Advertisement
Venedik’te hikaye yüklü bir gemi
yazar: Seden Mestan

Akdeniz’i geçmeye çalışırken hayatlarını yitiren 800 mültecinin hikayesi…

Sanatçı Christoph Büchel, 58. Venedik Bienali’ne görenlerin tam kalbine demir atan bir gemi enstalasyonuyla katılmıştı. Tabii enstalasyonun bu etkisinin sebebi görselliğinden ziyade, taşıdığı hikayelerden geliyor: Çünkü dikkatli bakıldığında aslında bir enkaz olduğu görülen bu balıkçı gemisi, 18 Nisan 2015’te yaklaşık 1000 mülteciyi (hatta daha fazla olduğu da söyleniyor) Afrika’dan Avrupa’ya doğru taşımak için yola çıkmış ve başka bir gemiye çarparak yüzlerce kişinin ölümüne sebep olarak sular altına gömülmüştü. Ve o gün 1000’e yakın kişiyi taşıyan gemi, aslında sadece 15 kişilik bir mürettabata uygun olarak tasarlanmıştı.

Büchel’in 11 Mayıs’tan bu yana Venedik Bienali’nde sergilenen Barca Nostra adlı bu projesi (Türkçeye ‘bizim gemimiz’ olarak çevirebiliriz) pek çok açıdan sembollerle yüklü. 2016 yılında İtalya yakınlarında battığı yerden çıkarılan gemi, 33 milyon euro’luk bakım-onarım çalışmalarının ardından Venedik’e getirilmişti. Büchel’in ve bu projenin amacı ise, bu taşıma aracını içinde bulunduğumuz garip zamanların bir sembolüne dönüştürmek ve aslında topluca bu suça ortak olduğumuzu hatırlatmak… ”Bu tarz enkazlara yol açan politikalara göz yumduğumuz için bu noktada biz de sorumluyuz” diyor Büchel ve projede birlikte çalıştığı ekibi. Barca Nostra’yı da sadece kazada hayatlarını yitirenlere değil, bundan sorumlu olan herkese ithaf ediyorlar. Zaten enkazı gördüğümüz anda, kalbimizin tam orta yerine yerleşen o ağırlığın en büyük sebeplerinden biri de, alttan alta duyduğumuz o sorumluluk hissi değil mi?

Barca Nostra, 24 Kasım’a dek Venedik’te sergilenmeye devam edecek.

(Bu içerik Dadanizm ve Mim Art Project ortaklığında hazırlanmıştır.)