Yazar: Gamze Akyol
29 Kasım 2021
Mendilleri Pearson’lar için son defa hazırlayın: This Is Us final sezonu hakkında neler biliyoruz?

Her veda acıdır ama işin içinde Pearson’lar olunca daha çok acıtır… Evet, güzel olan her şey gibi This Is Us’ın da sonuna geliyoruz artık. NBC’nin en çok izlenen dizilerinden biri olan ve seyircisini her daim sarıp sarmalayan (ve bir o kadar da hırpalayan) This Is Us, altıncı sezonuyla beraber ekranlara veda etmeye hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde çoğunlukla geçmiş bölümlerden ve ortak anılarımızdan hazırladıkları duygu yüklü bir kolajdan ve birkaç yeni sahneden oluşan bir trailer yayınladılar. Ve iki dakikalık bu trailer’la bile tüylerimizi diken diken etmeyi, gözlerimizi doldurmayı başardılar, boğazımızı düğüm düğüm etmeyi başardılar. (Klasik Pearson’lar.) Yani sezonlarca kalbimizi parçaladıkları yetmemiş gibi bir kere daha sağlam bir şekilde vurmak istediler belli ki. 4 Ocak 2022’de başlayacak yeni sezon öncesi mendillerinizi hazırlayın, koltuklarınıza kurulun ve en duygusal sezonlardan birine kendinizi şimdiden hazırlayın. Kim bilir son vuruşu nasıl yapacaklar?!

This Is Us hayatımıza 2016 yılında, Dan Fogelman sayesinde girdi ve kalbimizi fethetti diyebiliriz. Her şey Jack ve Rebecca’nın ekranlardan umut taşıran, kalpleri sevgiyle dolduran o aşklarıyla başladı. Daha sonra Pearson çiftiyle beraber hastane koridorlarında koştururken bulduk kendimizi. Rebecca üçüzlerini doğurmak, Jack ise heyecandan bayılmak üzereydi. Maalesef doğum umduğumuz gibi gitmedi; üçüzlerden birini doğum sırasında kaybettik. Hayat bu ya, minik Kyle’ı kaybettiğimiz sıralarda hastaneye kimsesiz, terk edilmiş bir bebek getirildi. Ve bizim koca yürekli çiftimiz bu acı kayıplarını bu kimsesiz bebeği, yani Randall’ı evlat edinerek bir nebze de olsa dindirmeye çalıştılar. Sonra evimize Randall, Kate ve Kevin ile birlikte geldik ve kendimizi bu koca Pearson ailesiyle beraber bir koşturmaca içinde bulduk, onlardan biri gibi hissetmeye başladık. Bu andan sonra bir gelecekte bir geçmişteydik; bu ailenin tüm iyi/kötü günlerine tanık olduk, onlarla şaşırdık onlarla ağladık onlarla güldük. Ve fark ettiğiniz üzere onları sonuna kadar sahiplendik. Çünkü This Is Us dünyanın neresinde olursanız olun, hangi dili konuşursanız konuşun, hangi aileye doğmuş olursanız olun sizi de bir Pearson gibi hissettirmeyi başarıyor. Bazen ekranda gördüğünüz ufak bir tartışmada bazen de ufak bir dokunuşta kendinizden, hayatınızdan bir şeyler bulabiliyor, hissediyorsunuz. Ve belki de This Is Us en çok da bizi olabildiğince insan hissettirdiği için bu kadar seviliyor; hatalarımızın, pişmanlıklarımızın, eksikliklerimizin, farklılıklarımızın bizim bir parçamız olduğunu sık sık hatırlatıyor.

Season 2 Nbc GIF by This Is Us - Find & Share on GIPHY

Ve This Is Us’ın bu başarısının altında tabii ki Dan Fogelman ve Isaac Aptaker’in liderliği üstlendikleri koca bir yaratıcı ekip yatıyor. Toplam 10 kişiden oluşan bu ekibin içinde kadın ve erkek, siyahi ve beyaz birçok katılımcı var. Bu kişilerin ırklarını ve cinsiyetlerini özellikle belirtik çünkü Fogelman ve Aptaker’ın bu çeşitliliğe sadık kalma isteklerini sizinle paylaşmak istedik. Farklı geçmişlerden gelmiş bu 10 kişi düzenli olarak Fogelman ve Aptaker ile gündelik hayatlarını, geçmişlerini, planlarını paylaşıyorlar (bir nevi grup terapisi gibi düşünün). Daha sonra ise yetenekli yazarlarımız bu insanlardan esinlenerek karakterlerin hayatını, kişiliklerini, korkularını kaleme döküyorlar. Ayrıca bu 10 kişi zaman zaman senaryoya da müdahale edebiliyor, kendi hikayelerinden esinlendikleri yerlerde söz hakları oluyor. İşte tam da bu nedenle bu kadar gerçek hissettiriyor her bir karakter. Sizi This Is Us’a başlamak için yeterince gaza getirdiysek, yazının bundan sonrası için geçmiş sezonları yad etmek, gelecek sezon hakkında bildiklerimizi paylaşmak üzere spoiler uyarımızı koyalım ve artık final sezonundan beklediklerimizi konuşmaya başlayalım…

Buralar hep spoiler…

Geride bıraktığımız beş sezonda birçok şey yaşadık beraber. Kevin’ın alkolle, Kate’in obeziteyle, Randall’ın panik ataklarıyla verdiği savaşlara, Jack ve Rebecca’nın ilişkilerinin her aşamasını yakından tanık olduk. Flaschback’lerle sık sık geçmişe gittik. Jack’in ölümüyle beraber kalbimizin bir kısmını orada bıraktık hatta, bir kısmını da William’da. Ve biz daha bu kayıpları kabullenememişken bizden şimdi de herkese veda etmemizi bekliyorlar. Biz bu sona ne kadar sitem etsek de Fogelman’ın planı başından beri altıncı sezonda diziyi bitirmekmiş bu arada. “Sona gelmek her ne kadar üzücü olsa da NBC’ye diziyi nasıl ve ne zaman bitirme kararını bize bıraktığı için minnettarız. İnişi doğru yapabilmek için çok çalışacağız. Biz hiçbir zaman 18 sezon sürecek bir TV dizisi yapmak için yola çıkmadık. Bu yüzden başından beri bir planımız, yazdığımız bir senaryomuz vardı. Altıncı sezona geldiğimizde bu aileye ne olduğu hakkında birçok bilgiye sahip olacaksınız ve geriye bir çözüm kalacak. Bence dizi en iyi şekilde sona erecek, bu son çok normal ve sessiz olacak” diyor Fogelman. Birlikte geçirdiğimiz beş senenin ardından sözüne güveneceğimizi biliyoruz biz de. Görünen o ki This Is Us hayatımıza nasıl sessiz ve derinden girdiyse öyle de çıkacak.

Evet, beşinci sezonun sonunda her sezon sonunda olduğu gibi bir sürpriz bizi bekliyordu hatırlarsanız. Geleceği muallakta olan hikayelerden biri olan Kevin ve Madison’ın ilişkilerinin nasıl biteceğini aşağı yukarı görmüş olduk. Kevin çocuklarının annesi Madison’la da her ne kadar istese de bir ilişki yürütemedi. Ama en azından ona karşı dürüst oldu, ona aşık olmadığını açık etti. Beth ve Randall cephesinde ise üzerlerinde geçtiğimiz sezon dolaşan kara bulutlar dağıldı. Kevin’ın, babasının hayalini yaşattığı minik malikanesine gittiğimiz gelecekte gördük ki bu çiftimizin evlilikleri hâlâ ayakta. (Oh çok şükür!) Ve geriye Kate ve Toby kalmıştı. Yine geleceğe ışınlandığımız bir sahne de Toby’i yalnız başına, yine kilo problemleriyle boğuşurken ve Kate’siz görmüştük. Ve beşinci sezonun finalindeki sürprizle beraber Kate ve Toby’nin de o yürek ısıtan romantizmi gerçekten son bulmuş olabileceğini gördük. Hatta Kate, seyircinin sadece kısa bir süre önce tanıştığı ve pek ısınamadığı bir karakter olan Phillip ile evleniyordu. Eğer This Is Us’ı birazcık tanıdıysak, final sezonunda Phillip ile de bir bağ kuracağımıza eminiz.

Sick Mandy Moore GIF by This Is Us - Find & Share on GIPHY

Ve trailer’da söyledikleriyle yine bizi yumuşak karnımızdan vuran Rebecca’ya gelirsek. Rebecca bir süredir çağımızın en sinsi, en ürkütücü nörolojik hastalıklarından biri olan Alzheimer ile boğuşuyor bildiğiniz üzere. Rebecca’nın bu rahatsızlığı Pearson’ları olduğu kadar bizi de derinden etkiliyor, Rebecca’nın hafızasının adım adım silikleşmesini gözlerimiz dolu dolu izliyoruz ekran başında. Yine Kevin’ın malikanesinde Rebecca’yı artık hastalığının son raddelerinde görmüştük. Final sezonu boyunca da Rebecca’nın o noktaya gelişine ve Big Three’nin annelerinin bu durumuyla nasıl başa çıkacaklarına tanık olacağız. Pearson’lar bir yandan geçmişe, Jack’e, anılarına tutunmaya çabalarken, bir yandan da yeni hatıralar yaratacak ve kendilerine bir gelecek çizecekler.

Season 2 Nbc GIF by This Is Us - Find & Share on GIPHY

Son olarak bir de geçtiğimiz sezon, George Floyd’ın korkunç ölümüyle beraber ABD’de artan ırkçılık olaylarıyla eşzamanlı olarak kimlik bunalımına düşen Randall ve ailesinden bahsedelim. Her konuda olduğu gibi ırkçılık konusunda da büyük bir hassasiyet gösterdi Fogelman ve ekibi. Ve Pearson ailesi ilk defa geçtiğimiz sezon bu konuda bu kadar açık konuştular. Randall neredeyse mükemmel bir üvey anne-babaya sahip olsa da zaman zaman kendisini Pearson ailesine ait hissetmediğini itiraf ederken, Kevin de Randall’a bir kavga sırasında oldukça kırıcı sözler söylemişti. Ama neyse ki sezon sonuna doğru Kevin ve Kate, Randall’ı ve sorunlarını gerçekten anlamadıklarını kabul etmiş ve arayı düzeltmişlerdi. Randall üstüne bir de bugüne kadar öldü sandığı annesinin uzun yıllardır yaşadığını ve sadece birkaç sene önce öldüğünü öğrenmiş, dengesi iyice alt üst olmuştu. Altıncı sezonda Randall’ın terapinin ve onu seven geniş ailesinin de yardımıyla artık biraz huzur bulacağını tahmin ediyoruz. Ve dizinin en sevilen karakterlerden biri olan (favorimizi açık ettik bile), Susan Kelechi Watson’ın canlandırdığı Beth ile ilgili öğrendiğimiz güzel haberi de sizinle paylaşalım hemen. Final sezonunda Watson’ın da senaryo kısmına katkıda bulunduğu, Beth merkezli, “Our Little Island Girl: Part Two” isimli bir başka bölüm daha olacak. Bu bölüm adından da anlaşılacağı üzere üçüncü sezonda izlediğimiz Beth merkezli bölümün devamı olacak ve biz Beth’in geçmişine daha yakından bakmış olacağız.

This Is Us; Milo Ventimiglia, Mandy Moore, Sterling K. Brown, Justin Hartley, Chrissy Metz, Susan Kelechi Watson, Tony Sullivan, Jon Huertas, Caitlin Thompson gibi yetenekli oyunculardan oluşan geniş ve daimi kadrosuyla, 4 Ocak 2022’de son defa ekranlara dönecek. Altıncı sezonun açılışının da tıpkı ilk sezonda olduğu gibi Jack ve Rebecca’yı merkezine alan flashback’lerle yapılacağı tahmin ediliyor. Toplam 18 bölümden oluşacak bu sezon, dizinin yaratıcılarının NBC’den “mümkün olabildiğince kesintisiz yayınlanma” ricaları sayesinde geçtiğimiz sezonlar kadar fazla ara da vermeyecek. Yalnızca Şubat ayında 2022 Kış Olimpiyatları yüzünden bir ara verilmesi planlanıyor. Onun dışında her hafta ful fors ekranlarda olacak This Is Us. Diziye veda etme konusunda karmaşık duygular içerisinde olan bizi yine en iyi bir This Is Us repliği anlatıyor aslında; “İşler kötüye gitmeden önce ne kadar zamanım var bilmiyorum. Büyük şeyleri unutmaktan korkmuyorum. Henüz unutmaya hazır olmadıklarım küçük şeyler.”

editörün seçtikleri