Netflix’in dadandığımız yeni yabancı içerikleri : 3% ve Djin
yazar: Emre Göler

Netflix, geçtiğimiz haftalarda iki yeni yabancı içerik yayınlandı. Biri Brezilya’dan üçüncü sezonu ile 3%, diğeri Ürdün menşeili Jinn…

%3

Üçüncü sezonu geçtiğimiz haftalarda yayınlanan 3% konu itibariyle Açlık Oyunları’nı anımsatıyor. Post-apokaliptik bir dünyada nüfusun sadece yüzde 3’ü gerekli kaynaklara ulaşabiliyor ve bu özel insanlar anakaradan ayrı, “Açıklar” adı verilen bir adada yaşıyor. Kalan yüzde 97 ise karada açlık, sefalet ve suçla örülü bir yaşama tahammül etmek zorunda.

Her sene yirmi yaşına gelen gençler arasında gerçekleştirilen bir dizi testler bütünü olan “Süreç” sonucunda başvuranların yüzde 3’ü Açıklar’a gitmeye hak kazanıyor. Anayı evladından, kardeşi kardeşten ayıran Süreci başarı ile tamamlayanlar bir daha dönmemek üzere Açıklar’da mutlu bir hayata yelken açıyor. Süreç ve Açıklar kavramları karada yaşayan insanlar için putlaştırılmış ve bu evrendeki dinin temel unsurları. Öte yandan toplumsal adaletsizliğe karşı gelen gizli bir örgüt olan Dava, bu haksızlığı bitirmek için savaşıyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse bu diziye sadece bir bakıp çıkacaktım. Ancak hikayenin işlenişi sürükledi izlerken. İhanet, ihtiras, hırs, yalan, iftira, çirkeflik, aksiyon ne ararsanız var. Bu manada gerçekten bir “Brezilya dizisi.”

İlk iki sezondaki karakter gelişimleri, güzel hikayesi, sürpriz sonları ve hoş müzikleri ile 3%, izlemeye değer bir yapım olduğunu tarafıma kanıtlamıştı. Ayrıca dizinin Portekizce olması insanı gerçekten anlatılan evrene taşıyor. Gel gelelim, yeni yayınlanan üçüncü sezonu izlerken uzayan dizilerin kronik kabak tadı vermesi sorunsalı gözlerinizi yaşartabilir. Zira bazı karakterlerin motivasyonlarını anlamak özellikle oldukça güçleşiyor. “Tamam ama bunu neden yaptı ki” diyerek sinirlenmeniz çok olası. Ayrıca pek çok mantık hatası da elf gözlerinizden kaçmayacaktır. Velhasılıkelam, izleyip değerlendirmenizde fayda var.

jinn

Jinn

Netflix’in ilk orijinal Arapça içeriği olan Jinn içerdiği birkaç saniyelik öpüşme sahnesi yüzünden Ürdün’de yerden yere vurulduğu için düşene bir tekme de ben vurmak istemezdim. O kadar emek verilmiş… İlklerin günahı olmaz hem… Buna karşın izlemeye yelteneceklere birkaç uyarıda bulunmadan geçemeyeceğim.

İlk olarak, dizi Arap mitolojisinde yer alan cinlerin dünyaya sızma girişimleri etrafında dönüyor. Tarihi Petra şehrini bol bol görüyorsunuz. Elbette ana karakterlerimiz liseli. Tüm dünyaya tehdit oluşturan bu son derece güzel ve yakışıklı yaratıkları sadece onlar durdurabilir! ”Cin – insan ve yine insan” aşk üçgeni ile kendinizi Alacakaranlık serisinin biraz daha güneşlisinin içinde bulacaksınız. Oyunculuklar ise gerçekten bazı noktalarda tahammül edilemez boyutta. Arapça diyaloglar sırasında arada geçen vallahalar kendinizi biraz toparlamanıza yardım edebilir. Artık mantık hatalarına, sığ hikayeye ve yüzeysel karakter çatışmalarına hazırsınız! Sezar’ın hakkı Sezar’a. Özel efektler konusunda malzemeden çalınmamış.

Projenin bir ilk olması ve Ürdün kültürüne ait izler taşıması yönünden hoş. Çeşitlilik her zaman güzeldir diyorum ve dizinin kalemini kırmadan önce izleyecek olanlara kolaylıklar diliyorum.