Advertisement
Ve karşımızda: Lou Doillon
yazar: Seden Mestan

Ünlü bir anne-babanın çocuğu olarak dünyaya gelmek bir avantaj da olabilir, sürekli karşılaştırmaları beraberinde getireceği için bir lanet de… 20. yüzyılın en ikonik kadınlarından Jane Birkin ile Fransız yönetmen Jacques Doillon’un kızı (ki aslında o bu basit tanımlamayı aşacak nice başarılı işe imza attı) Lou Doillon, bunu bir avantaja dönüştüren isimlerden.

Oyunculuk ve modellikle başladığı kariyerini annesi Jane Birkin ve ablası Charlotte Gainsbourg gibi çok yönlü kılmayı başarmış; 2010’da müzik kariyerinde son sürat ilerlemeye başlamıştı.

Places ve Lay Low adlı solo albümlerinin ardından Lou Doillon, geçtiğimiz günlerde üçüncü albümü Soliloquy’i yayınladı.

Paris’te terk edilmiş bir depoda kayıtları tamamlanan Soliloquy, Lou Doillon’un dingin vokallerini yine gitarın ön planda olduğu düzenlemelerle buluşturuyor. Prodüktörleri ise albümün ön garantisi gibi: Chan Marshall yani nam-ı diğer Cat Power ile The Dø grubundan Dan Levy de Lou Doillon’la birlikte kayıtlar için stüdyoya giren prodüktörler arasında.

Albümden yayınlanan ilk parça Burn, yüksek temposuyla daha ilk andan dinleyeni sarıyordu. Soliloquy’nin tamamını dinleyince anladık ki bu ruh hali tüm albüme hakim. Lou, kızdığında da üzüldüğünde de o enerjisinden ödün vermiyor. Evet, arada It’s You gibi parçalarda (o da Cat Power etkisi olsa gerek) bir yavaşlık hakim oluyor müziğe ama damardan girse de sizi yerlerde süründürmüyor.

klan birkin

Ayrıca Soliloquy’le birlikte bir kez daha hakkını vermemiz gerek: Birkin klanının en güçlü sese sahip üyesi Lou Doillon.