Marvel’ın 4. evresinin ana kahramanı, Scarlet Witch ile tanışın: Son üç bölümü ve göndermeleriyle WandaVision incelemesi
yazar: Gamze Akyol

Az gittik uz gittik, bol teorilerle ve göndermelerle geçen dokuz bölümün sonunda WandaVision dizisinin sonuna geldik. İlk altı bölümün incelemesini uzun uzun yapmıştık. O yazımızdaki teorilerimizin biraz aşırıya kaçtığını gördük son bölüm itibariyle… Zaten genelde çok detaylı ve kapsamlı teoriler atılmış ortaya, halbuki bu esasında Wanda’nın dizisiydi. Marvel bize bunu hatırlattı son bölümde. Yan karakterler konusunda biraz hayal kırıklığı yaşatsa da, en güçlü kahramanlarımızdan birinin orijin hikayesine yakışan kalitede bir mini dizi izledik en nihayetinde.

Ne demiştik, bu Wanda’nın hikayesi. Bu zamana kadar kendisinin geçmişi hakkında hep bölük pörçük şeyler öğrenmiştik. Sonunda bu yaralı süper kahramanımızın orijin hikayesini izleyebildik. Meğer ne acılar çekmiş bizim Wanda’mız. Tüm travmalarına peş peşe tanık olmak, Wanda’nın bu sahte gerçekliği neden yarattığı sorusunun da cevabı oldu aslında. Yedinci ve sekizinci bölümlerde hem Agnes karakterinin etkinliğinin artması hem de Wanda’nın geçmişine çıktığımız yolculuk bizi final bölümü için daha da heyecanlandırdı. Ve Wanda’nın gerçek kimliğine büründüğü duygusal ve de çarpıcı bir finalle veda ettik WandaVision dizisine. After-credit sahnelerinde de tahmin ettiğimiz gibi gelecek Marvel yapımlarına bir kapı açtılar. Buradaki hikayelerin özellikle Doctor Strange in the Multiverse of Madness, Spider-Man: No Way Home ve Secret Invasion gibi yapımları etkileyeceği biliniyor.

Bu heyecanlı kurguyu Elizabeth Olsen’ın, Paul Bettany’nin ve Kathryn Hahn’ın harika oyunculuk hünerleriyle izlemesi çok zevkliydi. Tüm oyuncu kadrosu da bizimle birlikte hafta hafta takip ettiler diziyi.  Ve bu süreçte sık sık açıklamalarda bulunup bizi büyük final için iyice meraklandırdılar. Biz de artık sizi daha fazla bekletmeden son üç bölümün incelemesine başlayalım.

Buradan sonrası spoiler dolu…

Yedinci bölüm incelemesi

En son Wanda’yı, Vision’ı kurtarmak için Hex’in alanını büyütürken bırakmıştık. Wanda adına çok havalı bir sahne olsa da, oluşturduğu bu sahte gerçekliğin içine daha fazla masum insanın girmesine neden oldu. Bu durumun ürkütücülüğünü fark ediyor Wanda bu bölüm ve bunalımlara giriyor. Hem Vision’ın ona yalan söylemesi, hem Pietro’nun gerçek kardeşi olmadığını anlamasıyla Wanda, artık biraz yalnız kalmak istiyor. 4. Duvarı yıkarak bizimle konuştuğunda durumun vehametini daha net görüyoruz. Ve Wanda’nın bu ruh hali Hex’in içinde zaman kaymalarına, bozulmalara sebep oluyor. Vision ise tek parça halinde, kasabanın öbür ucunda Darcy ile hafızasını tazeliyor ve bizimle Wanda’yla olan ilişkileri hakkında tatlı tatlı konuşuyor. Agnes, Wanda’nın bu yalnız ve savunmasız halinden faydalanıyor tabi. Çocuklara göz kulak olmayı teklif ediyor ve onları kendi evine götürüyor. Ve biz ilk defa Agnes’ın evini görebiliyoruz. Evdeki küçük detaylar bize Agnes’in gerçek bir cadı olduğunu hatırlatıyor diyebilirim.  Bu arada Hex’in içine tekrar girmeyi kafaya koyan Monica da, çizgi romanda olduğu gibi süper gücüne kavuşuyor bu bölüm. Wanda’nın akıl almaz, güçlü büyüsüyle birkaç etkileşme yetiyor Monica’nın kuantum güçlerine kavuşup “Photon” olmasına. Yine hepimizi yükselten nefis Monica sahneleri izliyoruz bu sıralarda. Gözlerindeki mavi ışıkla ve Wanda’ya kafa tutmasıyla şaşırtıyor hepimizi.  Bölümün sonunda da harika, dile dolanan bir jenerik şarkısıyla Agnes’in Agatha Harkness olduğunu resmen öğreniyoruz. Ve korkunç bodrumuna iniyoruz Wanda’yla birlikte. Duvarlardaki semboller ve masadaki büyülü kitap karşımızdaki cadının hiç de hafife alınmaması gerektiğini gösteriyor. Mid-credit sahnesinde ise bölüm boyunca hiç görmediğimiz Pietro’nun, Monica’nın yanı başında bittiğini görüyoruz. Yine birçok soru işareti bırakarak bitiyor bu bölüm.

-Bu bölümde karakterlerimiz The Office ve Modern Family dizilerinde olduğu gibi 4. duvarı yıkarak bizimle gerçek düşünceleri paylaşıyorlar. Özellikle Agnes sahnelerinin, Kathryn Hahn’ın komediye olan yatkınlığı sebebiyle çok eğlenceli olduğunu söyleyebilirim.

-Pietro’yu bu evrene Wanda’nın getirmediğini tahmin etmiştik ama arkasında Mephisto değil Agatha varmış. Agatha’nın gücünü görebilmemiz adına güzel bir detaydı.

-Bu arada bu bölüm Cadılar Bayramı’nın ertesi gününde geçiyor. Yani bize bir tarih veriyor aslında. İzlediklerimizin Avengers: Endgame filminden birkaç hafta sonrasında geçtiğini tahmin ediyorduk, ama o kadar bile olmamış. Şu ana kadar izlediğimiz her şey Tony’nin cenazesinden sonraki bir hafta içinde yaşanmış ve yaşanmaya devam ediyor.

-Reklama gelirsek. Bu bölümde de yine Wanda’nın ruh haline çok uygun olarak bir antidepresan reklamı gördük. Nexus isimli bu antidepresanın adı yine tanıdık. Çizgi romanda çeşitli boyutlara açılan, bir nevi paralel evrenleri bağlayan gizli bir geçit Nexus. Ayrıca Wanda’nın kendisi de bir Nexus varlık. (Nexus varlıklar zamana bile hükmedebilen, olasılıkları değiştiren üstün varlıklardır). Bu defa direkt Wanda’nın psikolojisine bir gönderme içeriyordu reklamımız

Sekizinci bölüm incelemesi

Bu bölüm kesinlikle en anlamlı, en iyi bölümlerden biri. Önce Agatha’nın 1693 yılında, Salem’de yaşadığı cadı yargılanmasına sonra da büyülü bodrumununda Wanda’nın orijin hikayesine kısa bir göz atıyoruz. Wanda’nın hiçbir büyü bilmeden, sadece düşünerek Hex’i nasıl yarattığını anlamamış Agatha da bizim gibi.

Aslında bu durumu çözmek için Wanda’yı esir almış gibi gözükse de, bir nevi akıl hocalığı da yapıyor Agatha. Wanda’nın ta çocukluğundan başlayan travmalarını, yüreğimizi dağlayan yalnızlığını izlemek kendisini daha iyi anlamamızı sağlıyor. Bu arada dizinin başından beri göndermeler yaptıkları sitcom’ların da Wanda’nın en mutsuz anlarında, biraz gerçeklerden uzaklaşmak için izlediği sitcom’lar olduklarını öğreniyoruz. Ve Wanda’nın zihin taşıyla olan ilk temasına da şahit oluyoruz.

Wanda’nın insanların zihinlerine girebilmek, onlara istediği görüntüleri gösterebilmek gibi yetenekleri vardı hatırlarsanız, hatta tüm Avengers ekibini bu şekilde etkisi altına almıştı. Bu yeteneği aslında zihin taşından geliyor. Ve zihin taşıyla olan ilk temasında gördük ki, taş ona bu şekilde kim olduğunu göstermiş en başta. İki saniyeliğine de olsa kendisini Scarlet Witch olarak görmüş Wanda. Ama tabi o zamanlar daha bir çocuk, anlamlandıramamış bu görüntüyü. En sonda ise kendisinin SWORD üssünden Westview’e uzanan yolculuğunu izledik. Ve Vision’ın bedenini çaldığını düşündüğümüz teorimiz yalan oldu.  Güzel bir ters köşeydi. Meğer Wanda sadece Vision’a veda etmek, ona bir cenaze düzenlemek istemiş. Ve Vision’ın artık Vision olmadığını anlayınca da birlikte gelecek planları yaptıkları, evlerinin temelini attıkları kasabaya gitmiş. Zaten pek de mutlu bir kasaba olmayan Westview’i bir sitcom’a dönüştürmüş yaşadığı yoğun acı ve yasın gücüyle. Vision’ı da baştan sona kendisi yaratmış.

Tüm bunları bizim gibi nefessiz izleyen Agatha da en sonunda çözüyor durumu. Wanda’nın yaptığı büyünün kaos büyüsü olduğunu ve de ve onun aslında bir efsane olan Scarlet Witch olduğunu söylüyor. Bu arada ikizleri de esir alan Agatha, resmen kışkırtıyor Wanda’yı güçlerini kullanması için. Heyecanın dorukta olduğu bir anda bitiyor bu bölüm. Mid-credit sahnesinde ise en başından beri kendisine kıl olduğumuz Hayward’ın derdini öğreniyoruz. Meğer Vision’ı yeniden canlandırıp bir silah olarak kullanmaya çalışıyormuş başından beri. Wanda’nın gücünün küçük bir kısmını taşıyan füzeden aldığı enerjiyle “Beyaz Vision”a can veriyor sonunda. İşler iyice karışacak demiştik. Vision vs Vision savaşı bile izleyebiliriz son bölüm.

Dokuzuncu bölüm incelemesi

Ve sonunda heyecanla beklediğimiz final bölümüne geliyoruz. En uzun bölüm olan bu bölümün ilk dakikalarından Agatha vs Wanda savaşına hızlı bir giriş yapıyoruz. Agatha gerçekten de Wanda’yı güçlerini kullanması için kışkırtıyormuş. Meğer amacı onun büyüsünden beslenmekmiş. Wanda zor olsa da yüzyıllardır yaşayan bu güçlü cadıyı bir süreliğine savuruyor başta. Ama bu defa da Hayward’ın etkinleştirdiği Beyaz Vision geliyor Wanda’yı yok etmek için. Neyse ki bizim Vision’ımız da gelip olaya el atıyor. Ve biz çok keyifli, şahane görsel efektlerle yaratılmış bir Vision vs Vision savaşını izliyoruz.

Wanda’nın kendi elleriyle yarattığı Vision’ın, Beyaz Vision’ın ayarlarıyla oynaması ve onu kendi tarafına çekmeyi başarması çok zekiceydi gerçekten. Ama Beyaz Vision’ı bu hesaplaşmadan sonra göremedik bir daha, “gerçek” Vision anılarını sindirmeye gitti sanırım. Kendisini gelecekte yine göreceğimiz kesin gibi. Bu arada Pietro sandığımız kişinin de Monica’yı beceriksiz bir şekilde saf dışı tutmaya çalıştığını görüyoruz. Monica’yla birlikte, kendisini Pietro olarak tanıtan bu kişinin aslında Agatha’nın kocam diye bahsettiği Ralph olduğunu öğreniyoruz. Gerçekten mi? Evan Peters’ı sırf bu acımasız ters köşe için getirdiklerine inanamadım bir süre. Bu ters köşeniz hiç güldürmedi sevgili Marvel. Tabi Marvel bu ters köşeyi de bir başka ters köşeye çevirebilir, kendilerinden her şey beklenir…

Neyse, asıl olaya gelelim artık. Wanda’nın Agatha ile olan savaşını yüreğimiz ağzımızda izlerken Wanda’nın sürpriz hamlesine hayran kalıyoruz. Agatha’dan daha az önce öğrendiği büyüyü kendisine karşı kullanması tam da Scarlet Witch’in şanına yakışır hareketler oluyor gerçekten. Ve Wanda bölümü eşofmanla kapatacak herhalde derken en sonunda kendisini gerçek ve de gözlerimizi alamadığımız bir Scarlet Witch kostümüyle havada süzülürken görüyoruz (yine tüylerimiz diken diken). Böylelikle Scarlet Witch ve Monica resmen yeni kahramanlarımız olarak MCU’da yerlerini alıyorlar. Savaşın sonunda ise Scarlet Witch, kendisine kafa tutmaya cüret eden Agatha Harkness’i Westview’de sıradan biri olarak yaşamaya mahkum ediyor ve Westview’de yarattığı bu Hex’i yok ediyor. Ve maalesef hem mutant olduklarını düşündüğümüz ikizlere hem de Vision’a, Wanda’yla birlikte duygusal bir veda ediyoruz. Vision’a gerçekten veda etmiş olabiliriz ama ikizlerin gittiğine inanmayı bir süre daha Wanda gibi reddeceğiz gibi duruyor…

İlk after-credit sahnesinde Monica’nın, ilk defa Captain Marvel filminde tanıştığımız Skrull ırkından biri ile olan konuşmasını izliyoruz. Buradan muhtemelen Secret Invasion dizisine bağlanacaklar. İkinci after-credit’te ise Wanda’yı yine bir başına, inzivaya çekilmiş halde görüyoruz. Ve Agatha’dan aldığı, sonsuz büyü (daha çok kara büyü) içerdiği düşünülen, lanetlilerin kitabı Darkhold kitabıyla beraber güçlerini keşfediyor. En sonda ise çocuklarından birinin sesini duymasıyla bitiyor bu after-credit. Yine kocaman bir soru işareti bırakıyorlar bize. İkizlerin yaşayıp yaşamadığını ise büyük ihtimalle Doctor Strange’in ikinci filminde öğreneceğiz.

Ve böylelikle Marvel etkileyici bir yapımla daha kalbimizi çaldı diyebilirim. Özellikle son zamanlarda kadın süper kahramanlara çektikleri solo filmlerle/dizilerle takdir topluyordu zaten MCU. WandaVision’la gördük ki bu işi de nasıl yapmaları gerektiğini çözmüşler. Ve son olarak da dizinin artılarına/eksilerine değineyim. WandaVision’ın hayal kırıklıkları kesinlikle Pietro ve de ikizlerdi. Bu ekiple X-Men evrenine, mutantlara bağlanacaklar herhalde diye beklerken şu an hepsine zamansız bir veda ettik gibi duruyor. Bir de özellikle Paul Bettany’nin “final bölümünde karşılıklı oynamaktan çok heyecan duyduğum sürpriz bir isim gelecek” açıklamalarından sonra dizinin sonunda bir başka Avengers’ı görmeyi bekliyorduk. Ama ne gelen var, ne giden. Meğer Bettany, Beyaz Vision’dan yani kendisinden bahsetmiş… Gül gül öldük gerçekten Paul…

Teorilerin çoğunda da Wanda’ya Avengers ekibinden birinin (Doctor Strange) yardım eli uzatıp bu kaosu durdurması fikri öne çıkıyordu zaten ama Wanda kendi başlattığı karmaşayı kendisini durdurdu. Aslında bakınca bu sonla, dizinin adının da Scarlet Witch’in kudretinin de hakkını verdiler. Scarlet Witch’in durdurulması gereken bir kötü olmadığını sadece kendini kontrol etmesi gereken çok güçlü bir büyücü olduğunu gösterdiler bize.  Bu mini diziden kazanımlarımız ise bir adet Photon/Monica, bir adet kafası karışmış Beyaz Vision ve bir adet içinde çözemediği güçlerle inzivaya çekilmiş yalnız bir Scarlet Witch oldu. Agatha Harkness’ı da yine bir kazanç olarak görmek istiyorum ben. Çünkü karakter hem çok sevildi hem de daha ondan cadılıkla ilgili öğrenmemiz gereken daha çok şey var. Ve bu nefis Scarlet Witch takdiminden sonra artık gözümüzü gelecek Marvel yapımlarına diktik, hem Wanda’nın hem de Marvel’ın bu fazdaki gelişimini merakla bekliyoruz.