen bir oluşum. Kundura DocLab odağını, filmler ve performansların ‘mutfağına’ çevirmiş diyebiliriz aslında. Çünkü bu oluşum, Kundura Sahne ve Kundura Sinema programında yer alan araştırma odaklı film ve performansların yaratıcılarını fiziksel ve çevrimiçi etkinliklerle seyirciyle buluşturmayı hedefliyor. Bu da film ve sahne dünyasından yazarlar, yönetmenler ve bu isimlerin önderliğinde düzenlenecek atölyeler, yani tüm bunların yaratım süreçlerine aralanan bir kapı demek oluyor.

İşte bu atölyelerden ilki, Arjantinli oyuncu, sanatçı ve yazar Rita Pauls ve İngiliz sanatçı ve yönetmen Ant Hampton’ın Türkiye’de ilk kez düzenleyecekleri çalışmaları “Dil Oyunları” olacak. Bu atölye, ses ve dil odaklı performans metodu geliştirmeye odaklanan bir çalışma aslında.

Rita Pauls, yaratıcı disiplinlerle uğraşan bir aileden geliyor. Babası, Arjantin edebiyatının önde gelen yazarlarından ve senarist Alan Pauls. Annesi ise yönetmen ve küratör. Pauls kariyeri boyunca pek çok uluslararası sanatçıyla çalıştı, “La sombra del gallo’’ (2020), “Vigilia en Agosto’’ (2019), “Operation Finale’’ (2018) gibi sinema filmlerinde oynadı. Şimdilerde “The Bardo, Soft Eyes” araştırma projesinde çalışmaya devam ederken bir yandan da psikiyatri klinikleri, özel evler ve bağımsız kültür merkezleri de dahil olmak üzere, Buenos Aires’in yerleşik sanat ortamının ötesindeki mekanlarda şiir ve edebiyat atölyeleri düzenliyor.

Almanya merkezli İngiliz sanatçı ve performans yapımcısı Ant Hampton da atölyenin bir diğer yürütücüsü. Hampton’ın uzmanlık alanlarının başında prova edilmemiş performans durumlarında insanlara rehberlik etme stratejisi geliyor. Pek çok sanatçıyla ortak işler yaratan Hampton, son dönemde çalışmalarını güvenli veya özerk bir alan olarak sanat fikrinden uzaklaştırarak sürdürüyor. Performanslarıyla izleyicilerin de aktif olduğu, kimi zaman riskler aldığı ve “gerçek” sonuçların deneyimlenmesine odaklanıyor diyebiliriz aslında. Performansın sınırlarını zorlamayı seven, katılımcılarla birlikte keşfetmeye öncelik veren bir ikili var karşımızda. Şimdi de “Dil Oyunları” aracılığıyla çok yönlü ve keşiflere açık bir deneyime çağrı yapıyorlar.

Tam bir hafta sürecek bu atölye deneyimi, video, metin, ses ve fotoğraftan oluşan parçalı bir ‘seminer’ ile başlayacak. Bir nevi keşfedilecek sokaklara, insanlara hazırlık diyebiliriz bu aşama için. Devam eden günlerde atölyenin en heyecan verici süreci başlayacak (Evet, sokakları ve keşifleri seviyoruz). Katılımcılar sahaya, yani İstanbul sokaklarına karışacaklar. Sokakları adımlarken, şehri bu kez yabancılarla ‘iletişim’ kurarak keşfetmeye çalışacaklar. İstanbul’un bu atölyedeki konumu ne olacak, şehir ve insanlar bu çalışmaya neler katacak; biz de meraklı ve bir o kadar da heyecanlıyız bu konuda.

Kayıtlar alınacak, tüm veriler toplanacak. Sonra tüm kayıtlar için yeniden buluşacak ekip. Bu kez de atölye yürütücüleri Rita ve Ant’in yönlendirmesinde transkripsiyon stratejilerini, notasyonlarını ve dinleme, prova yapma ve öğrenme ile ilgili çeşitli ipuçlarını öğrenecekler. Şehir ve yabancılarla ‘iletişim’ kurma denemeleri, katılımcılara nasıl malzemeler sunacak kesin bir şey söylemek mümkün olmasa (çünkü sürprizler dolu bir süreç!) da ses ve dil, bilmeye karşı bilmeme, kopyalama ve ‘kanallaştırma’, göç, asimilasyon ve yabancılar arasında karşılıklı güven inşası gibi kavramların konuşulacağı ve yeniden keşfedileceğini tahmin etmek çok zor değil.

Sanatçıların Türkiye’ye özel uyarladıkları “Dil Oyunları” işte bu deneyimler üzerinden ilerleyecek. Böylece katılımcılar, İstanbul’u yeni ve yaratıcı yollarla keşfedecekler. Deneysel alıştırmalar, eylemler ve mikro müdahaleler içeren ve bolca gözlem, kurgu ve kişisel cesaret isteyen bu atölye çalışması, şehirle olan ilişkimizi de sorgulatan bir deneyime dönüşecek bu yönüyle.

İkilinin daha önce Almanya, Fransa ve İzlanda’da da düzenlediği bu atölyenin ortaya çıkma hikayesi de bir o kadar ilgi çekici aslında. “Dil Oyunları” ilhamını, Rita Pauls ve Ant Hampton birlikte dünyayı dolaşarak yarattıkları performansları “Mouth Piece”ten alıyor.

İkili, bu performans için dilini bile bilmedikleri ülkelerde, bir hafta boyunca rastgele otostop çekmeye başlıyorlar. Bu şekilde yol alırken, öğrendikleri tek yerel kelimeyle karşılaştıkları yabancılara bir soru soruyorlar:

“Neyin yeterince konuşulmadığını düşünüyorsun?”

Onlar bilmedikleri bir dilde, tanımadıkları insanlara bu soruyu sorarken, ‘yabancılar’ bir yandan araba sürüyor, bir yandan düşünüyor, konuşmaya çalışıyor ve bu soruya yanıt vermeye çalışıyor. Ant ve Rita, geziden sonra topladıkları bu kayıtları düzenliyor ve bu düzenlemeyi ezbere öğrenmek için birkaç ay harcıyorlar. İkilinin bilmedikleri bir dili özümsemenin ve öğrenmenin yolunu keşfettikleri bu süreç kimi zaman hüzünlü, kimi zaman komik, eğlenceli, düşündürücü ve aldıkları yanıta göre tabii ki meydan okuyan bir deneyime dönüşüyor zaman içinde. Ortaya çıkan ‘Mouth Piece’ de tüm bu deneyimlerden bir kesit sunuyor.

“Dil Oyunları” atölyesinin de benzer deneyimler sunacağını düşünüyoruz. “Acaba katılmalı mıyım, kimler katılmalı ki?” diye düşünüyorsanız size tiyatro, sinema, performans ve dans alanında çalışanlar kadar, dilbilim, sosyoloji, psikoloji ve antropoloji alanlarına meraklılarına da kapılarını açan bir etkinlik olacağını söyleyebiliriz.

Daha fazla bilgi ve “Neyin yeterince konuşulmadığını düşünüyorsun?” sorusunun peşinden koşmak isteyenler, Kundura Sahne’de, 12 Haziran – 18 Haziran 2022 tarihlerinde gerçekleşecek “Dil Oyunları”nın tüm detaylarına buradan ulaşabilir.

 

editörün seçtikleri