Tüm gizli detayları ve imkansızlıklarıyla Jerry Seinfeld’in apartman dairesi
yazar: dadanist

Seinfeld’de izlediğimiz pek çok hikayenin çıkış ve buluşma noktası aslında, serinin baş karakteri Jerry Seinfeld’in apartman dairesi. Tek bir mekanda geçen bir dizi değil elbette Seinfeld. O meşhur Monk’s Café’de de ikonik pek çok an yaşanıyor. (Gözümde canlanır, koskoca mazi…) Jerry’nin evi ise tüm karakterlerin ansızın doluşuverdiği bir diğer buluşma yeri. Televizyonun önündeki o kocaman koltukta dönen muhabbetler, mutfakta ayaküstü yaşanan gerilimli anlar, çat kapı dalan Kramer, yine çat kapı gelip can sıkan Newman…

1989 ve 1998 yılları arasına tam dokuz sezon yayınlanmış bir sitcom Seinfeld. ”Hiçbir şey üzerine” bir dizi olduğu için bugün bile pek çok açıdan zihin açıcı. Yayınlandığı dönemde de kendinden sonra gelecek pek çok sitcom’a yön vermişti, günlük hayattan detayları ele alış şekli ve acımasızlığıyla. (bkz. Friends) Komedi türünde farklı bir kapı açtı diyebiliriz. İtici bir karakterin de elde olmadan sevilebileceğini gösterdi bize. (bkz. George Costanza… Ama herkes için farklı olabilir tabii.)

Haliyle dizideki tüm mekanlar gibi Jerry Seinfeld’in evi de kazındı zihnimize. Hangi köşede ne duruyor şöyle bir gözümüzü kapasak, eksiksiz sayabiliriz bile. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada dolaşmaya başlayan bir açıklama ise gözümüzün önünde aslında kocaman bir imkansızlığın uzandığını gösterdi.

Evin üç boyutlu bir uygulaması bize gösteriyor ki, dairenin bu şekilde konumlanması İMKANSIZ. Kapının düz bir koridora çıktığını biliyoruz çünkü Kramer’ın girip çıkmalarından. Ama aslında o düz koridora doğru uzanan da bir mutfak var! Ama ama… Yani evet, bu koşullar altında koridorun o şekilde var olabilmesi imkansız. İMKANSIZ.

Nasıl fark etmemişiz…

Elbette, evin Manhattan’da gerçek bir daire olmadığını, stüdyo olduğunu hatta çekimlerin canlı olarak izleyici karşısında yapıldığını biliyoruz. Abartılı hezeyanlarımız, döndüre döndüre izlediğimiz bir dizide, bunu gözden kaçırmamız.

Aslında gözden kaçırmak demişken… Jerry’nin dairesinde, ancak keskin gözlü izleyicinin ya da defalarca döndüren fanatiklerin fark edebileceği başka ilginç ve gizemli detaylar da var.

Mesela, kapı numarası sürekli değişiyor. Bazen 3A, bazen 411… Ama genellikle 5A…

Sadece kapı numarası değil, duvara asılı o bisiklet de sürekli değişiyor. Yeşil, mavi… Düşünüyoruz da, kaç kere kullanırken gördük acaba Jerry’i o bisiklete binerken? Zaten işin uzmanları o yeşil bisikletin, Kein marka bir dağ bisikleti olduğunu söylüyorlar. Yani öyle şehirde kullanmaya uygun değil. Belki doğaya çıkıyordu da, biz görmüyorduk.

Mutfağın ilerisindeki duvarı da çok görmüyorduk açıkçası. Hatta öyle bir duvar yoktu bizce. Ama arada, kamera eğer geniş açıyla çekecekse, oraya bir ek duvar konuluveriyordu. Ama çok çok arada… Zira bu duvar, stüdyodaki izleyicinin de görüşünü kapıyor.

Jerry Seinfeld’in, yani gerçek hayattaki Jerry Seinfeld’in otomobil tutkusunu zaten biliyoruz. Diğer ünlü komedyenlerle birlikte tur attığı Comedians in Car Getting Coffee serisi zaten başlı başına bunun bir kanıtı. Her bölümde farklı bir otomobile binerek (genellikle antika ve spor), farklı bir komedyenle birlikte şehri turluyor ve sohbet ediyordu bu şov sırasında. Sonra bir de arabadan inip birlikte kahve alıyorlardı. Kafeler de tabii her bölümde değişiyordu.

Gerçek Jerry Seinfeld’in bu tutkusunun dizideki Jerry Seinfeld’e de aktarıldığının bir kanıtı da duvarındaki vintage Porsche posteri.

Jerry’nin hayatının dokuz senesine şahitlik ediyoruz aslında. O yüzden bazı detayların değişmesine, eğer ‘gerçekçilik’ üzerinden yorumlayacak olursak, çok da şaşmamamız lazım. Kitaplığındaki gibi. İlk sezondaki beyaz ve metal ayaklı kitaplık sonrasında yerini siyah ahşap bir kitaplığa bırakıyor. Küçük koridordaki beyaz ahşap kitaplık ise yerli yerinde. O duruyor ama içindekiler sıklıkla değişiyor. Belli ki Jerry çok okuyor…

Jerry biliyoruz ki bir çizgi roman ve bilhassa da Superman fanatiği. Buzdolabının üzerindeki Superman mıknatısı gibi, evini de bu süper kahramana bir tür saygı duruşu niteliğindeki objelerle dolduruyor(muş). Evet, bu mıknatıs gözümüzden kaçmıyor ama fanatiklerin söylediğine göre dizinin her bir bölümünde Superman evrenine gönderme yapan bir detay varmış. Diziyi belki de bir de bu gözle izlemekte fayda var. (Yine yeniden izlemek için güzel bir bahane.)

Aslında tamamen ‘yanlış olmak’ üzerine kurulu bir dizi Seinfeld. Hatta spoiler olmasın ama çıkışı da bitişi de bu yanlışlıklar serisinden besleniyor. Komedi de cancel culture’ın filtresinden geçerken Seinfeld bu kasıtlı yanlışlığıyla vurgun yer mi diye düşünüyoruz… Düşünüyoruz ama bir yere varamıyoruz şu aşamada. Belki bir daha izlesek…

(Bu da başka bir bahane.)