Marvel evreninde 4. evre: İlk altı bölümü ve göndermeleriyle WandaVision incelemesi
yazar: Gamze Akyol

WandaVision incelemesi: Sonunda Marvel evreninde 4. evreye girmiş bulunuyoruz. İlk altı bölüm yayınlandı bile, türlü göndermeler eşliğinde…

Avengers: Endgame’in hepimizi tarumar eden finalinden sonra yaşananlara Spider-Man: Far From Home filmiyle biraz göz atabilmiştik. Bu filmle birlikte 3. Evre filmlerini tamamlayan Marvel, 4. Evreyi planladıklarından farklı bir şekilde WandaVision ile açtı. Planlanan takvim pandemiyle altüst olunca, Marvel evreninin en güçlüsü olduğundan nerdeyse emin olduğumuz Wanda Maximoff’un dizisini ilk sıraya aldılar. Bizim ise canımıza minnet, gelin bu sürprizlerle dolu Marvel dizisinin ilk altı bölümünü, son bölümlerde ortalık iyice karışmadan enine boyuna bir konuşalım.

Önce biraz hafızalarımızı tazeleyelim isterseniz. Tabii bu tazeleme kısmı şu ana kadar yayınlanan Marvel filmleriyle ilgili bir sürü spoiler içerecek haliyle. Hâlâ izlemediyseniz (Ne?!), izlemelisiniz…

Avengers ekibimiz en son, şu ana kadar görmediğimiz kudrette bir kötüyle yani Thanos’la bol kayıplı bir savaş verdi. Thanos’un sonsuzluk taşlarını toplamasına bir türlü engel olamadılar ve son olarak Vision’daki zihin taşını da söküp alan (ve Vision’u öldüren) Thanos nihai hedefine ulaştı. Bir parmak hareketiyle evrendeki canlıların yarısını toz duman etti. Bu olaydan beş yıl sonrasında geçen Endgame filmimizde ise Avengers ekibimiz yine yüzümüzü kara çıkartmadılar ve bu yok olan insanları biraz kafamızı karıştıran ama çok iyi düşünülmüş bir planla ve büyük fedakarlıklarla geri getirdiler. Bu filmde kendilerini feda eden kahramanlarımız Black Widow ve Iron Man’ı gözü yaşlı bir şekilde andıktan sonra WandaVision dizisinin zamanına geliyoruz.

Spider-Man: Far From Home ile yakın zamanlarda, 2023 yılında geçiyor WandaVision. Yani yok olan insanların geri gelmelerinden yaklaşık birkaç hafta sonrasından başlıyor. Bu kısım önemli çünkü bizim en çok merak ettiğimiz konulardan biriydi bu durum ve Spider-Man’de bu olayı kısacık ve pek ciddiye almayarak anlatmışlardı. WandaVision’da ise hem yok olan insanların geri gelmesiyle oluşan karmaşaya bizzat şahit olduk hem de bu yaşananların ne kadar travmatik olduğunu fark ettik. Ki zaten bizim geçmişi travmalarla dolu, daha kardeşi Pietro’nun kaybını atlatamamış Wanda’mızı henüz son kayıplarla yüzleşmemiş bir hâlde bırakmıştık. Bu son savaşta çocukluğundan beri düşman olarak gördüğü ama son zamanlarda yan yana savaştığı Tony Stark’ı, yakın arkadaşları Natasha Romanoff ve Steve Rogers’ı (kaptanlığı bıraktığı için onu da saydım burada) ve de tek aşkı Vision’u kaybetti. Güçleriyle neler yapabileceğinin henüz farkında olmayan, yaslı ve de öfkeli bir büyücü olan Wanda’nın tüm bu acılarını yaşamadığı bir gerçeklikte geçen hayatını izliyoruz WandaVision’da. Bu gerçekliğe elbette dışarıdan ya da içerden bir müdahale geleceğini ve bozulacağını tahmin etmek zor değil. Yine de ilk 6 bölüm itibariyle beklediğimizden çok daha iyi yazılmış bir WandaVision izliyoruz diyebilirim. WandaVision’un son bölümlerinden sonra yaşananları ise Doctor Strange’in 2. filminde izlemeye devam edeceğiz.

Yıllar önce Elizabeth Olsen’a Wanda’nın hangi çizgi romanda geçen hikayesinin çekilmesini istediğini soruyorlar. Olsen, House of M diyor ve muhtemelen böyle bir şey olmayacak diye de ekliyor. Çünkü House of M’in hikayesi Marvel’da görmeye pek alışık olmadığımız karanlık bir tona sahip. Endgame ile Wanda’yı, House of M’in başlaması için gerekli ruh haline sokan Marvel, WandaVision dizisiyle Olsen’ın hayallerini gerçeğe dönüştürdü diyebiliriz. Yani House of M çizgi romanında geçen Mephisto’lu hikaye anlatılıyor bu dizide (büyük ihtimalle). WandaVision’un ilk bölümleri daha önceden yayınlanan ve çok sevilmiş gerçek sitcom’lardan esinlenmeler taşıyor. Detaylarda hayranlık duyulası birçok gönderme var, oralara spoiler kısmında değineceğim. Her bölümüyle bu karanlık tonun daha baskın bir şekilde hissedildiği bu heyecan verici dizinin derinlerine dalalım beraber. Ondan önce, WandaVision’un kesinlikle spoiler’dan kaçınarak izlenmesi gerektiğinin ve bu zorlu görevi başarabilirseniz diziden çok daha keyif alabileceğinizin altını çizerek uyarıyı konduralım.

Buradan sonrası spoiler!

Birinci ve ikinci bölümler

WandaVision’un ilk iki bölümü birlikte yayınlandı, biz de birlikte yorumlayalım.

Öncelikle yenilenmiş Marvel açılışını izleyince sizin de tüyleriniz diken diken oldu mu? Özlemişiz valla. Çoğunlukla savaşa hazır vaziyette gördüğümüz en güçlü kahramanlarımızdan ikisinin yeni evli “normal” bir çift olarak evlerine girişleriyle başlıyor ilk bölüm. O kadar mutlu ve de tatlılar ki birlikte, Wanda’nın bu gerçekliği neden oluşturduğunu hatırlatıyorlar resmen bize. Kısa bir süre sonra cadımız pardon komşumuz Agnes’le tanışıyoruz. Agnes’in House of M’de etkili bir rolü olan cadı Agatha Harkness olduğu bariz. Wanda’nın bu hayata adapte olmasına yardım ediyor sık sık. Tatlı tatlı ilerleyen Wanda-Vision evliliği, Wanda’nın travmalarına göndermeler taşıyan reklamlarla kesintiye uğruyor arada.

İlk bölümümüzde çiftimizin Vision’ın patronunu yemekte ağırladıkları sahne ile bu sahte gerçekliğin kırıldığı bir an yaşıyoruz. Wanda’dan ilk defa “evil” enerjisi aldığımız yer burası. İkinci bölümün başında ise Wanda bahçesine düşen bir oyuncak helikopter buluyor. Her şeyin siyah beyaz olmasına rağmen bu helikopterin renkli olması önemli bir detay. Sonradan, bu helikopterin aslında Monica Rambeau tarafından gönderilen bir drone olduğunu öğreniyoruz. Zaten kısa bir süre sonra da Monica’nın kendisini görüyoruz. Kendisini görmemiz, Monica’nın kim olduğunu hatırlayanlar için güzel bir sürpriz oluyor (Monica, Kaptan Marvel’ın en yakın arkadaşı ve SWORD’un kurucusu olduğunu öğrendiğimiz Maria Rambaeu’un kızı) Bu sıralarda Wanda’ya yanındaki radyodan ulaşmaya çalışan bir ses duyuyoruz. Ajan Jimmy Woo’ya ait olduğunu öğreneceğimiz bu sesin sahibi hakkında teoriler havada uçuşuyor yeni bölüme kadar.

Wanda ve Vision’ın bir takım sihir numaralarının ardından peş peşe sürprizler geliyor bölüm sonunda. Wanda’nın hamileliği, kanalizasyondan çıkan arı kostümlü gizemli bir adam ve sitcom’umuzun renklenmesi. Arı kostümlü adama epey bir anlam yüklenmeye çalışıldı ama aslında kendisi, içeriden bilgi alması için gönderilen ama bu gerçekliğe adım atınca Wanda’nın etkisi altına giren sıradan bir SWORD ajanı.

Göndermelere ve teorilere göz atalım bir de:

  • 50’li yıllarda geçen ilk bölümde The Dick Van Dyke Show, I Love Lucy ve Leave It to Beaver’den, 60’lı yıllarda geçen ikinci bölümde ise Bewitched  ve  I Dream of Jeannie sitcomlarından esinlenmeler var. Her bölümün jeneriği bu sitcomlardan birinin uyarlaması oluyor.
  • Wanda’ın Vision’a ithafen “kocam ve yok edilemez kafası” demesi. Önce Wanda tarafından en son ise Thanos tarafından kafası parçalanarak zihin taşı alınan Vision görüntüsü geliyor aklınıza muhtemelen.
  • İlk reklam Stark Industries tarafından üretilmiş, bir saatli bomba misali öten tost makinesi. Wanda ve ailesi Stark tarafından üretilen bombalar yüzünden kara günler yaşamışlardı hatırlarsanız. Wanda ve Pietro henüz daha 10 yaşındayken, 2 gün boyunca hemen yanlarına düşen bir Stark bombasının patlamasını bekledikleri kötü bir anıları vardı (ilk travma-ilk reklam). İkinci reklam ise Wanda ve Pietro’yu yıllarca üslerine hapsedip, kendileri için çalışan birer süper-askere dönüştürmeye çabalayan Hydra ile ilgili. Bu gönderme de ortasında Hydra yazan bir saat reklamıyla yapılıyor.
  • İlk bölümde sofradaki şarabın üzerinde yazan “Maison du Mepris” yazısına bakalım. “House of Contempt” yani aşağılama evi anlamına geliyor bu yazı. Bu dizinin kötüsünün House of M’de Wanda’nın üzerinde büyük etkisi olan Mephisto olacağını tahmin ediyoruz demiştik. Bu yazıda hem Wanda ve Vision’un ikiz çocuk sahibi oldukları House of M çizgi romanına hem de Mephisto’ya bir gönderme var.

Üçüncü bölüm

70’li yıllarda geçen üçüncü bölümümüzde her şey birden hız kazanıyor. Wanda’nın hamileliği kısa sürede nihayete eriyor ve ikiz bebeklerimiz dünyaya geliyor. Bu bölümde Vision’un yavaş yavaş bir şeyleri sorgulamaya başladığını görüyoruz. Wanda’nın da gerçekten burada neler yaşandığından haberi yokmuş gibi tepkiler vermesi bu gerçekliğin Wanda’nın kendi isteğiyle mi yoksa Mephisto tarafından manipüle edilerek oluşturulduğu konusunda çelişkide bırakıyor bizi.

Wanda ikizlerini doğurmak üzereyken Monica geliyor ve Wanda’nın doğumuna yardım ediyor. Bu arada Wanda’nın güçleriyle kasabayı epey sarstığını görüyoruz. Bölümün sonunda ise ikizlerini kucağına alan Wanda, bu dizide görmeyi çok istediğimiz bir isimden yani kardeşi Pietro’dan bahsediyor. Pietro’dan bahsedince Monica da hatırlıyor gerçekleri ve Ultron’u anıyor. Bunun üzerine Wanda’nın gerçekleri duymaya hiç tahammülü olmadığını görüyoruz, Monica’yı direkt bu gerçekliğin dışına yolluyor. Bu bölümün sonu karanlık Wanda’yı gördüğümüz ürpertici bir sondu. Elizabeth Olsen buradaki oyunculuğuyla alkışları hak ediyor elbette.

  • The Brady Bunch, The Partridge Family, The Mary Tyler Moore Show ve The Courtship of Eddie’s Father gibi sitcom’lara selam yolluyoruz 3. bölümde.
  • Bu bölümdeki sabun reklamının göndermesi artık epey açık. Hem Wanda’nın yarattığı  gerçekliğine “tamamen sana ait bir dünyaya kaç” diyerek hem de sabunun da markası olan Hydra’ya gönderme var.
  • Herb ve Agnes’in Vision’la yaptığı tuhaf konuşmaya bakalım. Herb, Wanda içerde doğum yapmaya çabalarken dışarıda duvarı kesiyor testereyle. Bunu neden yaptığını açıklayamıyor ama yine de yapmaya devam ediyor. Wanda içerde kötü anılarını hatırladığı sırada ise Agnes ve Herb, Vision’la daha önce görmediğimiz bir şekilde konuşuyorlar. Bu tuhaf olayların hepsi, Wanda’nın konsantrasyonunu kaybettiği sıralarda oluyor. Yani herkesin eylemlerini kontrol eden kişinin Wanda olduğunu ve bunu bir an bile bıraktığında insanların davranışlarının nasıl değiştiğini görmemiz açısından güzel bir sahneydi.

Dördüncü bölüm

Dördüncü bölümün açılış sahnesinde yine tüylerimiz diken diken oluyor. Kaptan Marvel’ın sesinden Lieutenant Trouble seslenmesi eşliğinde Monica’nın kaybolduğu yerde, yani annesinin yatağının baş ucunda Hulk’ın parmağını şıklatmasıyla yeniden var olmasını izliyoruz. Bu olaylar sırasında yaşanan karmaşa çok iyi anlatılmış burada. Düşünün, 5 yıldır yoksunuz ama siz farkında değilsiniz, sizsiz hayat devam etmiş. Çok korkunç bir durum değil mi? Bu girişle birlikte ekrana kitlemeyi başarıyorlar bizi.

Bu bölüm Wanda’nın oluşturduğu gerçekliğin dışında, SWORD ajanlarının arasında mekik dokuduğumuz bir bölüm. Wanda’nın gerçekten var olan bir kasabayı etkisi altına aldığını ve etrafındaki insanların da hafızalarıyla oynadığını öğreniyoruz. Ant-Man’den tanıdığımız Ajan Jimmy Woo sonunda kart numaralarını öğrenmiş ve SWORD’da çalışan yetkili biri olmuş. Ve Thor filminde tanıştığımız, Jane Foster’ın asistanlığını yapan astrofizikçi Darcy Lewis’in de içinde olduğu bir ekip çağırmışlar bu olayı çözebilmek için. Bu eski dostları görmek yine gülümsetiyor hepimizi. Günlerdir çözemedikleri bu enerji alanını Darcy gelir gelmez şıp diye çözüyor ama yine de cevaplanması gereken birçok soru var. Arı kostümlü adam, Monica’nın bu gerçekliğin içine nasıl girip çıktığı gibi konular aydınlanıyor. Wanda’nın ise Monica’yla arasında geçen konuşmadan etkilendiğini görebiliyoruz. Vision’ı en son haliyle yani ölü haliyle görmesi hepimizi ürkütüyor ama Wanda çabucak değiştiriyor bu durumu, henüz gerçeklerle yüzleşmeye hiç niyeti yok. Bu bölümde göndermelerin ve teorilerin çoğunu Jimmy ve Darcy bizim yerimize yaptılar, onları izlemek çok zevkliydi.

WandaVision izlerken biz… (Temsili değil.)

Beşinci bölüm

İlk dört bölümde her yeni bölümün bir öncekinden daha iyi olduğu konusunda herkes hemfikirken beşinci bölüm de bunu kanıtlıyor. Hem “Hex”in içinde hem de dışında yaşananları eşzamanlı olarak izliyoruz. Wanda ve Vision’un ikizleri Tommy ve Billy’nin de süper güçleri olduğunu ve kendilerini istedikleri yaşa büyütebildiklerini görüyoruz. Wanda’nın güçlerinin ikizlere işlememesi ise ikizlerin sahip olduğu güçlerin ne kadar büyük olduğunun bir göstergesi gibi. Merak ettiğimiz bir başka olay da yani Vision’un nasıl dirildiği de kısmen aydınlatılıyor. Wanda’nın muhtemelen Tony’nin cenazesinden kısa bir süre sonra SWORD’u basıp Vision’ın robotik bedenini kaçırdığını görüyoruz. Yani Vision’ı gerçekten yeniden canlandırmış Wanda güçleriyle. Bu da Vision’un Wanda’ya nasıl kafa tutabildiğini anlatıyor bize. Sonuçta Wanda her ne kadar güçlü bir büyücü olsa da Vision da sonuçta zihin taşının gücüyle var olmuş üstün bir Synthezoid.

Agnes’ın da bu bölümde artık rolünü saklamaya hiç gerek duymadığını, iyice aileye dahil olduğunu görüyoruz. Bölümün en güzel ters köşelerinden birini Wanda’nın Hex’den aniden çıkıp SWORD’a gözdağı verdiği harika sahneyle izliyoruz. Wanda’nın Scarlet Witch lakabını almasına az kaldı artık, hissedebiliyoruz bunu. Finaldeki büyük sürprizle yani X-Men evreninin Quicksilver’ının gelmesiyle çoklu evrenler teorisini destekliyorlar ve bizlere ufak bir şok yaşatıyorlar. Darcy’nin X-Men’in Pietro’sunu görünce “She recast Pietro?” tepkisi Evan Peters’ın canlandırdığı Pietro’nun, Avengers: Ultron Age’de kaybettiğimiz Pietro olmadığını anlatıyor aslında. Böylece Marvel’ın Fox’u dolayısıyla X-Men karakterlerini satın almasıyla, mutantları ve buradaki birçok kahramanı da ilerleyen yapımlarda izleyeceğimizi anlamış oluyoruz. Quicksilver bu kahramanların ilki oluyor. Biz senin sağ gösterip sol vuruşunu sevdik Marvel…

  • 80’lı yıllarda geçen Full House, Family Ties, Growing Pains ve Step by Step’ten ilham alınan bir bölüm.
  • Bu bölümde gördüğümüz Lagos markalı kağıt havlu reklamı, Wanda’nın Avengers ekibiyle birlikte gittiği ilk görev yerlerinden birine yani Lagos’a gönderme. Burada Wanda istemeden de olsa güçleriyle bir grup insanın ölümüne sebep oluyordu.
  • Wanda Hex’in dışına çıktığında kendisini ilk tanıdığımız zamanki Sokova aksanı geri geliyor. Halbuki Wanda Avengers’a katıldıktan sonra belki de onlara daha iyi ayak uydurmak için bu aksanı bırakmıştı. Ama artık görüyoruz ki Wanda’nın böyle bir çabası yok. Bir yerlere uymaya çalışmıyor çünkü kendi kurallarıyla yarattığı bir dünyası var artık. Tabi bu aksan konusu Pietro’nun dediği gibi önemsiz bir detay da olabilir.
  • Monica’nın neden çok sevdiği Kaptan Marvel’ın adını duyunca yüzünün değiştiğini tahmin edelim bir de. Kaptan Marvel filminde Carol, uzaydaki işlerine geri dönmeden önce Monica’ya “siz daha anlamadan dönmüş olacağım” diyor. Ama Captain Marvel’ın sonunda gördük ki Carol yıllar sonra Fury’nin çağrısıyla dönüyor dünyaya. E bu da epey uzun bir zaman. Monica’nın annesi Maria’nın kanserle savaştığı yani insanların kaybolduğu zamanlarda Kaptan Marvel’ın dünyada olmadığını anlıyoruz. Monica bu sebeple Carol’a kızgın muhtemelen. 6. bölümdeki Hayward-Monica tartışmasında da Hayward bu yarasına basıyor Monica’nın.

Altıncı bölüm

Fragmanda gördüğümüzden beri merakla beklediğimiz Halloween bölümüne sonunda kavuşuyoruz. Artık Quicksilver’ın da gelmesiyle Wanda’nın bu yapay ailesi tamamlanmış gibi duruyor. Ama küçük bir problem var; bu Pietro, Wanda’nın birlikte büyüdüğü Pietro değil. Bu konudaki soru işaretleri de, Pietro’yla Wanda’nın çocukluk anılarının farklı olduğunu görmemizle silindi diyebilirim. Vision’ın şüpheleri ise geçtiğimiz bölümün sonunda bıraktığımız yerden devam ediyor. Wanda, Pietro ve çocuklar Halloween için sokaklardayken, Vision kasabanın daha önce gitmediği yerlerini keşfe çıkıyor. Hex’in sınırına yakın yerdeki insanların ne hâlde olduklarını görüyoruz Vision’la birlikte. Gerçek dünya ile Wanda’nın dünyası arasında sıkışmışlar ve ne ölüler ne de yaşıyorlar. Acı içinde oldukları belli.

Vision, Agnes’le yaptığı küçük ve ürkütücü konuşmanın ardından artık bu işe bir el atmaya karar veriyor. Ama Vision’ın Hex’den dışarı çıkıp yardım isteme çabası başarısız oluyor. Billy’nin yardımı ve Wanda’nın Hex’in alanını genişletmesiyle kurtuluyor ölümden. Vision kurtuluyor belki ama Darcy’i Hex’in içinde, Ajan Loo ve Monica’yı ise bir bilinmezlikte bıraktık maalesef. Bu bölümün en güzel kısımları ise kesinlikle ikizlerin güçlerini görmemizdi. Tommy’nin dayısı gibi bir hız gücüne, Billy’nin ise annesi gibi mistik güçlere (hatta belki annesinden daha fazla) sahip olduğunu gördük. Resmen nur topu gibi mutantlarımız oldu 6. bölümle birlikte.

  • Jenerik ve bölüm konsepti Malcolm in the Middle sitcom’undan alınmış.
  • Bu bölümün reklamının göndermesi öncekilerden biraz daha karmaşıktı: Sadece hayatta kalanlar için bir atıştırmalık olan Yo-Magic. Wanda ve Pietro, Hydra’nın deneyleri için seçtiği yetimlerdendi hatırlarsanız. Ve bu deneylerden sağ çıkan tek kişiler de onlardı. Yani deneyden sağ çıktılar, güçlendiler ve bir atıştırmalığı hak ettiler! Ama reklamdan bir önceki sahnede, bir nevi arafta kaldıklarını gördüğümüz insanlara da epey benziyordu reklamdaki çocuğun durumu. Yani kurtarılmak için bir “sihre” muhtaç, yalnız ve de çaresiz. Güzel göndermeler taşıyordu sonuç olarak.
  • Pietro ve Wanda arasında geçen sohbetler yine kafamızı allak bullak etti. Pietro’nun her şeyin farkında olması, buraya geliş amacının Wanda’ya yine acı ve yas duygusunu hissettirmek olduğunu söylemesi tuhaftı. Eğer Pietro’yu Wanda bu evrene getirdiyse, bu ona neden daha fazla acı vermek için olsun ki? Wanda’nın acı içindeyken ne kadar güçlü olduğunu biliyoruz gerçi, ama sırf daha güçlü olabilmek için böyle bir şey yaptığını sanmam. Wanda’yı ve gerçekliğini etkileyen daha güçlü birinin yani Mephisto’nun Wanda ve bu yarattığı gerçeklik üzerinde sandığımızdan daha büyük etkileri olduğunu göreceğiz gibi.
  • Ve son olarak Wanda’nın daha az önce Hex için bunu nasıl yaptığımı bilmiyorum demesi ama hemen sonra konu Vision olunca bilinçli bir şekilde Hex’in alanını genişletmesi de yine ürkütücüydü. Dışardaki SWORD ajanlarının Wanda’yı kızdırdıkları için resmen birer palyaçoya ve tüm SWORD kampının bir sirke dönüştüğünü gördük. Vision’ın ise Hex’in dışına çıkmasına izni olmadığı için mi yoksa Hex’in dışına çıktığında eski, parçalanmış haline geri döndüğü için mi dışarıda yaşayamadığını tam anlayamadık.

Sonuç olarak, Wanda’nın uzun süren acı ve yas döneminden sonra en sonunda kavuştuğu ailesini bırakmaya hiç niyetinin olmadığını iyice anladık ilk altı bölümde. Son üç bölümde ise, Avengers ekibinden birilerinin Wanda’ya müdahale etmek için gelmesini ve aklımızdaki soru işaretlerini gidermelerini bekliyoruz. Hâlâ beklediğimiz birçok karakter daha girmedi diziye ve öyle görünüyor ki bol sürprizli bir final bizi bekliyor.