Yazar: Gamze Akyol
2 Eylül 2021
Yeni solo, Robert Pattinson’lu Batman filmi hakkında neler biliyoruz?

Bu defa Robert Pattinson’a emanet edilen ve şimdilik diğer DC filmlerinden ayrı bir yerde duran son solo Batman filminin ilk fragmanı geçtiğimiz yıl DC’nin FanDome etkinliğinde yayınlanmış ve hem sinemaseverlerin hem de Batman fanatiklerinin (tabii Robert fan’larını da unutmayalım) kalp atışlarını hızlandırmış ve film hakkında merak edilen bazı detayları biraz da olsa gün yüzüne çıkarmıştı. Bu yıl Ekim ayında gerçekleşecek olan FanDome’da da yeni The Batman fragmanı dahil olmak üzere altı DC yapımının tanıtımlarını izleyeceğiz. Bruce Wayne’in Batman’e dönüştüğü ilk yıllara ışık tuttuğu için daha önce çekilmiş orijin Batman filmlerinden ayrılan bu yeni Batman filminin vizyon tarihi ise şimdilik (başka bir erteleme daha gerçekleşmezse) 4 Mart 2022 olarak duyuruldu. Biz de Robert Pattinson’ı Batman kostümüyle izleyecek olmanın heyecanıyla, kulaklarımızda Nirvana’nın Something in the Way’i, karizmatik kahramanımız Batman’e ve yeni filmine dadanıyoruz bu yazımızda.

DC Comics’in 1930’lu yılların sonlarında, Superman çizgi romanlarının başarısının ardından yaratmaya karar verdiği bir süper kahraman Batman. Ve diğer kahramanlara göre pek de “süper” olmayan özellikleri sebebiyle kimilerince yeterince kahraman görülmez, kimilerince de en güçlü kahramandır; çünkü o Batman’dir. Bu kahraman kimliğinin altında da oldukça acıklı bir hikaye yatar. Ailesi henüz çocukken gözlerinin önünde öldürülmüştür ve kendisi koca dünyada bir başına (ve ailesinden kalan koca bir servetle) kalakalmıştır. Daha sonra da ailesinden kalan tüm serveti üstün zekası ve becerileriyle beraber oldukça kullanışlı hale getirmiş ve bu imkanları kendisine bu acıyı yaşatanlardan intikam almak için kullanmıştır. Çeşitli silahlarla donatılmış yarasa kostümü ve süper teknolojik Batmobile ile Gotham’da gece-gündüz, havada karada düşmanlarla savaşabilir; öğrendiği birbirinden zorlu, üst düzey dövüş teknikleriyle düşmanlarını bir bir alt edebilir. Ve hatta düşmanlarının (bkz: Joker) bile kendine ait çizgi romanları, filmleri vardır çünkü yaratılan karanlık Gotham dünyası oldukça detaylı ve de ilgi çekicidir. Bu evrenin en meşhur, ikonik, saygı duyulan kahramanlarından biri olan Batman’in süper gücü, kendisinin en meşhur repliklerinden birinde de dediği gibi, zenginliği ve de zekasıdır. Ve de bu karizmatik DC kahramanı birçok kez farklı aktörlerle beyaz perdeye uyarlanmış, her seferinde de sinemaseverler tarafından coşkuyla karşılanmıştı.

Batman Dancing GIF - Find & Share on GIPHY

Michael Keaton’dan George Clooney’e, Chrisan Bale’den Ben Affleck’e geçen Batman kostümünün son sahibi de Robert Pattinson oldu bildiğiniz üzere. Aslında DC’nin planları arasında Pattinson yer almıyordu, Ben Affleck-Batman (Batfleck) iş birliği DC hayranları tarafından çok sevilmiş ve de Batman’e Affleck ile bir solo filmi çekmeye karar vermişti DC. Üstelik Affleck sadece Batman’i canlandırmayacak, senaryo ve yapım kısmında da rol alacaktı. Ta ki DC sinematik evreninin o meşhur hayal kırıklığına, yani 2017 yapımı Joss Whedon imzalı Justice League’ne kadar.

Justice League’i aslında Zack Snyder’ın çekmesi planlanıyordu ama kızı Autumn’ın intiharı üzerine Snyder filmden çekiliyor ve proje de Whedon’a teslim ediliyor… Whedon’ın ortaya koyduğu iş ise sinemaseverler (özellikle tutkulu DC hayranları) tarafından bolca eleştirilmiş, yerden yere vurulmuştu. Sonrasında duruma el atan DC ise Affleck’in Batman solosu dahil olmak üzere birçok projesini askıya almış ve bu süreçte de Affleck Batman rolünü bıraktığını açıklamıştı. Affleck bu kararının nedeni ise daha sonra “filmin başarısızlık riski yüzünden yıllardır savaştığı alkol bağımlılığına tekrar düşme ihtimali” olarak açıkladı. Hatta Affleck, Justice League’den önce de ayrılmayı istemiş ama Warner Bros Affleck’i, hayranlarını kaybetmemek adına projede kalması için ikna etmiş. Hal böyle olunca Ben Affleck’in neredeyse bitirdiği The Batman senaryosu Matt Reeves’a teslim edildi. Reeves eline aldığı senaryoyu pek beğenmemiş olacak ki tamamen farklı bir senaryo yazarak kendi Batman’ini yarattı ve bu karakteri de Robert Pattinson’a emanet etti.

Robert Pattinson Twilight GIF - Find & Share on GIPHY

Pattinson ise uzun zamandır Batman karakterine takıntılı olduğunu ve bu rolü çok istediğini söylüyor. Hatta senaryo bitene kadar Reeves’e hiç rahat vermemiş, kendisini sık sık yoklamış rol için. Senaryosu bitince Pattinson’ı role uygun bulan Reeves de ilk olarak Pattinson’a teklif götürmüş. Sonra da Pattinson çok istediği bu projeye seve seve dahil olmuş. Ama test çekimi zamanı Tenet’ın çekim günleriyle kesişmiş ve Pattinson bu test çekimine gidebilmek için Christopher Nolan’a yalan söylemiş. Ama Pattinson’ın bu yalanı pek işe yaramamış çünkü Warner Bros ile (DC ile işbirliği yapan) çalışan Nolan zaten Pattinson’ın böyle bir projede yer alacağından haberdarmış (ee koskoca Nolan, sektör ondan sorulur). Pattinson, “Test çekimine gitmek için Chris’e bir yalan uydurdum çünkü bu projeyle ilgili her şey gizli kalmalıydı. Ona okuldan kaytaran çocuklar gibi ailevi bir acil durumum olduğunu söyledim ve o bana dönüp ‘Batman seçmelerine gidiyorsun değil mi?’ dedi” şeklinde anlatıyor bu komik olayı.

Ne demiştik… Evet, bu yeni Batman filmi daha önce çekilmiş orijin filmlerden farklı olacak. Çünkü Bruce Wayne’in çocukluğa inmeyeceğiz bu defa; Batman kostümünü giydikten hemen sonraki yıldan başlayacak hikaye. Ve fragmandan da gördüğümüz üzere Gotham şehrinin o boğucu, karanlık, kaotik havası filmin arka planı olacak. Bu noktada Reeves’in Batman’ini Todd Phillips’in Joker’ine benzetebiliriz biraz; DC’nin önceki filmleriyle direkt olarak bağlantılı olmayan, kendi kahramanını/anti-kahramanını yaratan ve olayların daha ağır ilerlediği bir yapım. Film Batman’in ilk “Batman’lik” yıllarında geçeceği için Gotham halkı tarafından çok tanınmayacak olması da Joker ile bir diğer benzerliği elbette. Reeves kendi Batman’i hakkında şöyle diyor; “Fazlasıyla başlangıç ​​hikayesi gördük gibi geldi. Görünüşe göre işler giderek daha da fanteziye kaçıyor. Ve daha önce yapmadığımız şeyin peşinden gitmeye karar vererek, Batman’i Year One’da (2011 yapımı Batman: Year One çizgi romanı) olduğu gibi bir temele oturtmayı, bir başlangıç hikayesi değil, başlangıcından bahsederek ve onu çekirdeğinden sallayarak genç Batman’i anlatmayı düşündüm. Bu çok pratik olabilir. Ama aynı zamanda bunun, şimdiye kadar yapılmış en duygusal Batman filmi olabileceğini söyleyebilirim.” Reeves, daha önce “noir bir Batman hikayesi” olarak da tanımladığı filminde Batman: Year One’ın yanı sıra Batman: Ego ve Batman: The Long Halloween çizgi romanlarından etkilendiğini de ekliyor.

Ve 2022’de gösterime girecek olan The Batman filmi çizgi romanlardan ve daha önce çekilmiş filmlerden tanıdığımız birçok Gotham kötüsü de içerecek. Birbirinden korkunç, seri cinayetler işleyen ve The Riddler olarak da bilinen Edward Nashton, Paul Dano tarafından canlandırıldı bu defa. The Riddler, filmin ana kötüsü olacak ve kendisinin suç ortağı olarak da Oswald Cobblepot, nam-ı diğer Penguen’i Colin Farrel’ın oyunculuğuyla izleyeceğiz.

İnanması zor ama sağdaki Colin Farrell…

Reeves’in başka bir bakış açısı getireceği bir diğer karakter Carmine Falcone ise John Turturro ile hayat buldu ve filmde kendisini Gotham’ın yer altı dünyasında merkezi bir figür olarak (yani bir mafya olarak) göreceğiz. Çizgi romanlarda bu karakterin Batman’in babası Thomas Wayne ile bağlantılı olduğu biliniyor (Thomas, bir gangster savaşı sırasında Falcone’ın hayatını kurtarıyor.) Ve elbette Batman deyince akla gelen ilk isimlerden biri olan Catwoman da Pattinson’lı bu yeni solo seride yer alan isimlerden biri. Gerçek ismi Selina Kyle olan bu heyecan verici karakteri canlandıran isim ise bu defa Zoë Kravitz oldu. Biliyorsunuz çizgi romanlarda Catwoman karakterinin geçmişi biraz karışık, dolayısıyla Batman’le olan ilişkisi de öyle. Başlarda oldukça başarılı ve yakalaması neredeyse imkansız olan bu uzman hırsızla Batman düşman iken, ilerleyen zamanlarda müttefik ve hatta sevgili oluyorlar. Reeves’in Batman versiyonunda ise Catwoman nasıl ve ne kadar işlenecek orası henüz net değil. Ama bu filmde olmasa da devam filmlerinde (büyük ihtimalle devam filmleri gelecek) detaylıca işleneceği tahmin edilen karakterlerin başında geliyor Catwoman.

Elbette Batman’in düşmanlarının yanı sıra birçok dostu da var ve filmde onların da önemli rolleri var. Süper kahramanımızın en güvenilir müttefiklerinden biri olan Komiser James Gordon karakteri Jeffrey Wright ile, Wayne’in asla yorulmayan kahyası, asistanı, sırdaşı ve akıl hocası olan Alfred Pennyworth ise Andy Serkis ile ekranlarda olacak.

Ve son olarak da DC hayranlarını son derece heyecanlandıran bir ihtimal daha var The Batman filmi ile ilgili; çoklu evrenler! Robert Pattinson’ın Batman rolünü Ben Affleck’in bıraktığı yerden değil, onun zamanının çok daha gerisinden devralması Pattinson ile Reeves’in beraber daha uzun yıllar yol alacağını düşündürtüyor. Hal böyle olunca da bir noktada Pattinson’lu Batman’in diğer DC kahramanlarıyla ve hatta Joaquin Phoenix’li Joker’le bile yollarının kesişmesi ihtimali çoklu evrenler teorisine de zemin hazırlıyor. Marvel bu fikirle çoktan harekete geçti ve bu fikrin girişi olarak görülen Spider-Man: No Way Home’ın fragmanıyla bile interneti bir güzel salladı geçtiğimiz haftalarda. DC’nin de ilerleyen yıllarda çoklu evrenlere bir kapı açacağı tahmin ediliyor ve DC Films’in başkanı Walter Hamada’nın açıklaması da bu bakımdan umut veriyor; “Açıkçası Matt Reeves’in Batman’inin de, Todd Phillips’in Joker’inin de kendi dünyaları var, hepsi çoklu evrenin bir parçası. Matt Reeves Gotham’ını inşa etmeye devam edebilir ve onu yenilikçi bir şekilde inşa etmek için harika planları var.”

Batman’i ilk defa maskesiz de siyah göz makyajıyla göreceğimiz (önceki versiyonlarında Bruce maskesini çıkardığında makyaj kayboluyordu) son The Batman filmi, DC sinematik evreninin sallantıda olan geleceği için önemli bir film olarak görülüyor anlayacağınız. Pattinson ile şimdiden yeni bir hayran kitlesi oluşturmaya başlayan yeni Batman, belki de Pattinson’ın da ilerde birlikte anılacağı (Twilight’ın yerine) kült bir seri haline bile gelebilir. Yeni Batman’in DC’ye ve de Pattinson’a neler katacağı başta olmak üzere hakkında daha birçok şeyi merak ettiğimiz bu filme yaklaşık yedi ay sonra kavuşacak olmamız bizi biraz sabırsızlandırsa da, yine de heyecanımız dorukta!

editörün seçtikleri