Radiohead’in ilk kayıtları açık artırmada, hem de kaset formatında
yazar: Nazlı Senem Dalgıç

Yayınladıkları her albümle birlikte gönüllerdeki yeri katlanarak artan, bir yaptığını bir daha asla tekrarlamayan; arkalarından gelenlere ilham olmaktan öte kaynak olan; zihin açan, kalp kıran, yerden yükselten bir grup Radiohead. Bir cümleye bu kadar güzelleme yeter diyerek şimdilik asıl habere geçiyoruz. Henüz daha ”Radiohead” olmamışken kaydettikleri şarkıların yer aldığı bir kaset gündemde bir süredir. (Evet, tabii ki kaset!) Daha önce hiç duyulmamış ham kayıtların yer aldığı bu kaset, Omega Auctions tarafından 2.000 sterlin üzerinden açık artırmaya sunuldu üstelik. Radiohead’in ilk kayıtları

Biliyorsunuz, grubun hikayesi 1980’li yılların ortalarına kadar uzanıyor. Aslen okuldan arkadaşlar. Oxfordshire’deki Abingdon School’da öğrenciyken tanışıyorlar. İlk isimleri de bir garip. Tüm üyeler sadece cuma günleri müsait olduğu ve okulun müzik salonunda da sadece cuma günleri çalmaya izinleri olduğu için, On A Friday yani ”bir cuma günü” diyorlar adlarına. İşte bu kaset ta o zamanlardan… Abingdon School’da kayıt yaptıkları dönemden şarkıları barındırıyor. “Promise Me”, “Boy in a Box” ve “These Chains” isimli hiç duyulmamış şarkılarla birlikte toplamda altı ‘ham’ kaydı içeriyor.

Üyeler üniversiteyi tamamlayınca dönemin bazı grupları gibi demo kayıtlar yapmaya başlıyor ve Oxford’da bazı canlı performanslarda bulunuyorlar. Tabii pek çok bağımsız müzisyen ve grup var o sıralarda. Fakat On A Friday’in müzik tarzının onlarla pek uyuşmadığı da söyleniyor. Tam da o sıralarda kaydı alınmış olmalı bu kasetin de. Öyle böyle derken isimleri de duyulmaya başlıyor diğer yandan. Prodüktörlerden müzik şirketlerine pek çok kişi canlı seyretmeye geliyor onları. 1991 yılında ise gitarist Colin Greenwood çalıştığı kayıt atölyesinde EMI şirketinin temsilcisi Keith Wozencroft ile yaptığı görüşmenin sonucunda, grup adına altı albümlük büyük bir kayıt anlaşması imzalıyor. Talking Heads grubunun True Stories albümündeki “Radio Head” şarkısından esinlenerek de isimlerini “Radiohead” olarak değiştiriyorlar böylelikle. 1992 yılında çıkardıkları ilk tekli Creep ise grubun çıkış albümü olan Pablo Honey’de yayımlanınca tam anlamıyla dünya çapında bir hit oluyor. ”One hit wonder” yani tek hitten ibaret bir grup olacakları söyleniyor hatta. (Bir bilseler…) Fakat ikinci albümleri The Bends ile daha da büyük bir hayran kitlesi kazanıyorlar ve başarı yolcukları hız kesmeden devam ediyor.

Geriye dönüp bakıldığında ise birkaç katmandan oluşan şarkıları, şarkıların sözleri ve bir albümlerinden diğerine müzik tarzlarındaki radikal değişimler sadece bir müzik otoritesinin değil, tüm dinleyenlerinin de dikkatini çekiyor. Kalplerindeki yeri de derinleşiyor. Ayrıca o çok ünlü efsanevi albümleri EMI gibi büyük ve ana akım diyebileceğimiz bir plak şirketi tarafından yayımlanmış olsa da grubun müzikal olarak da politik bağımsızlıklarını koruma anlamında da farklı olması çığır açıcı kesinlikle… Yedinci albümlerini yayınlamadan önce EMI ile biten sözleşmelerini yenilememişlerdi. Hatta şirket anlaşmazlığın sebebini grubun ‘çok fazla para talep etmesi’ olarak göstermişti. Thom Yorke da grubun resmi blogu Dead Air Space’te taleplerinin sadece kendi müzikleri ve müziklerinin gelecekte nasıl kullanılacağı üzerinde yetki istemek olduğunu, astronomik para talep ettikleri iddiasının “koca bir yalan” olduğunu belirtmişti. Böylece grubun yedinci albümü 2007 yılında, In Rainbows adıyla etiketsiz olarak sadece internet üzerinden piyasaya sürülmüştü. Bir de üstüne müzik piyasasında ilk kez uygulanan bir sistemle, fiyat belirleme kararı tamamıyla dinleyicilere bırakıldı. Hatta ve hatta ücretsiz indirmek de seçenekler arasında yer alıyordu. Grup daha sonraları Spotify gibi dijital müzik platformları hakkındaki düşünceleri ve anlaşmazlıkları ile de gündeme geldi zaten. Thom Yorke, Spotify için 2013’te “bir cesedin çaresizce çıkardığı son gaz” gibisinden bir ifade kullanmış, aynı yıl, Yorke ve Radiohead prodüktörü Nigel Godrich, Spotify’dan müziklerini de kaldırmışlardı haliyle. Daha sonra tekrar Spotify üzerinden dinlenebilir hale geldi ama. Malum günümüz koşulları ve dinleyiciye ulaşma yolları…

Aslında bu yeni gün yüzüne çıkmış kaset biraz da bu konuları anımsatıyor ve sorgulatıyor bizlere. Tatlı bir nostalji hissinin ötesinde sevdiğimiz birşeyleri arşivlemenin fiziksel bir uğraş olduğu günleri de hatırlatıyor. O parçaların ve eserlerin ne kadar değerli olduklarını da…

Kaset el yazısı notları ve  Thom Yorke’un bir etiket tasarımını da içeriyor mesela. Grubun “potansiyelini ortaya koyan” duyulmamış parçalar olduğunu vurguluyor herkes. Müzayedeci Paul Fairweather de şunları söylüyor: “Parçalar ham ama kesinlikle grubun birkaç yıl içinde gerçekleştireceği fantastik potansiyeli ortaya koyuyor.”

Bu arada isminin gizli kalmasını isteyen satıcı, grubu 1990’ların başında tanıdığını ve kasetin grubun bir üyesi tarafından verildiğini belirtmiş.

Geçtiğimiz günlerde de Radiohead gitaristi Ed O’Brien, Elbow’dan Guy Garvey ve şarkıcı-söz yazarı Nadine Shah ile birlikte Birleşik Krallık hükümeti ile para akışlarının durumu hakkında konuştular. Platformların büyük ve küçük sanatçılar için yeterince ödeme yapmadıklarını vurguladılar. Mesela bir müzisyenin Spotify üzerinden dinleme yoluyla yıllık asgari ücret kadar bir gelir elde edebilmesi için neredeyse beş milyon dinlemeye ihtiyacı varmış… (Asgari ücret tabii Birleşik Krallık kriterlerinde.) Akış hizmetlerinden gelen ödemeler değişiklik gösteriyor ama tabii. Mesela şu anda Spotify’ın dinleme başına 0,002 ile 0,0038 sterlin arasında ödediğine inanılıyor. Apple Music tarafının ise yaklaşık 0,0059 sterlin ödediği söyleniyor. YouTube Müzik ise en az ödeme yapan tarafta; dinleme başına yaklaşık 0.00052.

Ed O’Brien ayrıca belirtiyor: “Müzisyenler olarak sahip olduğumuz temel sorun, yaptığımız şeyi sevmemizdir. Terapi gibi. Yıllarca depresyon geçirdim ve kafamı suyun üstünde tuttum çünkü kardeşlerimle bu gruptayım.” Koca yürekli adam…

26 Ocak’ta Omega Auctions’da düzenlenecek çevrimiçi Punk ve Indie Müzayedesinin bir parçası olan bu değerli kasete teklif vermek isterseniz de buraya göz atabilirsiniz. Şansınız açık, bereketiniz bol olsun…

Radiohead’in ilk kayıtları Radiohead’in ilk kayıtları Radiohead’in ilk kayıtları