Pokémon kartlarının tetiklediği bir soru: Tutkunuzun peşinde ne kadar ileri gidersiniz?
yazar: Nazlı Senem Dalgıç

Açık konuşmak gerekirse, herhangi bir konuya, etkinliğe, sanatçıya ya da sanatın her alanına sırılsıklam dadanmak ve kendini adamak ne demektir, iyi biliriz. Fakat bu haber, bizi bile biraz afallattı. Pokémon’un o ünlü “Gotta Catch ‘Em All!” lafını bilirsiniz. Gerçekten de ‘hepsini yakalamalıyım’ ruhunu taşıyan Kensuke Nakanishi, 9 bin 120 dolar değerindeki Pokémon kartlarını çalmak için her şeyi yaptı… Konuya tüm detaylarıyla dadanmayı bir borç bildik.

Geçtiğimiz günlerde Japonya semalarından, dünya basınına yansıyan bu habere karşı şaşkınlığımızı gizleyemedik. Çünkü Tokyo’da IT departmanında çalışan Kensuke Nakanishi Pokémon oyun kartlarını çalmak için bir binaya ip ile indiği iddiasıyla tutuklandı…

Polis departmanının aktardıklarına göre kartların yanı sıra 2.370 dolar nakit paranın de çalındığı söyleniyor. Toplam zararın ise yaklaşık 12.000 dolar değerinde nakit ve 80 kartlık bir koleksiyon olduğu hesaplanmış. Çalınan kartların büyük çoğunluğu Pokémon olsa da aralarında Yu-Gi-Oh! kartları da varmış.

28 yaşında olan Pokémon tutkunu bu adam, 23 Mart günü, sabah saat 5 civarlarında önce korkuluklara bir ip parçası bağlamak için binanın çatısına çıkıyor, hiçbir emniyet kemeri kullanmıyor ve yaklaşık 5 metre kadar da aşağı doğru süzülüyor. Daha sonra da mağazaya girmek için camı kırıyor. Polis Nakanishi’ye neden bu kadar iddialı ve cüretkar bir yöntem seçtiği sorduğunda ise “Lisemin kaya tırmanışı kulübündeydim, bu yüzden yüksekten korkmuyordum” cevabını alıyor…

Haliyle bu haberden sonra konuya ve Pokémon kartlarına dair aklımızdaki soru işaretleri hiç olmadığı kadar arttı. Yani bu tam olarak ne tür bir sevda?

Aslında oyun kartlarının her zaman kendine ait, seçkin ve sadık bir hayran kitlesi oldu her zaman. Bu bizi şaşırtmıyor. Fakat, anlaşılan o ki koronavirüs salgını sırasında insanlar kendilerini evlerinde meşgul etmek için bunun gibi nostaljik oyunlara daha fazla yönelmiş ve talepte ciddi bir artış görülmüş. Mesela geçtiğimiz şubat ayında eBay, Amerika Birleşik Devletleri’nde Pokémon kartlarının satışlarında 2019’dan 2020’ye uzanan süreç içerisinde, yüzde 574’lük artış olduğunu bildirmiş. Oyuncak satışlarının da salgının ortasında 25,1 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.

Gerçi Pokémon söz konusu olduğunda bu garip fanatizmin sadece dönemsel olduğunu söylemek de yeterli değil. Video oyunlarından çizgi filmlerine, oyuncaklarından cips paketlerinden çıkan tasolarına kadar… Hatta birkaç yıl önce Pokémon GO oyunuyla AR olarak da hayatımıza girmişti Pokémon. Hatırlarsınız, akıllı telefonlarımızla etrafta Pokémon avlamanın peşine düştüğümüz günler uzakta değil… Pokémon kartlarına yönelik sevda ise zamansız… Pandemi öncesi veya sonrası diye ayıramayacağımız cinsten… Her daim yükseklere oynayan, sınır tanımayan; sadece çocuklukta kalmayan, yıllar içerisinde de büyüyüp gelişen bir sevda. Aslında klasik bir koleksiyonerlik tutkusu bu. Her koleksiyonda olduğu gibi, bazı parçalar (yani kartlar) çok özel ve onlara ulaşabilmek ve üstüne bir de sahip olabilmek ciddi bir emek istiyor. (Ve tabii bir de para…) Pokémon kartları artık müzayedelere çıkarılıyor, hatta fiyatlarının 369.000 dolara kadar ulaştığı görülüyor. Kangaskhan, Clefairy ve Charizard bilinen en pahalı kartlar mesela. 300 bin TL’den 3 milyon TL’ye uzanan bir skaladan söz ediyoruz…

Pokémon GO’lu günlerimiz… Uzak da değil hani…

Eğer satın aldığınız kart destesinin arasından şans eseri çıkan değerli bir karta rastladıysanız da şu hayatta sizden daha ballısı yok. Bunu bilin. Anlayacağınız, enteresan bir şekilde bu tarz bir yatırım pek çok açıdan fazlasıyla kârlı olabiliyor. Aynı şekilde eBay üzerinde yapılan incelemelere bakıldığında da kusursuz bir biçimde ilk günkü şartlarında saklanan kartlar tam anlamıyla nadide bir parça anlamına geliyor. Binlerce sterline satılan kartlar arasında en pahalı olanı 1998 yılına ait bir ‘Kangaskhan’ kartı. Söz konusu kartın değerinin ise 300 bin sterlin olduğu biliniyor…

Eğer şimdiye kadar yeterince etkilenmediyseniz bu haberle sizi de yakalarız diye düşünüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nin Georgia eyaletinde yaşayan Caleb King bir tıp fakültesi öğrencisi. Koronavirüs salgınının başladığı günden itibaren kart satmaya başlamış ve toplamda 60 bin doların üstünde gelir elde etmiş… Görüyorsunuz, krizi fırsata çevirmek budur işte. Yaklaşık olarak da 40 kart sattığı biliniyor.

Bu arada, giderek büyüyen ilginin (ya da çılgınlık mı desek, ne desek?) dünyanın her yerinde olduğunu söylerken çok ciddiydik. En son Trade Me verileri, Pokémon’un şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 97 artışla en popüler 35. arama olduğunu gösteriyor. Yalnızca birkaç hafta önce Pokémon’la ilgili 22 bin öğe arandığı da belirtiliyor, ayrıca Trade Me’den Ivan Fuyala, Pokémon kartlarının çılgın popülaritesinde özellikle büyük bir artış gördüğünü söyledi. “Bu popülerliğin bir kısmı, nadir kartlar için dünya çapında muazzam rakamlar ödeniyor olması” diyor ayrıca.

Anlayacağınız, çocukluk döneminin tatlı nostaljisinden ziyade uğruna suç işlenen ya da koleksiyonerler için servetlik yatırım değeri taşıyan bir seviyeye yükseldi Pokémon kartları. Eğer zamanında es kaza elinize geçmişse ve hâlâ saklıyorsanız, ciddi ciddi zengin olmuş olabilirsiniz. Bu dediklerimiz sadece aslında Pokémon’lar için geçerli değil, siz bir de burada LEGO’nun yaptıklarına bakın.