Yazar: Gamze Akyol
24 Kasım 2021
Sahiciliğiyle acıtan, acıtırken de güldüren yapımlar: 21. yüzyılın karanlık tarafa kayan komedileri

Acı ya da tatlı, komik ya da dramatik, hayali ya da gerçek birçok duygunun hayatımızda mutlaka uygun bir yeri, zamanı oluyor. Ne gözyaşları sonsuza dek akıyor, ne de kahkahalar bir ömür sürüyor… Neden böyle şairane bir giriş yaptığımızı bilmesek de bildiğimiz bir şey var; artık gerçekler hayallerden daha cazip geliyor! 21. yüzyılda, sırf gülünç olmak/ağlatmak için yazılmış ya da süper über kahraman hikayelerinin aksine bize birçok duyguyu aynı anda yaşatan yapımlar revaçta. En az bizim kadar kusurları, eksikleri yani anlayacağınız sahici olan baş karakterleri izlemeyi daha çok seviyor, gözyaşımızı silemeden bastığımız kahkahaları daha uzun süre hatırlıyoruz. Dolayısıyla da sinema ve televizyon dünyası son yıllarda klişelerden uzak, gerçek dünyaya yakın olabilen fikirlerin önünü açıyor. Kara komediler de bu değişim rüzgarıyla beraber popülerliği artan türlerin başında geliyor artık. Ve şöyle bir dönüp baktığımızda izlemeye doyamadığımız birçok kara komedi geliyor aklımıza; bu yazımızda da komedinin yakın tarihine ve en sevdiğimiz kara komedilere dadanıyoruz.

Hayatımızı şekillendiren ‘ciddi’ meseleleri çoğunlukla ironik ya da sarkastik bir şekilde ele alan, mizaha bulayan bir tür aslında kara komedi. Hiciv, parodi gibi birçok yakın dostu da var bu türün. Televizyonun yaygınlaşması, kablolu kanalların sayısının artışı, dijital platformların her geçen gün büyümesi derken izleyicinin dizileri/filmleri tüketme hızı da bir hayli arttı elbette. Bu artış özellikle 1940’lı yıllarda, en yakınımıza, evlerimize giren televizyon kanallarının artışıyla paralellik gösterdi. O zamanlar komediler genellikle sadece tek bir amaç ile yani hunharca güldürmek amacıyla kaleme alınıyordu, sergileniyordu. Abartılı mimikler, gürültülü espriler gırlaydı… Bu tekdüzelik aslında 1990’lı yıllara kadar sürdü diyebiliriz. Dramlar sonuna kadar dramdı, komediler de olabildiğince gülünç. Elbette istisnalar da vardı. 90’lı yıllardan itibaren ise, gelişen teknoloji sağ olsun, sinema-televizyon dünyasında hâlâ sürmekte olan bir değişim rüzgarı başlattı. Reklamcıların da rekabeti kızıştırmasıyla birlikte artık süregelen komedi anlayışı hatta komple hikaye anlatıcılığı değişmek zorundaydı. Sinema sektörü “herkesi memnun edebilmek” amacını yerine getirmekte zorlanmaya başladı, özellikle işin komedi kısmında akla gelebilecek tüm durum komedileri fikirleri neredeyse tükenmişti. Ve milenyuma yaklaştıkça TV yapımcıları, yönetmenler, reklamcılar sektörü daha yaratıcı olmaya, düşünülmemiş fikirleri bulmaya, kısacası risk almaya zorladılar diyebiliriz. Günümüz dünyası acı gerçeklerle canımızı sıkmaya devam ettiğinden olsa gerek, bir taraftan distopyalar, bilim kurgular krizlerle dolu dünyamıza yeni krizler eklerken komedi de daha karanlık, daha acıtan yerden gelmeye başladı. Sinemanın ve televizyonun seyri şu sıralar bir hayli revaçta olan kara komediler, güldüren trajediler, anti-kahraman ya da iyi-kötü çizgisinin git gide silikleştiği villian yapımları gibi çok daha hayatın içinden yapımlara doğru ilerledi.

Over It Reaction GIF - Find & Share on GIPHY

Belirli dönemlerde eleştirmenler tarafından yayınlanan listeler bu değişimi çok iyi yansıtıyor aslında. Örneğin BBC Culture’ın 43 ülkeden 206 TV uzmanıyla yaptığı 21. yüzyılın en iyi 100 TV dizisi gibi listelerde günümüze kadar neredeyse hiç komedi yapımı göremezken artık Arrested Development, The Office, Community, BoJack Horseman gibi kara komedilerin hakkı daha çok veriliyor. Drag queen’leri ana akım medyanın tam orta yerine yerleştiren RuPaul’s Drag Race ya da televizyon tarihinin en fazla trans oyuncusuna sahip Pose da öyle. Kendiyle ve hayatla bir türlü barışamayan, alkolik bir atın yani evet, BoJack’in hikayesinin anlatıldığı animasyon dizisi bile artık en prestijli televizyon listelerinin en iyileri arasında olabiliyor anlayacağınız.

Bojack Horseman GIF - Find & Share on GIPHY

Bu değişim sadece komedi kanadında yaşanmadı elbette, mesela süper kahraman yapımları da bu değişimden nasibini aldı. The Boys gibi, sevilesi neredeyse tek bir süper kahramanı olmayan, bolca anti-kahramanı bulunan bir dizinin seyirci skorunun yüzde 80’lerde seyretmesi bunun en iyi kanıtı galiba. Yani televizyonda da, beyazperdede de elimizdeki klişelerin tükenmesi çok daha orijinal fikirlerin doğmasına sebebiyet verdi en nihayetinde. Zaten artık sadece bizim duygularımızı sömürme fikriyle yola çıkan dramaları fazla dramatik, türünün klişelerine sığınan komedileri de fazla gülünç buluyoruz. Çünkü biliyoruz ki hayatta dramalar da, komediler de, süper kahraman hikayeleri de sonsuza dek sürmüyor. Tam da bu nedenle Fleabag gibi “kusurlu” ama sahici kadınların, Tony Johnson gibi kaba ama dürüst adamların, BoJack Horseman gibi depresif ama sorgulatıcı ya da Michael Scott gibi aşırı cringe ama maalesef gerçek olan karakterlerin, yani kara komedilerin peşine çabucak takılıveriyoruz. Ve lafı daha fazla uzatmadan sizi en sevdiğimiz kara komedilerle baş başa bırakıyoruz.

Phoebe Waller-Bridge GIF by BBC Three - Find & Share on GIPHY

Fleabag (2016-2019)

Phoebe Waller-Bridge, tek kişilik tiyatro gösterisi şeklinde kaleme aldığı Fleabag’i 2016 yılında televizyona uyarlamaya karar veriyor. Yaratıcısı olduğu bu dizinin bir de başrolünü üstleniyor ve bize hakkında sayfalarca yazılacak, yıllarca konuşulacak şahane bir kara komedi hediye ediyor. Dördüncü duvarı yıkarak her daim seyircisiyle göz göze gelen Fleabag, bizi tespitleriyle bolca güldürse de bu yapayalnız olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Başına gelen her kötü olayı mizahla savuşturmaya çalışan bu genç kadın, bir yandan en yakın arkadaşıyla birlikte açtığı kafeyi işletmeye çalışarak hayatını sürdürmeye çalışıyor diğer yandan da (başta birbirinden garip aile üyeleri olmak üzere) insan ilişkilerini. Fleabag’in hayata tutunma çabalarını, olanca çıplaklığıyla anlatıyor Phoebe. Kusurları da var hataları da; yalnız hissettiği anları da var, yaslanacak omuzları da ve başarısızlıkları olduğu kadar başarıları da. İşte tam da bu nedenle Fleabag’i kendimize yakın buluyor ve onca derdin tasanın ortasında başına gelen absürtlüklere kahkahayı basıyoruz, yeri geliyor kendisiyle beraber gözyaşı da döküyoruz. Ve iki sezonluk bu nefis diziyi 21. yüzyılın en başarılı kara komedileri arasında anıyoruz.

Im Out Season 3 GIF by The Good Place - Find & Share on GIPHY

The Good Place (2016-2020)

Cennetin de kimileri için cehennem sayılabileceğini gösteren, iyi ile kötü arasında aslında pek de keskin olmayan ayrımları mizah yoluyla daha da muğlaklaştıran, ince esprilerle güldürürken en derin felsefi sorularla da uzun uzun uzaklara baktıran bir dizi The Good Place. Kara mizahın zirvesi belki de çünkü aşırı komik olsa da insanlığa dair en temel konuya değindiği için izleyenin bir taraftan yüreğini de karartıyor. Karakterlerle kurulan bağ ise son sezona doğru giderek daha da artıyor ve pek çok duyguyu aynı anda hissetmeye başlıyoruz. Tabii daha da sarsılıyoruz. ”Öldükten sonra yaşam var mı”, ”biz kimiz” ve ”ne olacağız” gibisinden varoluşsal sorulara bulduğumuz cevapları güncelleyen, beraberinde yeni sorular sorduran bir dizi The Good Place. Güldürürken düşündürüyor, düşündürürken de fena halde örseliyor işte.

Bojack Horseman Netflix GIF - Find & Share on GIPHY

BoJack Horseman (2014-2020)

Kim derdi ki konuşan bir at bize hayatı sorgulatacak diye… Rapheal Bob-Waksberg’in yaratıcısı olduğu BoJack Horseman’la beraber kah oturup efkarlanıyoruz kah da gülüp eğleniyoruz. 80’lerden 90’lara uzanan bir televizyon dizisi olan Horsin’ Around’ın yıldız oyuncusu BoJack Horseman, günümüzde Hollywood’da yaşayan ve unutulmaya yüz tutmuş bir aktör (ve evet, bir at).  Her şeyden şikayet eden ve yaşamak için neredeyse tüm motivasyonunu kaybeden BoJack’in yarı-ünlü çevresine dahil olduğumuz bu uzun soluklu dizi, son yılların “yetişkin animasyonları” furyasının parlayan yıldızlarından. BoJack Horseman, hayvanların da biz insanların arasına sorunsuzca karıştığı sevimli bir ütopyada geçiyor ama bu ütopyada bile dertler derya olmuş, yakamızı bırakmıyor. O nedenle yine başımıza gelen birçok olaya, aklımızdan geçen birçok düşünceye şahit oluyoruz ve kendimizi huysuz BoJack’imizin dünyasına çabucak dahil ediyoruz.

Angry Ricky Gervais GIF by NETFLIX - Find & Share on GIPHY

After Life (2019-)

İsmini görünce bile komediye karanlık bir şeyler katacağından emin olduğumuz bir oyuncu/yazar/yönetmen Ricky Gervais. 2000’li yılların başında bir başka komedi efsanesi The Office’in de yazarlığını yapmış olan Gervais, 2019 yılında karşımıza After Life projesi ile çıkmıştı. Eşinin ölümünün ardından yaşadığı yasla başa çıkmaya çalışan bir adamın bolca sarkazm içeren hikayesine tanık oluyoruz. Bu kaybın ardından, artık kaybedecek başka bir şeyi olmadığını düşünen Tony, insanlara dilediğince laf sokuyor, onlara gerçek düşüncelerini sansürsüz bir şekilde söylüyor ve dolayısıyla bu dürüstlüğü etrafında biraz şok etkisi yaratıyor. Tony’nin izlemesi eğlenceli olan bu aksiliği zaman zaman hazırlıksız yakalayan anılarla bölünüp dramatikleşse de bizi karanlıklardan çıkaran yine Gervais’in komedi yeteneği oluyor.

Shocked Emma Stone GIF by Searchlight Pictures - Find & Share on GIPHY

The Favourite (2018)

18. yüzyıl başlarında geçen The Favourite, gerçek tarihi kişilikleri konu edinen bir dönem filmi. Dönemin İngiltere kraliçesi Anne’in sarayındaki en çok güvendiği kişi, sağ kolu ve gözdesi Lady Sarah ile saraya yeni gelen bir hizmetçi olan Abigail arasında süregelen “mücadeleyi” perdeye taşıyor. Rahatsız edici senaryolarıyla genellikle sınırlarımızı zorlamayı seven yönetmen Yorgos Lanthimos’ın en farklı işlerinden biri olarak da anılıyor The Favourite. Olivia Colman’a 2018 senesinde En İyi Kadın oyuncu Oscar’ını kazandıran, izlemeye doyamadığımız yeteneğiyle hayat bulan nevrotik Kraliçe Anne etrafında yaşanan birbirinden absürt olaylar saray ahalisinin saray dışındaki hayattan ne kadar kopuk olduğunu gözler önüne sererken, durumun ironikliği de zaman zaman güldürüyor tabii.

Whispering No Way GIF by TIFF - Find & Share on GIPHY

Parasite (2019)

2020 yılının Oscar ödüllerine damga vuran, bolca konuşulan bir yapım olmuştu Parasite. Bong Joon-ho’nun hem yönetmen koltuğunda oturduğu hem de senaryosunu kaleme aldığı film, kara komedinin karanlık sınırlarını zorlayan türden. Bu Güney Kore filmi Kim ve Park aileleri üzerinden, özellikle gelir eşitsizliği, modern dünyanın sınıf ayrımlarına çarpıcı bir bakış açısı sunuyor. Park ailesi, Kim ailesinin bitmek tükenmek bilmeyen zenginliklerinden faydalanmak için sinsi bir plan yapıyor. Başlarda plan tıkır tıkır işlese de Kim ailesinin bodrumunda yatan bir acayip sır yüzünden planları alt üst oluyor ve sonunda durum tam anlamıyla zıvanadan çıkıyor. Bizi yer yer şoklara sokan sıkça da kahkaha attıran bir olaylar sislisine tanık oluyoruz film boyunca. Üstelik bazen oturduğumuz yerden geriliyoruz bile. Bu nedenle Parasite’i, sadece kara komedinin değil birçok türün hakkını veren nadide yapımlardan biri olarak da anabiliriz. Koltuğunuza yaslanın ve ironinin sınırlarını zorlayan bu Bong Joon-ho eserinin tadını çıkartın…

James Marsden GIF by NETFLIX - Find & Share on GIPHY

Dead to Me (2019-)

Liz Feldman’ın yaratıcısı olduğu Dead to Me’nin başrollerinde komediye yatkın iki isim, Christina Applegate ve Linda Cardellini bulunuyor. Dizi, kocasını bir vurkaç olayı sonucu trajik bir şekilde kaybeden ve kafayı kocasının katilini bulmakla bozan Jen’in hikayesini anlatıyor esas olarak. Bu kayıpla baş etmek için katıldığı bir yas grubunda doğmamış çocuğunun kaybını atlatmaya çalışan Judy ile tanışıyor. Birbirine olabildiğince zıt karaktere sahip bu iki insan, çoğunlukla Judy’nin çabasıyla, çok yakın arkadaş oluyorlar. Başlarda çoğunlukla eğlenceli ilerleyen bu tuhaf arkadaşlık, Judy’nin gerçek amacı ve karanlık sırları ortaya çıkınca biraz ürkütücü bir hal alıyor. İlk sezonu oldukça sürükleyici olan Dead to Me, ikinci sezonuyla sevenlerinin beklentisinin altında kalıyor diyebiliriz. Yine de Applegate ve Cardellini’nin şahane uyumlarının bu eksikliği göz ardı etmenize yardımcı olabileceği düşüncesindeyiz…

Entrefacasesegredos GIF by Knives Out - Find & Share on GIPHY

Knives Out (2019)

Harlan Thrombey ismindeki meşhur bir yazarın ölümünün aydınlatılma çabasını konu ediniyor Knives Out. 85. yaş gününde evinde ölü bulunan yazarın ölümünü araştırmaya girişen dedektif Benoit Blanc, Thrombey’in ailesinden başlayarak geniş çaplı bir soruşturma yürütüyor. Heyecan dolu bu soruşturma sürdükçe sırlar açığa çıkıyor, taşlar yerine oturuyor. Mantık hatası aramayı çok seven sinefilleri hayal kırıklığına uğratacak kadar tutarlı ve firesiz bir senaryoyla hayat bulan Knives Out’un başrollerinde Daniel Crag, Chris Evans, Ana de Armas, Michael Shannon gibi yıldızlar bulunuyor. Klasik bir ‘katil kim’ hikayesi olsa da yaptığı ters köşelerle hem türe farklı bir soluk getiriyor hem de mizah dozunu yükseltiyor Knives Out. 2022’de vizyona girecek olan ve Craig’in geri döneceği kesinleşen devam filminin kadrosuna ise geçtiğimiz aylarda Kathryn Hahn, Ethan Hawke’un katıldığını öğrenmiştik. Devam filmi Knives Out 2’yi de yine Rian Johnson yazıp yönetiyor.

Natasha Lyonne Russian Doll GIF by NETFLIX - Find & Share on GIPHY

Russian Doll (2019-)

Natasha Lynonne’nin hem Amy Poehler ve Leslye Headland ile beraber yaratıcı ekibinde hem de başrolünde yer aldığı, tadı damakta kalan bir kara komedi Russian Doll. Hayat sorgulatıcı diyalogları bazen kahkahalarımızın arasında erise de insan olmanın sancıları/sanrıları üzerine bolca söz söyleyen bir dizi ayrıca. 36. doğumgünü kutlamasında sıkışıp kalan, çıkamadığı bir loop’a giren Nadia, başta bu durumu kafasının güzelliğine bağlasa da bir süre sonra bu döngüden çıkabilmek için çeşitli yollar aramaya başlıyor. Her defasında, aynı gecenin sonunda birbirinden absürt şekillerde ölüp tekrar gecenin başına dönüyor ve bu döngüsünü kırmaya çabalarken kendisi gibi bir başka döngüye sıkışıp kalan Alan’a rastlıyor. Bir süre sonra yakın arkadaş olan bu birbirinden yıkık ikili kafa kafaya verip durumu çözüyorlar, bize de bu garip serüvenin tadını çıkarmak düşüyor. İkinci sezonun çekimleri geçtiğimiz yaz başladı ve 2022’de yayınlanacak. Merkezinde yine Nadia’nın olduğu yeni sezonda, bu renkli karakter bu defa zamanda yolculuğu ile baş etmeye çalışacak.

Angry Hbo GIF by SuccessionHBO - Find & Share on GIPHY

Succession (2018-)

Jesse Armstrong’un yaratıcısı olduğu Succession bildiğiniz gibi HBO’nın en iddialı yapımlar arasında yer alıyor. Daha önce de değindiğimiz gibi anti kahramanları sevdirme gibi bir çabası olmayan, herkese yaranma gibi bir hataya düşmeyen bir kara komedi kendisi. Neredeyse hiçbir karakteri sevmeyebilirsiniz ama bir yandan da insanı ekrana bağlayan acayip aile dinamiklerine karşı koymakta da zorlanırsınız muhtemelen. Altın Küre ve Emmy ödüllü Succession, büyük bir medya şirketinin sahibi, zalim bir iş insanı olan Logan Roy’un ve dört çocuğunun etrafında gelişen olayları anlatıyor. Güce, paraya, hırsa yenik düşen bir grup insanın, başta ailesi olmak üzere nelerden vazgeçeceğini gösteren sürükleyici bir hikayeye sahip. (Zaten belli ki o aile hiç umrunda olmamış.) Üçüncü sezonu ful fors devam eden bu HBO dizisi sessiz ve kendinden emin adımlarla hayatımızın orta yerine yerleşti bile.

Staring Episode 2 GIF by The Office - Find & Share on GIPHY

The Office (2005-2013)

The Office ama Amerikan versiyonu… Ricky Gervais’in hem başrolünde hem de mutfak kısmında döktürdüğü aynı isimli İngiliz dizisinin daha uzun soluklu bir uyarlaması. Nasıl tanımlayacağımızı bilmemekle beraber milenyumun TV komedilerini şekillendirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Steve Carell, Jenna Fischer, John Krasinski ve Rainn Wilson başta olmak üzere her bir karakteri hem sevdirip hem de nefret ettiren birbirinden yetenekli oyunculara sahip bu efsane komedi de dördüncü duvarı sık sık yıkıyor ve en absürt anlarda karakterlerle göz göze gelip durumun ne kadar saçma olduğunu birlikte idrak ediyoruz. Olabildiğince sıkıcı bir ofisteki çalışanların hayatını anlatan dizi, beyaz yakalılığın tatsız zorunluluklarıyla ve cringe patronlarla bir güzel dalga geçiyor diyebiliriz. Tekrarlarını bıkmadan izleyen The Office hayranları, sizi de çok iyi anlıyoruz. 2005 yılında hayatımıza giren bu sarkastik, ironik, kara komedi Michael Scott meme’leri başta olmak üzere daha uzun yıllar boyunca bizimle olacak kesinlikle.

Sacha Baron Cohen Thumbs Up GIF by Amazon Prime Video - Find & Share on GIPHY

Borat: Cultural Learnings of America for Make Benefit Glorious Nation of Kazakhstan (2006)

Larry Charles yönetmenliğinde ve Sacha Baron Cohen ile Peter Baynham’ın senaryosuyla çekilen bir kara komedi Borat. Zaten Sacha Baron komedisi tam olarak da bizim tanımını yaptığımız türden bir kara komediye denk düşüyor. Kimilerine rahatsız edici gelen birçok olayı, durumu, diyaloğu absürt bir hale sokarak türünün en iyi örneklerinden biri haline geliyor Borat. ABD’ye Amerikan kültürünü incelemek için giden Kazak televizyon muhabiri Borat Sagdiyev’e nefis bir şekilde hayat veriyor Cohen burada. Tahmin edebileceğiniz gibi hicvi bol bu ofansif komedi yayınlandığı dönemde Kazakistan halkını aşağıladığı düşüncesiyle epey eleştiri alsa da bir yandan da bolca alkış toplamıştı. Tam 14 sene sonra gelen devam filmi de komedi alanında birçok ödülü silip süpürmüştü. Yani bu türün sevenleri için listemizde/listenizde olması gereken filmlerinden başında geliyor diyebiliriz Borat için.

Rachel Mcadams Dancing GIF by Game Night Movie - Find & Share on GIPHY

Game Night (2018)

Başrollerinde Amy Adams ve Jason Bateman’ın bulunduğu Game Night izleyisine suça bulanmış bir oyun gecesi sunuyor. Max ve Annie’nin önce ilişkilerinde sonra da evliliklerinde gelenekleşen bir hal alan oyun gecelerinden birine tanık oluyoruz filmde. Max, ağabeyi Brooks’un bu geceye dâhil olmak istemesiyle birlikte işi iyice hırsa bindirip, oyunu kazanmayı kafasına koyuyor. Ama oyunu kazanmak için çözmeleri gereken ipuçları oyuncuları gerçek bir suç çetesinin yuvasına kadar götürüyor. Jesse Plemons’ın hayat verdiği bir garip polis memuru da bir şekilde bu oyuna dahil oluyor ve oyuncu grubumuz kendisini bir dizi absürt olayın ortasında buluyor. Game Night’ın yönetmenleri John Francs Daley ve Jonathan Goldstein, Horrible Bosses da olduğu gibi burada da eğlenceyi epey yukarılara taşıyor.

Following Fox Movies GIF by 20th Century Fox Home Entertainment - Find & Share on GIPHY

Birdman (2014)

2014 yılında En İyi Film de dahil olmak dört Oscar ödülü alan bu film, Riggan Thomson isimli bir aktörün, yıllar önce hayat verdiği bir süper kahraman olan Birdman karakterinden sonra kariyerinde dikiş tutturmakta zorlandığı zamanları anlatıyor. Geçen yıllar, azalan şan ve şöhret Thomson’ın aşamadığı ego savaşlarıyla beraber gerçeklikle bağını koparmasına neden oluyor. Meksikalı yönetmen Alejandro González Iñárritu  ülkemizde Cahilliğin Umulmayan Erdemi olarak da bilinen bu filminde (şaşırtan bir çeviri tabii) sık sık metaforik, sürrealist imgelere de yer veriyor. Zihninden atamadığı Birdman karakteri Thomson’a film boyunca eşlik ediyor ve bu durum Thomson’ın bir nevi kendisiyle bitmek bilmeyen bir savaş vermesine neden oluyor. Sürükleyici bir kurgu, alt metni dolu bir senaryoya komedi de sık sık eşlik ediyor. Birdman’i, eski Batman Michael Keaton’ın canlandırıyor olması ise elbette ironiyi daha da pekiştiriyor.

editörün seçtikleri