Yazar: dadanist
14 Haziran 2021
Kuzey Kore’de K-pop ‘kanseri’: Diktatör Kim Jong-un en sert cezalarla Güney Kore’nin kültürel etkilerini sıfırlamaya kararlı

Güney Kore’yi nasıl bilirsiniz?

Çağı ileriye taşıyan teknolojisiyle mi?

Yenilikçi içerik anlayışıyla alışkanlıkları değiştiren kozmetik sektörüyle mi?

Her türlü dramayı kucaklayan dizileriyle mi? (Yazının geri kalanında bu dizilerden K-drama olarak bahsedilecek.)

Hollywood’u bile (!) çatlatan sinemasıyla mı?

Yoksa tüm dünyada zihinlere dolanan pop müziğiyle mi? (Yazının geri kalanında bu müzikten K-pop olarak bahsedilecek.)

Batı alemi yeni kültürel üretimler söz konusu olduğunda garip bir kısır döngünün içine düşmüş, yeni bir şey yaratmak yerine geçmişi yeniden canlandıracak türlü formüllerle debelenip dururken, Doğu’da tüm haşmetiyle yükseliyor Güney Kore. Hatta pardon, çoktan yükseldi de zirveden dünyanın geri kalanına sesleniyor. Biz şimdi aklımıza ilk gelenleri yazdık ama gaming alemlerinden gastronomiye, mevzu ne olursa olsun son yıllarda Güney Kore dendi mi şöyle bir saygı duruşuna geçiliyor.

Durum böyleyken, hemen yanı başındaki Kuzey Kore endişelenmesin de ne yapsın?

Daha doğrusu, asıl ‘endişelenen’ Kuzey Kore lideri Kim Jong-un. Geçtiğimiz günlerde The New York Times’ta yayınlanan bir habere göre K-drama’ların ve K-pop’un güneyden kuzeye doğru yayılmaya başlaması Kim Jong-un’un fena halde sinirini bozmuş. Hatta daha ileri giderek kültürel anlamda tüm bunlara bir savaş açmaya karar vermiş. ”Kötü bir kanser” olarak nitelendirmiş hatta K-drama ve K-pop’un bünyedeki etkilerini ve Kuzey Kore’yi bu kanserden korumak adına bazı kararlar alınmasını gerekli görmüş. Özellikle de K-drama söz konusu olunca işler oldukça korkunç bir noktaya ulaşıyor.

Seul merkezli haber sitesi Daily NK‘in yazdığına göre Güney Kore dizilerini bulunduran ya da izlerken yakalananların 5 ila 15 yıla kadar çalışma kamplarında cezalandırılacak(mış). Kuzey Kore’nin yasakladığı ürünleri ülkeye getirenlerin ise ölüm cezası da dahil olmak üzere, çok daha korkunç şekillerde cezalandırılacağı söyleniyor. Güney Kore kültürüne atıfta bulunarak ya da onların stilini taklit ederek yazan, konuşan veya şarkı söyleyenler de iki yıla ağır çalışma şartlarıyla cezalandırılabilecekmiş. Mesela bu yasak geçtiğimiz Aralık oyunca çıkarılmış; Kuzey Koreli kadınların sevgililerine ”yoldaş” yerine ”tatlım” anlamına gelen ”oppa” sözcüğüyle hitap etmeye başlaması ülkedeki bazı Güney Kore etkili değişimlere örnek olarak gösteriliyor. Kim Jong-un ise özellikle bu değişimi ”sapıkça” diye nitelendiriyor ve sadece yasaklar getirmediği gibi insanları birbirlerini ihbar etmeleri gerektiği konusunda da tembihliyor. Komşunuzu, eşinizi dostunuzu K-drama izlerken ya da K-pop dinlerken yakalarsanız hemen ispikleyeceksiniz diyor. Ama yine Daily NK’nin haberine göre halk bu yasaklar karşısında birbirini koruyor ve polis baskınları öncesinde haber salarak etrafındakileri dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyarıyormuş.

Biliyorsunuz, tüm bu yasaklar totaliter rejimlerde kontrolün elden gidecek olmasının verdiği korku ve paniklerle birlikte hazırlanır ve uygulamaya koyulur. Güney Kore’nin kültürel anlamdaki bu etkisi ise gerçekten de Kim Jong-un ve ekibinin kontrolünün çok ötesinde artık. Elbette ki Kuzey Kore’de tüm dizilerin veya müziklerin yayınlanması ve paylaşılması yasak (global internet bile yasak) ama tüm bunlar Çin üzerinden flaşdisklerle gizli gizli ülkeye sokuluyor ve yayılıyormuş. Daha önce de tabii kasetler ve CD’lerle ülkeye taşınıyordu şarkılar ve filmler.

Japonya merkezli web sitesi Aisa Press International ise günlük hayattaki bu yasakların giderek daha da sıkı bir hal aldığını belirtiyor. Günlük hayatta Güney Kore aksanının veya tabirlerinin kullanılıp kullanılmadığını görmek için hükümetin telefon mesajlarını, bilgisayar ve defterleri bile kontrol ettiğini söylüyorlar.

Seul Ulusal Üniversitesi tarafından 2018 ile 2019 yıllarında Kuzey Kore’den kaçan 116 kişiyle yapılan ankette neredeyse katılanların yarısı Kuzey Kore’deyken Güney Kore yayınlarını izlediklerini söylemiş. Kuzey Kore’de içeriden haber alınamadığı için ancak gizli kaynaklar ve dışarıya çıkabilenler sayesinde ancak bu tür bilgilere ulaşılabiliyor ve kültürel anlamda bu yeni uygulamalar belli ki Kuzey Kore’nin dış dünyayla son kültürel bağlarını da koparmaya çalışıyor.

editörün seçtikleri