Advertisement
The Irish Spirit ile Movember özel: Popüler kültürün ikonik bıyıkları
yazar: dadanist

Hulusi Kentmen’den Yosemite Sam’e uzanan bir hatta ilerliyor, The Irish Spirit‘le Movember şerefine bir bıyıktan diğerine doğru savruluyoruz.

Bıyıkların afili şekillere büründüğü o an geldi… Evet, Movember kaytan bıyıklıların etrafı sarmasıyla birlikte zihinlerde eğlenceli çağrışımlar yaratıyor olabilir ama aslında bir sosyal sorumluluk projesi olarak, mühim bir görev de üstleniyor. 16 yıl önce, Avusturalya semalarından çıkan Movember (evet, ”bıyık” anlamına gelen ”moustache” sözcüğü ile, ”Kasım” demek olan ”november”ın bir birleşimi), başta prostat kanseri olmak üzere erkeklerde görülen hastalıklara dair dikkat çekmek ve farkındalığı artırmak için her yıl bu dönemlerde (yani Kasım ayı içerisinde) dünya çapında düzenlenen bir etkinlik. Movember’ın bir parçası olmak isteyenlerin ise yapması gereken tek bir şey var: Kasım ayı boyunca bıyık bırakmak!

The Irish Spirit de sağlığa vurgu yapmak adına bıyıkların konuştuğu özel bir etkinlikle bu yıl Movember kapsamında yerini alıyor.

Yeme İçme İşleri ile el ele vererek düzenlenen bu etkinliğin amacı tabii ki erkek sağlığına dikkat çekmek ve bu harekete desteği artırmak için sosyal medya üzerinden bir çağrıda bulunmak. Ama elbette o özenle uzatılan sakallar tıraşlanır, bıyıklar şekillenirken muhabbet de koyulaştı, kadehler kaldırıldı ve dostça ama mesafeli anlar yaşandı.

The Irish Spirit ve Yeme İçme İşleri’nin güçlerini birleştirdiği bu Movember etkinliğinde bu kadar çok bıyıkla bir arada olunca popüler kültürün ikonik bıyıklarını anmak da farz oldu. Hem belki, Movember bitmeden bıyığa dönmek isteyenler için de bir ilham olur.

Başarılarıyla alanlarında öne çıkan erkekleri (ve evet, kadınları) bir araya getiren Movember etkinliğinden anları The Irish Spirit Instagram hesabı üzerinden takip edebilirsiniz ama biz şimdilik Hulusi Kentmen’den Yosemite Sam’e uzanan bir hatta ilerliyor, bir bıyıktan diğerine doğru savruluyoruz. Hem belli ki birazdan sayacağımız bu isimlerin bıyık bırakmak için Movember’ın gelmesini beklemeye ihtiyaçları yok; bıyık onlar için ömür boyu süren bir yaşam biçimi…

Freddie Mercury

İnanamayacaksınız ama Freddie Mercury’nin bıyıksız olduğu zamanlar da var. Evet, rock müziğin bu güçlü sesli ikonunu o meşhur bıyıklarıyla kazıdık aklımıza ama Freddie Mercury, 1980’lerin başında başlıyor bıyıklarını uzatmaya. Ve tabii saçlarını kısaltmaya da. Kendine has imajı da böylece şekilleniyor. O dönemin ”moda” olan görüntüsünden çok uzakta elbette ama sadece bu özenle şekillendirilmiş gür bıyığı bile Freddie Mercury’yi kült mertebesine çıkarmaya yetebilir. Bir de üstüne her perdeden coşkulu bir şekilde tınlayan vokalleri ve hedefi 12’den vuran şarkıları eklenince… Kendisine sık sık dadanmamızın bir sebebi var işte.

 

Salvador Dalí

Dehası bıyıklarından fışkıran bir adam Dali. Böyle kusursuz gözükmesinin de bir sebebi var herhalde: Bıyıkları şekillensin ve parıl parıl parlasın diye bal ve hurma suyuyla özel bakımlar yapıyormuş. Garip de bir hikaye anlatılır bıyıklarıyla ilgili: Ölümünden neredeyse 20 yıl sonra, o esnada hâlâ sürmekte olan bir babalık davası gereği Dali’nin naaşından DNA örneği alınmasına karar veriliyor. Doktorların dediğine göre, onca sene sonra bile bıyıkları her zamanki karizmasıyla durmaya devam ediyormuş. Evet, ölümünün üzerinden 20 yıl geçmiş olmasına rağmen… Demiştik ya bıyık bir yaşam tarzıdır diye. İşte bu ondan da öte bir şey…

 

Sadri Alışık ve Ayhan Işık

Yeşilçam’ın bu iki ismini tek maddede vermemizin bir sebebi var: Zira özenli bir şekilde tıraş edilmiş bu ince bıyık modelinin adı kimi zaman Sadri Alışık Bıyığı, kimi zaman da Ayhan Işık Bıyığı olarak anılıyor. Aslına bakarsanız model aynı gibi olsa da, ikisinde de çok farklı duruyor: Sadri Alışık’ın muzip İstanbul çocuğu hali bu bıyıkla daha da pekişirken Ayhan Işık da o yakıcı bakışlarıyla çizgisini hiç bozmayan bir İstanbul beyefendisine dönüşüyor bu bıyıkla.

 

Tom Selleck

Ve tanrı bıyığı yarattı…

75 yaşındaki aktör anlı şanlı kariyeri boyunca karşımıza birbirinden farklı rollerle çıkmış olsa da bıyığı hep aynı kaldı. Hatta ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu sırf bıyığına bakarak bile söyleyebiliriz: Böylesine karakteristik bir bıyığa rağmen bizi her seferinde başka bir kimliğe büründüğüne ikna etmeyi başardı. Bu arada Movember ya da başka zaman; bıyık bırakmaya koyulanların hayallerinde bir numarada hep onun bıyığı var ama bir Tom Selleck bıyığına ulaşmak hiç de kolay değil: Üst dudağı kaplayacak, azıcık uzun olacak ama çok da taşmayacak, yanlardan kıvrılacak ama dozunda kalacak, gür olacak ama hep taranmış olacak…

 

Charlie Chaplin

Melon şapkası, ”hafif” büyük ayakkabıları, tuhaf sakarlıkları ve ortalanmış fırça gibi bıyıklarıyla kurgu aleminin ikonik karakterlerinden biri Şarlo. Yaratıcısı Charlie Chaplin’le bütünleşmesi elbette ki kaçınılmazdı. Şarlo’dan arada bir kurtulmak istediğinden midir bilinmez, günlük hayatta aslında bıyıksız takılıyor Charlie Chaplin. Ama o bıyığı uzattığı anda ise… İşte macera asıl o zaman başlıyor. 20. yüzyılın başlarında ”fırça bıyık” diye tabir edilen bu modeli meşhur eden isimlerden biri Charlie Chaplin. Diğeri de yine dönemin başka bir komedyeni olan Oliver Hardy. Bu bıyığı görünce bir gülme alıyorsa sizi, bilin ki sebepsiz değil.

 

Hulusi Kentmen

Yer yer öfkeyle titreyen, bazen de şefkatle insanı sarmalayan bir bıyık onunkisi… Pos bıyık! Her halükarda babacan duygularla dolu. Yeşilçam filmlerinin tatlı sert babası Hulusi Kentmen’in o meşhur bıyıklarında görene güven veren bir şeyler olduğu kesin. 2015 yılında bıyıklar üzerinden yapılan bir ankette birinci gelip kitleleri birleştirebilmesi de bu yüzden. O bıyıkları izleyerek büyüdük neticede hepimiz.

 

Yosemite Sam

Bakmayın ufak tefek gözüktüğüne; karşınızda tüm zamanların en atarlı kovboyu duruyor. Yosemite Sam, silah kullanma konusunda pek becerikli olsa da karşısındaki Bugs Bunny olduğu için hayatta hiç şansı yok maalesef. Yosemite Sam’in asabiyetine bir noktada hak vermek lazım aslında. Tavşanlardan nefret eden bu kızgın kovboy, Bugs Bunny’yi alt etmeyi bir tür takıntı haline getirmiş kendisine. Bugs Bunny’yi gördükçe sinirleniyor, sinirlendikçe kızıl bıyıkları asabi hareketler yapmaya başlıyor, zihninden geçenlere dair bize de ipuçları veriyor. Evet, bıyıklarıyla konuşan bir adam şu Yosemite Sam.

 

Barış Manço

Kendi efsanelerini yaratan bir bıyık Barış Manço’nunki. Uçlardan aşağı doğru sarkan, saçlarıyla bütünleşen upuzun bir bıyık… Bu bıyığın altında politik mesajlar arayan da oldu, bu bıyığa türlü türlü hikayeler biçenler de… Oysa ünlü müzisyenin 1967 yılında geçirdiği bir trafik kazası sonrası dudağında kalan yara izini örtmek için bıyık bırakmaya başladığı da biliniyor. Tüm kariyeri boyunca karşımıza bıyıklı olarak çıkması tabii o gizemli havayı yaratan. Uzun saçları ve meşhur yüzükleriyle birlikte kendine ait bir stili oldu hep Barış Manço’nun. Kariyerinin ilk yıllarında müziğiyle özdeşleşen, sonraları o Barış Abi kimliğini var eden stil…

 

Dupond & Dupont

Dupond ve Dupont. İkisini birbirlerinden ayırt etmekte zorlanıyorsanız bıyıklarına bakın. Durmayın bir daha bakın. Nüans, bıyıklarının nasıl kıvrıldığında… Tenten serisinin yaratıcısı Hergé bu tekinsiz karakterleri kurgularken küçük oyunlar yapmış okuyucusuna. Dupond’un bıyığı, isminin sonundaki D gibi yuvarlak bir şekilde kıvrılıyor. Dupont’un bıyığı ise isminin sonundaki T gibi düz ve kalın iniyor. Seriyi bilenlerin asla kaçırmayacağı ince bir fark…